Dünya nelerle meşgul oluyor; biz neleri gündeme taşıyoruz!..
Gerçekten komik!..
Dünyanın gözü kulağı uzayda; Marduk gezegeninin dünyaya çarpıp çarpmayacağını tartışıyor… Bizler ise Muhteşem Yüzyıl dizisine ver yansın ediyor (!), eski futbolcu, bugünün milletvekili Hakan Şükür’ün hacca gitmesini, eşinin başını neden örttüğünü konuşuyor, meclise getirilen dokunulmazlık dosyalarının kimlere şamil olacağını düşünüyoruz... Eşlerinden dayak yiyen kadınlar derken onlara bir de kocası tarafından dövülen milletvekili eklenmez mi?
Türkiye’nin bunca sorunu varken; sanırım Marduk da nedir, yenilir mi içilir mi diyenlerimiz çoğunluktadır.
Mayalar dünyanın en eski ve en gizemli uygarlıklarının başında geliyor. Güney Amerika’daki bu toplum bizde az tanınan, dünyanın en eski uygarlıklarından birisidir. Trakya Üniversitesinden Prof. Dr. Engin Beksaç dışında, üniversitelerimizin arkeoloji derslerinde de pek sözünün edildiğini sanmıyorum.
Mayalar hakkında Michael D.Coe’nin ilginç bir kitabı var. Buna göre Mayalar yedi buçuk milyon nüfuslarıyla Yucatan Yarımadasında; Guatemala, Peru ve Meksika topraklarının bir bölümünde yaşamışlar, yurtlarını işgal edenlerle savaşmışlardır. Bu konudaki yabancı araştırmacılar İ.Ö 2000 yılları ve daha öncesine inen Mayalardan ve kültüründen söz etmişlerdir. Mısır ve Sümerlerin göğe yükselen anıtsal yapılarına benzer anıtsal mabetleriyle tanınmışlar ve gizemleri bugün bile tam olarak çözülmemiştir.
Mayalar 52 yıllık bir takvim kullanmışlardır. Takvimleri zaman zaman birbirleriyle çakışan iki ayrı çarktan meydana gelmiştir. Bu çarklardan birisi 20 günün 1’den 13’e kadar sayılar kümesiyle iç içe geçmesi biçiminde yapılmıştır. Kısacası astronominin ön plana çıktığı matematiksel bir hesaplamadır. İkinci döngü ise 365 günlük Haab veya Muğlâk Yılıdır. Güneş yılının bir çeyrek gün uzun olmasından ötürü bu ismi almıştır. Güneşin hareketiyle eşleştirilmesi için takvime dört yılda bir gün eklenmiştir.
Mayaların gökyüzü hareketlerini gözlemleyerek yapmış oldukları takvime göre, 21 Aralık 2012 dünyanın sonu olarak gösterilmiştir. Mayaların takviminde bu tarihten sonrasına değinilmemiştir. Şimdi bu konuda çeşitli teoriler ortaya atılıyor. Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (CERN) yeni bir açıklama yapacağını belirtmiş... Söylenenlere göre Büyük Hadron Çarpıştırıcı ile Tanrı parçacığı olan Higgs maddesinden daha yüksek voltaj değeri deneye sokulacakmış. Komplo teorileri üretenler CERN deneyinde aksaklık olursa kıyamet kaçınılmaz diyorlar!.. Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) paniğe gerek yok, Marduk olsa zaten bilirdik açıklamasını yapmış…
Dünyanın gelişmiş ülkelerinin uzay bilim adamları, dünyanın sonu 21 Aralık 2012’de gelecek mi tartışmasını yapıyorlar. Bazıları dünyanın sonuna gelindiğini ileri sürerken bazıları da buna inanmıyor, dünyanın sonu bu yıl değil diyorlar. Bazıları ise palavra bir şey olacağı yok diyor. Öte yanda çoğu kişi kıyamete inanmış olarak harıl harıl canlarını kurtarma hazırlıklarına girişmişler! Kimi yiyecek stokluyor, kimi Nuh’un gemisini örnek alarak kurtarma gemisi yapmışlar. Bazıları da en masrafsız yolu seçerek kiliselerde dualar ediyor, ayinler düzenliyor. Bu ayinlerde yakılan mumlardan ötürü mum satışlarında büyük artış görülmüş. Öte yanda bir zamanlar Mayaların yaşadığı Meksika bu işten memnunmuş, turizmi patlama yapmış…
Korkunun ecele faydası var mı? Yok tabii…
Marduk gezegeninin çarpmasından etkilenmeyecek iki yerden söz edilmiş; Birisi Fransa’da Bugarcah köyü, diğeri de bizim Ephesos’un (Efes) yakınındaki Dido Sotiriyo’nun “Benden Selam Olsun Anadolu’ya” kitabıyla dünyaya tanıttığı Şirince köyü… Şirince’de otel ve pansiyon sahipleri bu işten memnunmuş. Yerli ve yabancı turistler otel ve pansiyonları doldurmuşlar. O günlerde tüm rezervasyon artık kapalıymış…
Dünyaya çarpmasından sözü edilen Marduk diye bir gezegen var mı?
Burak Eldem’in “Macrduk 2012” isimli kitabına göre kıyamete daha on iki yıl varmış…
Uzay bilimcilerin bazıları güneş sistemi içerisindeki Marduk’u kayıp gezegen veya on iki gezegenden biri olarak tanımlıyor. Bazıları da “yok öyle bir şey” diye inkâr yoluna sapıyor. Marduk dünyaya 3600 yılda bir yaklaşıyor, etrafı yakıp yıktıktan sonra da yoluna devam ediyormuş. Dünyaya yaklaştığında seller, depremler ve beklenmedik hava değişiklikleri gibi etkileri oluşuyormuş.
İnsan elinde olmadan düşünüyor; son yıllarda tsunamiler, depremler, kasırgalar, hortumlar, sel felaketleri ve mevsimlerin değişmesi gibi doğa olaylarını yaşamadık mı?
Yakın tarihlere bakın, dünya ne kıyametler atlatmış. Bu kıyametler gelişmemiş ülkelerde bugün de sürüp gitmiyor mu?
Asya’nın birçok bölgelerinde, Afrika’da Ortadoğu’da kıyametler yaşanmıyor mu? İnsanlar aç, sefil, perişan ve canları emniyette olmadıklarından kıyameti yaşamıyorlar mı?
Semavi din kitaplarında sözü edilen tufan veya kıyamet böyle bir şey mi? Her şey yok olup, yeniden yaşam başlayacak mı? Her şey 21 Aralık günü anlaşılacak…
erdemyucel2002@hotmail.com
Haa bu arada o iki yerde toplanan paralı kalantorlar enayilik ediyorlar bence... Çünkü kıyamet koparsa tüm dünyada ve her yerde kopacaktır. Kopmayacaksa da Şirince ve Fransa'daki Bugarcah köyü para basacak. Bu durumda dünya yok olacağına göre bu paralar ne işe yarayacak? Allah herkese akıl fikir versin....
Ne yani şimdi parası olan Şirince'de kıyameti bekleyecek, parası olmayanın yok olup gitmesini mi izleyecek? Çok saçma...
21 Aralık'ta kıyamet kopmasıyla ilgili Diyanet İşleri Başkanlığı'nın açıklaması: "Kıyametin ne zaman kopacağı tamamen Allah’ın bilgisi dahilindedir. Dolayısıyla müminler için önemli olan kıyametin ne zaman kopacağı değil, bir gün mutlaka bunun gerçekleşeceğine inanmak ve ahiret hayatı için hazırlıklı olmaktır. 10 büyük alamet gerçekleşmeden kıyamet kopmaz" açıklamasını yapan kurul, Diyanet İşleri Başkanlığı internet sitesinin 'Dini sorular' bölümündeki sorular üzerine yayınlanan fetvada, kıyametin ne zaman kopacağının bilinmemediği, Hz. Muhammed'in kıyamet zamanına ilişkin bazı önemli olay ve belirtiler hakkında açıklamalarda bulunduğunu belirtti. Din İşleri Yüksek Kurulu, konuya ilişkin "Bu işaretler büyük ve küçük olmak üzere iki kategoride gösterilmiştir. Kıyametin küçük alametleri olarak, din ve inanç hakkında bilgisizliğin yaygınlaşması, içkinin çokça içilmesi, fitne, öldürme ve kargaşanın çoğalması, maddî refahla birlikte kanaatsizlik ve nankörlüğün artması, Allah rızası yerine çıkar ve menfaatlerin ön plana çıkması gibi olayları saymak mümkündür. Büyük alametler ise, şu hadiste bildirilmiştir: 'On alamet meydana gelmedikçe kıyamet kopmaz. Deccal’ın çıkışı, Hz. İsa’nın yeryüzüne inmesi, Ye’cuc ve Me’cucun çıkışı, Dabbetü’l Arz’ın çıkışı, güneşin batıdan doğması, doğuda, batıda ve Arap yarımadasında meydana gelmek üzere yerin batışı, duman ve insanları mahşer yerine sürecek olan ve Aden çukurundan çıkan bir ateşin zuhuru.' Bu hadiste geçen alametlerin bir kısmı aynı zamanda Kuran’da da muhtelif ayetlerde yer almaktadır." !!!!! şeklinde bir açıklamada bulundu.
ANLAŞILDI MI?
Sayın Erdem Yücel; bu sunumunuza, bağnaz ve kültür yoksunluğundan mustarip olan hiçbir kimsenin, -kesinlikle- mahal vermeyecek şekilde lafa karışmasının olmaması gerektiğini temenni ederek, ben ise -naçizane olarak- şu fikrimi açıklamak istedim; Mayalar, yaşadıkları dönemde Semâ'-zen gibi, başlarındaki kukuleta ile dönerek âyin yapıyorlar ve Müslim gibi de güneşe karşı eğilip-doğrulma şeklinde bedensel hareketlerde bulunuyorlardı. Onların tapınma şekliyle şimdi bizimkinin arasında bir benzerlik ortaya çıkıyor. Bu cihetle "dinlerin oluşumunun" ve "dinlerin gelişiminin" ayrı bir tartışma konusu olacağı kanaatindeyim ! En içten saygılarımla !..
Hocam sen cok yasa,ellerine saglik"Günümüzün cahillerini aydinlatacak cok güzel bir yazi olmus.Mayalar,in kiyamet takvimi sayesinde iki tane köy kurtulmus oluyor demek.Yani bütün dünya yok olacak bu iki köy sayesinde dünya,ya yeniden nesiller türeyecek.O zaman burda genede Türkiyede Müslümanlar;Avrupada Hiristiyanlar olacak.Ve gene birbirlerine dini istismar edip büyüklük taslayacaklar.
Böylelikle Müslüman ve Hiristiyanlar arasinda savaslar basliyacak.O zaman kiyamet,in kopmasina ne gerek var.Zaten her gün kiyamet kopuyor,hersey ortada.Kasirgalar,seler,hortumlar,depremler,bunayip karisini cocugunu öldürenler,devlet kurmak icin daga cikip sehit ve gazi gönderenler,Meclisler,de cocuklarin bile kullanamiyacagi laflari birbirlerine söylemeler,ihanetler,fuhus,Vs.Vs.böyle uzar gider yazacak olursam.
Dünyada günlük kiyametler varken,gökle yerin birlesecegini sanmiyorum.Gerci yaratan herseyi bilir.Biz insanoglu sadece tahminlerde bulunuruz.Tipki bir deli kuyuya tas atip kirk akilli cikarmadigi gibi.Madem,ki kiyamet günü 21 aralikta olacak,o zaman söylentilere göre kurtulacak olan o iki köy,geceligi 30 lira olan bir pansiyon nasil oluyor,da birden geceligi 10 bin dolar,a cikiyor.Vay be kiyamet gününde bile insanlar rant pesindeler.
Mayalar takvimi sayesinde bu iki köy zannedersem dünyanin en zengin iki köyü olacaklar.Hayret insanlari dolandirmak ne kadar kolay oluyor.Bu düsündeki insanlar nereye kadar kacacaklar.Ölümden kim kacmis,ki bunlar kacsin.Dünya Sultan Süleymana kalmadi,Rant pesinde kosanlara,mi kalacak.Kuyuya bu tasi atip insanlari bu kadar kandiran her kimse ise tebrik ediyorum.Acaba bu adam bu degisiyle neler kazandi saygilarimla.