29
Ocak
2026
Perşembe
ANASAYFA

Nereden Çıktı Bu Adam!..


Basında korkunç bir resim yer alıyor.

Dazlak kafalı, koyu renk takım elbiseli bir adam silahını doğrultmuş, birbirlerine girmiş üniversite öğrencilerine ateş ediyor.

Kim bu adam?

Tutulmuş bir tetikçi mi? Yoksa bir davanın adamı mı?

O da belli değil. Bu tür adamların zaman zaman ortaya çıktığını geçmişte hep görmüştük... Bunların hedefleri, kendileri ile aynı görüşü paylaşmayan üniversite öğrenicileri olmuştur.

Kısacası senaryo hep aynıdır.

Bizim Üniversite yıllarımız 27 Mayıs dönemine rastlar. İstanbul Üniversitesi o zaman da kaynıyordu. Devrin Başbakanı Adnan Menderes’in azılı bir polis memuru vardı; İsmini bugün bile anımsarım: Bumin Yamanoğlu...

Yamanoğlu ve ekibi İstanbul Üniversitesi bahçesine girmiş, elinde silah ile öğrencilere ateş etmişti. Kısa bir süre sonra 27 Mayıs devrimi olunca Yassıada Mahkemelerinde azgınlığından eser kalmamış süt dökmüş kediye dönmüştü!..

Sonraki dönemlerde de bu tip adamlar meydana salınmıştı; Tam bağımsızlık isteyen Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının karşısına da çıkmışlar, kanlı 1 Mayıs olaylarında görülmüşler, 12 Eylül 1980 ihtilali öncesi ortalarda dolaşmışlardı. Sonraki yıllarda da birden kaybolmuşlardı.

Akdeniz Üniversitesi Kampusu’nda birbirine zıt görüşlü öğrenciler arasında üç hafta öncesi çıkan gerginlik, geçtiğimiz hafta silahlı kavgaya dönüşmüştü. Çatışmada ölen olmamış, ancak birçok öğrenci yaralanmıştı.

Bizler bu filmi daha öncede görmüştük. 1970’li yıllarda bazı üniversite öğrencileri birbirlerine karşı silah kullanmış, saldırılar düzenlenmişti. Bu çatışmalar o zamanlar sağ-sol kavgası olarak tanımlanmıştı.

Akdeniz Üniversitesinde bir kez daha tetiklenen öğrenci çatışmasının ardından Üniversite Rektörü Mustafa Akaydın;

Her şey kontrolümüz altında. Öğrencilerimizi sükûnete davet ediyorum. Karşıt gruplar arasında yaşanan kavga sırasında üniversite dışından gelen öğrenci olmayan bir grup, olaylara müdahil olmuştur. Onlar tarafından silah kullanılmıştır. Silahı kullanan kişiler de polis tarafından tespit edilmiş. Endişe verici yaraları yok.”

Öğrencilere karşı silah doğrultan, basında resimleri çıkan, sakallı adam kısa sürede polis tarafından yakalanmıştır. Silahını gözünü kırpmadan öğrencilere doğrultan kişinin alnında kocaman bir kılıç dövmesi bulunmaktadır. Bazıları bunun Zülfikar dövmesi olduğunu iddia ederken bazıları da hayır Zülfikar değil, yalnızca kılıç gibisinden konuyu saptıran demeçler vermektedir.

Kısacası silahını öğrencilere çevirip ateşlemesi ikinci planda kalmış, alnındaki dövmenin ne olduğu tartışması başlamıştır.

Ne komik...

Bunun yanı sıra bu kişi bazılarınca Antalya Ülkü Ocaklarında görülüyormuş. Bu iddia üzerine MHP’liler bizden değil savunmasına geçtiler. MHP Genel Başkan Yardımcısı da basına verdiği demeçte olayı provokasyon olarak nitelendirdikten sonra “Camiamızı bu tür provokasyonlara karşı uyarırız” demekle yetindi.. Bunun yanı sıra bu garip adamın sık sık MHP Antalya İl Merkezine giderek çaycılık yaptığını ileri sürdü... Bunun üzerine Antalya eski İl Başkanı “Dönemimde partiye giremiyordu. Ama basına yansıyan görüntülerde arkamdan gelmiş, zıpçıktı gibi fotoğraf veriyor. Bu olaylar, MHP’nin adını yasadışı işlerle anılmasını sağlamak isteyenlerce organize edilmiştir.”

Alnı Zülfikarlı, sakallı adamın elindeki meğer kurusıkı tabanca imiş...

Bu olayın ardından çeşitli senaryolar yazılmaya başlandı.

Bazılarına göre sağ-sol...

Bazılarına göre Ülkücü- PKK yanlıları...

Bazılarına göre, işin siyasi yanı yok; aynı kıza aşık olan karşıt görüşlü öğrencilerinin kavgası...

Bazılarına göre Türkeş ile Apo’nun çakışan doğum günü kutlamaları!..

Bazılarına göre de MHP-DTP çatışması…

Antalya Üniversitesindeki bu üzücü olayın ardında bazı gerçeklerin bulunduğu da açıkça görülüyor. Birileri toplumu ikiyle bölmeye çalışıyor. Bunun fitilleri olur olmaz nedenlerle, belirli zamanlarda ateşleniyor. Osmanlının yıkılışından önceki olaylara baktığımızda, o günlerde petrolün yarısından fazlasına sahip Osmanlıyı yıkmak için bazı planların yapılarak gündeme konulduğunu görüyoruz. Bunun da yolu çeşitli din ve topluluklardan meydana gelen Osmanlı toplumunu bölmekten, birbirine düşürmekten geçiyordu. İttihat ve Terakki Fırkası bunu önlemeye çalışmış, ancak başarılı olamamıştı.

Atatürk’ün yoktan var ederek kurduğu Türkiye Cumhuriyetini yıkmak için de bir takım hareketler, isyanlar başlatılmıştı; Şeyh Sait İsyanı bunlardan birisidir. Lozan Antlaşmasına göre Kerkük petrollerinde Türkiye’nin hak sahibi olmaması için bu isyan çıkarılmıştır.

İkinci Dünya savaşından sonra CHP-Demokrat Parti ikilemi ortaya çıkmıştır.

Son olarak da laik-dinci bölünmesi yapılmaya çalışılmaktadır. Hiç yoktan ve gereksiz, yarım metrelik bez parçası, türban ortaya atılmıştır. Her ne kadar bazıları “velevki türban simge olsun” diyerek bilerek bilmeyerek bu tartışmaya yeni bir boyut getirmiştir.

Güneydoğu olayları 1980’li yıllardan beri sürüyor. Oradaki insanların kandırılması da bu tezgâhın bir başka örneğidir.

Şimdi Üniversitelerde yeni bir karmaşanın çıkması isteniyor. Bunun ilk adımı da Akdeniz Üniversitesinde atıldı. Bu olay basit bir sağ-sol öğrenci kavgası olarak geçiştirilmemelidir. Üniversitedeki gerginlik günlerdir sürüyormuş.

Bunun için ne gibi önlemler alındı?

Yoksa eski yıllarda gördüğümüz gibi üniversiteyi veya kampusu ele geçirme mücadelesi mi?

İdeolojik mücadele mi?

Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinden biri olan Akdeniz Üniversitesi başta olmak üzere eğitim kurumlarımız bölücülerin eline bırakılmamalıdır.

Bu olayların perde arkasında kimler var?

İşte asıl mesele orada...

Gerisi laf-ı güzaf!...

Yayın Tarihi : 12 Nisan 2008 Cumartesi 11:42:46


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
hüseyin IP: 88.235.27.xxx Tarih : 15.04.2008 08:14:05

sevgili babacım ben bunlara kısaca VATAN HAİNİ diyorum başka bişi demiyorum


erdal geyikçi(köçek)... IP: 88.232.66.xxx Tarih : 12.04.2008 18:14:24

merhaba erdem abi..önceki yorumumu yazdıktan sonra antalya akdeniz ünüversitesinde okuyan kız arkadaşı gördüm erdem abi.anlattıklarını tekrar,köşenize yazmak istedim.kız arkadaşım yurtta kalıyordu,şimdi yurtta kalmadığını söylüyor.nedenine gelince daha önceki yorumuda yazdığım gibi,olay sonrası yurt kimligi belirsiz kişiler tarafından basıldığını söylüyor.ne kadar doğru açıkcası bilmiyorum.yurtta kalanlar,kimisi akrabalarına,kimisi arkadaşlarına,kimisi otellere,kimiside memleketine gittikleri söyleniyor erdem abi..kız arkadaşımın anlattıgına göre,olayla ilgisi olan bayanı arıyorlar.yanlışlıkla başka bayanları tartakladıkları söyleniyor.bir bayanında kulagını kesmişler.silahlı saldırganın ülkücü olduğunu gazetelerden okumuştum.olayla ilgisi olan şahısın,chp genel başkanı sn:deniz baykalın yanında görüldügünüde söylüyorlar.açıkcası bende anlatılanları yazıyorum erdem abi..hani derlerya kulağınla duymadan,gözünle görmeden inanma derler erdem abi..ben kulagımla duymadım,gözümlede görmedim,fazlada inanmak istemiyorum erdem abi..atalarımızında dediği gibi"ateş olmayan yerden duman çıkmazmış"erdem abi..her önüne gelende ateş ederse vay halimize erdem abi..saygılarımla.erdal geyikçi(köçek)...!


erdal geyikçi(köçek)... IP: 88.232.179.xxx Tarih : 12.04.2008 12:09:07

merhaba erdem abi..buğünkü köşenizi okudum.bende işim icabı antalyadayım.ünüversitede okuyan tanıdıklarımdan duyduklarımı vede gazeteden okudugum kadarıyla biliyorum.televizyondan birgün önce,bir parti tarafından yapılan açıklama,yalnızca bizim partiye sempatisi olan birisi deniyor.daha sonra başındaki zülfükar tartışılıyor.olayla ilgisi olan şahısın adı ömer olduğu için,aleviler tarafından açıklama geliyor.aleviler ömer,osman isimlerini koymaz deniyor.şimdi soruyorum erdem abi?dünyada herkes suç işleye bilir.her suç işleyene hangi partiyi tutuyorsun diye soruluyormu?zülfükar hz:ali efendimizin kılıcıdır.aynı zamanda islamiyetin kılıcıdır erdem abi.hz:ali efendimiz gibi,ömerde,osmanda halifedir erdem abi.isimlerini seven herkes koyabilir.aslında akdeniz ünüversitesinde olan olayın kız yüzünden çıktığı söyleniyor erdem abi..bir bayana bir birşey söylüyor.sen git erkegin gelsin deniyor.erkekler gelincede böyle olaylar çıkıyor erdem abi..daha sonra olaylar devam ediyor.yurdu basmayaca gidiliyor erdem abi..bu olaylar turizimin başkenti antalyada oluyor .burası dağbaşı degil.okulda okuyan bir bayan arkadaşımın sözleri:bizler ne canımızı,nede namusumuzu yolda bulmadık diyor.bazen düşünüyorumda erdem abi,iyiki okumamışım..yoksa 12 eylülre,alevisin,sunnisin,kürtsün,türksün,sağcısın,solcusunlu günlere gerimi dönüyoruz erdem abi.bizim halkımız sağduyuludur erdem abi,çünkü artık neyin ne olduğunu görebiliyorlar.saygılarımla.erdal geyikçi(köçek)


mehmet ersindigil IP: 84.62.10.xxx Tarih : 12.04.2008 12:47:31

Tesekkürler hocam sagolasin yazilarini büyük bir zevkle okuyorum,Cünkü hepsi birbirinden güzel.Nereden cikti bu adam mahsetinde ise TÜRKIYE CUMHURIYETI VAR OLDUGU MÜDDETCE BU OYUNLAR OYNANACAKTIR.Cünkü ic ve dis gücler Türkiyenin gelismesini istemiyor,Su son dört bes senede Türkiyede gelismeye yönelik ilerlemede kayde deyer göstergeler belirtmis görülmektedir.Bunu Türkiyeye cok görenler Provakotörler sürerek Anarsi yaratip Türkiye,yi durdurmak ve istedikleri Ati oynatmaktir.Umarim Talebeler bu tür oyunlara gelmezler ve bunu birbirilerine izah ederek gecistirirler.Bu benim görüsüm, Huzurlu bir Türkiye dilegiyle Kardesce yasamaktir saygilarimla.