29
Ocak
2026
Perşembe
ANASAYFA

Millet ve Vekilleri!..

Anayasamız, görevleri ne olursa olsun yasalar karşısında tüm vatandaşlarının eşitliğinden söz eder. Gerçekte öyle mi?

Anayasa veya çeşitli yasalar ne yazarlarsa yazsınlar bu tanımlama çoğu kez delinir, kişilere göre değişir. Rahmetli Özal da bir vakitler “Anayasa bir defa delinmekle bir şey olmaz” gibisinden bir söz söylemiş ve bazı gerçekleri dile getirmemiş miydi?

Milletin aslı ile onların seçtikleri vekilleri arasındaki uygulamada dağlar kadar farklar vardır. Sakın hiç kimse eğitim, dünya görüşü, siyaset, bilim gibi sözlerin arkasına sığınmasın. Milletin seçtiği vekiller bizde diğer ülkelerde görülmeyen yetkilere, olanaklara sahiptirler. Mecliste birbirleriyle kavga eden, hakaretler yağdıranlar, ayrı görüşlere de sahip olsalar çıkarları söz konusu olunca bir anda kenetlenirler. Ortak çıkarlar doğrultusundaki yasalar birkaç dakika içerisinde yürürlüğe girer. Bunun pek çok örneğini gördük ve yaşadık…

Yeri gelmişken belirtmekte yarar var; milletvekilliği veya onların tanımıyla siyasetçilik meslek değildir, aslında bu görev kişisel çıkarları gözetilmeden memlekete hizmet için yapılmalıdır. Ne yazık ki, bizde siyaset meslek olarak kabul edilir. Bu mesleğin okulu yoktur! Liderlerin isteğiyle bir kez seçilenin artık bir daha sırtı yere gelmez. Liderin seçtiğine ise millet seve seve oyunu verir!..

Son olarak meclisten geçen yasaya göre milletvekillerinin kendilerini seçen milletten üstünlüğü veya ayrıcalığı bir kez daha gündeme oturdu, haklı olarak da tepkilere yol açtı. Bu tepkiler önümüzdeki seçimlere yansır mı? Yansıyacağını hiç sanmam, nedense biat kültürü bizlerin genlerine işlemiştir.

Kendisini seçen milletten, kendisini üstün gören bir milletvekilinin şikâyeti gazetelerden birisine manşet olmuş; “Rencide olduk”. Milletvekilimizin rencide olmasının nedenine gelince; hız sınırını aşmışlar, radara yakalanınca da trafik polisi tarafından Kütahya yolunda çevrilmişler. Bizler milletvekiliyiz demelerine rağmen kendilerinden ruhsat ve ehliyet sorulmuş! Görevini yapan trafik polisinin ruhsat ve ehliyet istemesi araçtaki milletvekillerini meğer rencide etmiş!..

Olacak iş mi; trafik polisi kendi vekilinden ehliyet ve ruhsat isteyebilir mi?

Vekilin milletinden kendisini üstün görmesinin tipik bir örneği…

Bundan böyle milletvekillerine üstünlük sağlayacak yeni düzenlemede vekillerin araçları cankurtaran ve itfaiye gibi hız sınırına tabi olmayacak aynı statüde olacakmış! Kuşkusuz, trafik işaret ve lambalarını da dikkate almayacakmış!

Böyle olunca da bizim milletvekillerine ayrıcalık sağlanırken batı ülkelerinde bisikletle göreve giden bakan ve milletvekillerinin olduğu da unutulmamalıdır. Bu konuda Zülfü Livaneli bir örnek vermiş; İsveç’te Başbakan Olof Palme’yi ofisine yakın bir büfede sosis kuyruğunda görmüş, İsveç kralı gösterişsiz bir şekilde bisikletine binermiş... Bu tür örnekleri çok daha sıralamak mümkündür. Oysa gerçek demokrasi böyle olmalıdır…

Milletvekillerine sağlanacak ayrıcalıklar bununla kalmıyor kendilerine ve ailelerine sağlık yönünden daha başka avantajlar da getirilecekmiş. Her türlü Sağlıkları, estetik de dâhil olmak üzere devlet tarafından karşılanacakmış!

Estetik deyince bunun içerisine, yüz gerdirme, burun düzeltmesi, gıdık aldırma, botoks yaptırma, vücuttaki fazla yağların alınması da kolayca katılabilir! Böyle olunca haklı olarak bazıları “yüz nakli de var mı” diye sormadan duramıyorlar.

Eski ve yeni milletvekilleri, eşleri ve yirmi beş yaşına kadar okuyan çocukları süresiz diplomatik kırmızı pasaporta sahip olacaklarmış!.. Belli ki, bal tutan parmağını yalar sözü boşuna söylenmemiş…

Bir nevi emanetçi olan milletin vekilleri böylesine ayrıcalıklı olunca milletin kendisi ne durumda diye düşünenlere hatırlatmakta yarar var.

Acil ameliyatlarda bile günler, aylar sonrasına randevu alabilenler, özel hastanelerde soyulanlar, üç aylıklarını alan ve üçüncü aylarda ele güne muhtaç duruma düşen emekliler, çarşı pazarlarda akşamı bekleyip ucuz öteberi almak isteyenler bir yana emeklilerin aylıklarını aldıkları bankalardan 76 yaşını geçince sizlerin artık ölme zamanınız diyerek kredi verilmeyişi, işe alınanların kıdem tazminatından yararlanmasın, başımıza dert olmasın diye bir yıllık çalışma sonunda kapı önüne konulmaları da milletin gerçekleridir.

Milletvekillerine ayrıcalık tanınırken başlangıçta CHP, MHP ve BDP, AKP’nin dümen suyunda, kişisel çıkarları doğrultusunda yeni yasayı kabul ederken, milletin kendisi şahlanıp tepkisini ortaya koyunca da nihayet biz ne yapıyoruz diyebildiler ve imzalarını geri çektiler.

Bakalım millet uyutuldukları ortamdan sıyrılacak mı? Kuşkusuz bunu zaman gösterecek...


erdemyucel2002@hotmail.com
 

Yayın Tarihi : 15 Mayıs 2013 Çarşamba 08:56:57
Güncelleme :16 Mayıs 2013 Perşembe 10:42:00


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
Teoman Törün IP: 88.240.39.xxx Tarih : 14.05.2013 13:38:27

Eeee ne beklerdiniz? Siyasette şakşakçılıktan daha değerli hizmet olur mu?


yasar ertas IP: 5.61.150.xxx Tarih : 13.05.2013 15:10:40

cok güzel konuya deginmis güzelde izah etmisiniz sustum ve okudum ve haklisiniz ve yine susuyorum sadece tesekkürler diye biliyorum ama tesekkür ederkende amanin igneyi o kisilere batirmayayim diyorum elin ogludur dönerde cuvaldiz bir batirirsa vah vah demiyeyim

bir animi yaziyorum yeni yaptirdigimiz evde bir yil sonra rutubet basladi yapan firma öyle dedi böyle dedi sallandida salladi salama cayina döndük ne caylar icildi bir türlü sorun cözülmedi avukata gittik avukat kasabamizin hakimini yaninda söförünü yaninda katibini yaninda hasar tespit mühendisinin gelecegini söyledi bir gün telefon geldi geleceklermis kapida bekliyelimmis bizimkilerde bir telas kapida degil dört yol agzinda beklemeye basladilar bende hemen iceri dedim iceri girdik birraz zaman sonra bahceli evin önüne iki araba geldi bakindilar kimse yok  (evde zil sistemi var isim var normalde zile basmalari lazim ama aliskanlik yok bakiniyorlar neyse biz evde ciktik bahce kapisina geldik orada bulustuk hemen iceri girmek istediler bir dakika dedim siz kimsiniz kimliginizi görebilirmiyim yav biri atildi cekil surdan biliyorsunuz biz kimiz tel ettik tamam dedim ama o sanalalem siz burdasiniz ben kimliginizi görmek istiyorum hepsi birden hirlamaya basladilar bahceye beni iteklierek girdiler bir kisi cok konusursan polis cagiririm dedi bende cagirin dedim bilirsiniz bu islerde anamiz danamiz araya girerler ortaligi iyilige baglarlar öylede oldu  bir ara baktim hasar tespit kisi yaptigi hasar tespit isi ne hic aklim ermedi üstün körü tespitmi tespit  artik sus susma hakkimi kulanayim dedim ama bir ara geldi o kisi ile yan yana geldik bir kimlik göstermek bu kadar zormu dedim lütfen bu konuyu kapatalim dedi buna bende haklisiniz dedim dedimde icimden  kim bunlar ya dedim bunlar onlar is fazife derdinde degil etiket derdinde onlarda kim bu dedikleri gözlerinden okunuyor ama bir puntunu bekliyorlar di anca beklerler ama bu sistemi yerlestirmisler kene gibi milleti sindirmislar ne care ne care bu demokratik yasam bizde olmus koministlik yasami gibi kitablarda koministlgi okurken ne güzel diyenler cogunluktadir gel gelelim  aslinda o rejimIde soyup sogana cevirmisler bizde bakarsin örnek memleketlerde demokrasi ne güzel isler biZdde sen ben para birbirini sisler olmus ne care ne  care tek care  parada ve mevkide olmus olsun bakalim nereye kadar


esinturnali IP: 176.33.96.xxx Tarih : 14.05.2013 23:53:48

Şimdiye kadar meclislerimizden ne yasalar çıktı? Hiç kimse sesini çıkardı mı? Milletvekilidir alır bize de kırıntısı düşer tevekkülüyle bekledi. Canım o kdar da kötümser olmayalım el-hak adamlar gece yarılarına kadar uykularını feda edip çalışıyorlar.Estetik de yaptırır.Zira çoğu iş kazası,meclis de tekme tokat birbirlerine girmiyorlar mı? Seçilmek için onca para harcadılar elbette karşılığı alınmalıdır.