2
Şubat
2026
Pazertesi
ANASAYFA

Öğrenci Kıyafetinde Karmaşa!..

Eskiden kalma ismiyle (!) Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğrencilerin kıyafetlerini gündeme taşıdığını basından ve bizlere gelen e-maillerden bir süre önce öğrenmiştik. Öğrenciler okula nasıl gitsinler diye bir de anket yapılmış… Öğrenciler başta olmak üzere velilere okul kıyafetlerinin serbest olup olmaması sorulmuş!.. Böyle bir anket ne derece doğrudur bilemem ama öğrencilerden gelen yorumlar bizim sistemleri adeta kilitledi… Öğrencilerden gelen, yha (!), varya (!) , oha oldu (!) diye başlayan e-maillerin çoğunluğundan okul kıyafetlerinin serbest olmasından yana oldukları anlaşılıyor. Son anda da Bakanlığın yeni öğretim yılında önlük yerine serbest kıyafet uygulamasından vazgeçtiğini öğreniyoruz.

Milli Eğitim Bakanlığında, sorunlar çözümlenmiş, işler tıkırında olmalı ki sıra öğrencilerin okulda ne giyeceklerine gelmiş… Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun gerçekten işi zor olmalı!.. Giysileri ve görünümü ile aydın kişiliğini yansıtıyorsa da gerçek düşüncesini bilemeyiz.

Eğitim Fakültelerinden her yıl mezun olan yüzlerce öğretmenin M.E.B okullarında görev alamayışı, hayallerinin boşa çıkması meğer o kadar da önemli değilmiş… Yeni nesillerin mimarı olması gereken, aydın düşüncelerini öğrencilerine aktarmaya çalışmak isteyen öğretmen adayları iş bulamıyor, yalnızca fen dersi öğretmenleri Türkiye’de pıtrak gibi açılan ve her biri ticari kuruluşlar olan, tekelleşen dershanelerde yer bulabilirse ne ala eğitimimiz…

Milli Eğitim Bakanlığı okullarında yetişen öğrencilerin hemen hepsi genel kültür seviyeleri bir yana Türkçe, tarih ve coğrafyadan tın tın ötüyorlar… En açık örneğini de televizyon ve bilgisayar dilleriyle konuşup bizlere yha, varya diye başlayan cümlelerle dertlerini anlatmaya çalışmalarından anlıyoruz. Orta ve yüksek eğitim almak isteyenleri özel dershanelerin kucağına atan sistemde yarış atı örneğinde olduğu gibi test çözmekten başka bir şey yapamıyorlar. Böyle olunca da genel kültürden yoksun, ellerine hiçbir işe yaramayan diplomalar verilerek ortaya salınıyorlar. Kısacası genel kültürden yoksun genç bir topluluk yetiştirmekten öteye gidemiyoruz.

Ne kadar acı…

Milli Eğitim Bakanlığı’nın tartışılacak yeni bir yasa hazırladığı yine basında yer aldı. Ne derece doğrudur bilemiyoruz ama ilk ve orta öğretimde Arapçanın seçmeli ders olmasının önü açılacakmış!.. Örgün öğretimde fen dersleri Arapça okutulabilecekmiş! Bunun yanı sıra araştırma ödevlerini isteyen Arapça da yapacakmış!.. Böylesine acayip kararların alındığı gerçekse durum çok vahim demektir. Bu karar Eğitim Birliği yasasına tamamen aykırı olacağı gibi M.E.B okullarının tümünün imam hatibe dönüşmesine de olanak sağlanacaktır. Nedense hiç kimse Türklerin gırtlak yapısının Arap gırtlağına uymadığını da söylemek istemiyor. Acaba yeni eğitim çalışmaları (!) bazılarının gözünü boyamak için mi, yoksa popülist bir yaklaşım mı onu da kestirebilmek çok güç…

Bazılarının Araplara yaklaşma istekleri ve Arapça hayranlığını anlayabilmek de mümkün değil… Oysa bunun benzerleri Türkiye’nin her yerinde yaygınlaşmış olan Kur’an kursları adı altında yatılı yatısız legal veya illegal kurumlarda yaşanıyor.

Bunun ardından ne gelir bilemeyiz… Ilımlı ılımsız İslam mı, şeriat mı yoksa hilafet mi? Anayasa tartışmaları sırasında Türkiye’de İslami özel sektör yaratmayı amaçlayan, “Özel Sektörün Geliştirilmesi İslami Kurumu Kurucu Anlaşmanın Onaylanmasına Dair” bir yasa tasarısı getirilmiş… Bu yasa teklifi meğer altı yıl önce de meclise getirilmiş, tepki alınca da kadük (düşmüş) olmuştu… Ola ki bu teklif yasalaşırsa İslam hukuku ile Çağdaş hukukun çatışması da olasıdır. Olası hukuki anlaşmazlıkları, yatırımları İslam Hukuku mu, yoksa Medeni Hukuk mu uygulanacak? Başka bir deyişle sorunları ulema (!) mı çözecek?

Karmakarışık işler…

Bu aşamanın bir diğer noktası olan okul kıyafetlerine dönelim; bizim okul çağlarımızda tek tip siyah önlükler vardı. Zengin çocuklarla fakir çocuklar birbirlerinden ayırt edilemezdi. Öğrenciler arasında da kompleksler yaşanmazdı. Giysilerin serbest bırakıldığını düşünelim; bazıları son moda giysilerini her gün değiştire değiştire, takıp takıştırıp okula gelecekler… Hali vakti yerinde olmayanlar hep aynı eski kıyafetlerini giyecek… Yeni nesillerin bir de marka merakı var… Kimi markalı kimi markasız, kimi de eski elbiselerle… Milli Eğitim Bakanı bu çelişkilerin toplumsal patlamaya yol açabileceğini acaba hiç aklına getirdi mi?

Kıyafet serbest olursa takkeli, cübbeli veya tesettürlü kızlar okula gelirse onlara ne denilecek? İnsanın aklı gerçekten karışıyor, kıyafet serbest deyip Arap öğrencileri örnek mi alınacak? Çağ dışı giysili öğrenciler sınıfları mı dolduracak? Neyse ki, bazıları uyarmış olmalı ki, bu yanlışın önü kesilmiş ve eski sisteme dönülmüş…

Nerede kaldı Cumhuriyetin ilk yıllarında çıkarılan Tevhit-i Tedrisat Kanunu… Acaba bazıları o yasayı bozmak mı istiyor?

İşin bir diğer boyuta da okul formalarını hazırlayan tekstilciler, onların düşeceği zor durumu düşünenler oldu mu? Bu işten birçok tekstil firması ile işçisi ekmek yiyor. Nitekim son birkaç haftadır Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinde bu konu eleştirilmiştir. Forma ortadan kalkarsa o insanlara saldım çayıra Mevla’m kayıra mı denilecekti?

Gerçekten insanın aklı karışıyor…


erdemyucel2002@hotmail.com
 

Yayın Tarihi : 27 Mayıs 2010 Perşembe 11:13:30


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
ahmet IP: 88.236.156.xxx Tarih : 27.05.2010 12:29:32

cocuk esirgeme kurumunda iken öksüzlere çinlilerinkine benzer tek tip kıyafet giydirmek için gayret eden sayın bakanım bakanlığından sonra özgürlük ve serbestlikten yana mı oldu yoksa bu kararın arkasında ilk okul çocukları  kullanılarak yapılmak istenen bir türban dayatmasımı var


yasar ertas IP: 94.101.46.xxx Tarih : 10.06.2010 13:39:50

Ahmet ve zafer Yorumlariniz icin tesekkür. Hatalarimiz olabilir benimde tabiki bunun icin özür sizden  Bir cümlede türbanli giyimler okula dolabilir olurmu olur. ikincide ki cümle Avrupada  okul kiyafetleri serbest kiyafet ve kendilerinden eminler  bu da dogru. bildigim birkac nedeni izah etme arzusundayim özürümle beraber 1- Avruapa da Okula giden cocugun cocuk parasinla aylik hükümetce 347,00 eur  daha fakir durumlarda giyecek okul gezilerinde vs. yardimci olunmaktadir. Emin olmalari yasalarin verdigi hak ve gücten gelmektedir. Türkiyede  babasi 12 saat calisiyor 800,00tl kazaniyor ev kirasi 400,00 tl  okulda bu cocuguna serbset kiyafette nasil mücadele versin A-z yi yasalar yapar tabi serbest kiyafet güzel Öptüm saygi ve sevgiler Berlinden Yasar


zafer aydın IP: 85.96.193.xxx Tarih : 31.05.2010 13:10:30

beyefendi ben sizden daha mantıklıca yaklaşmanızı dilerdim fakat yazınızı okudukdan sonra çok üzüldüm bugün avruda kıyafet serbest bir problem varmı gayet çocuklar medeni kendilerinden emin bizde şunu kabül edemediler. neden adamlar yıllardan beri bu işten para kazanıyolar bunu dile getirmiyosunuzda kalkıp arap çocukları gibimi olcağını söylüyorsunuz .


yasar ertas IP: 94.101.46.xxx Tarih : 27.05.2010 11:55:46

Bizde is sirasi takibi bir kural islememekte kanisindayim. A - Z " e dogru gidilmesi gerek. Damdan düser gibi yasa olmamali.Simdiki sosyal adaletsiz  durumda ayni okul kiyafet sistemi uygundur.Ne zamanki fakir olan kimselerin elbiselerini donuna karsilayabilecek bir sosyal yasa  hükümet cikarirsa o zaman bunu düsünebilinir (Avrupa Sosyal Yasa Kanunlarini Bakiniz) Öyle Bayramdan bayrama cennetten yer ayirmak icin zenginlerin bir kac cocugu giydirmesiyle bu isler yürümez.Yinede yapanlardan allah razi olsun.