Bazı makam sahipleri öylesine sözler söylüyor ki; şaşmamak elde değil. Sonra da oturup düşünüyorsunuz; meğer bizde ne cevherler varmış diye… Bu konuda son bombayı gazetecilerle yaptığı bir söyleşide Diyarbakır Emniyet Müdürü patlatmış; “Dağda ölen teröriste ağlamıyorsanız insan değilsiniz. Bir çocuk dağa çıkıyorsa herkesin bunda payı var.”
Basından öğrendiğimiz kadarıyla, 2005 yılında Bahçeşehir Üniversitesinde yaptığı bir konuşmayı hatırlatmış!.. “Eline silah alıp çoluk çocuk demeden insan katleden canavarlaşmış bir teröristi de enterne edemiyorsanız devlet değilsiniz. Ben bu iki cümle arasında gidip geliyorum. Benim yitik evladım dağa çıkmış keşke ulaşabilseydim diye ağlarım. Yani her teröriste de içim ezilir. Kan ve gözyaşı Diyarbakır’ın kaderi olmamalı. Hepimizin payı var. Bir çocuk dağa çıkıyorsa hepimizin payı var.”
Bu sözleri sarf eden teröristlerden yana bir kişi olsa, hadi canım sende der geçersiniz… Oysa söyleyen teröristlerin işlediği cinayetleri, hainlikleri önlemekle görevli bir emniyet müdürü! Ne demek istediği de tam anlaşılamıyor veya aklından geçeni söyleyememiş. Siyasetçi değil, psikolog veya toplum bilimci ise hiç değil… Görevi asayişi sağlamak ve terörle mücadele etmek olan bir emniyet mensubu…
Sanırım dağlarda yaşayan, sözüm ona özgürlük mücadelesi (!) veren ve bunun için askerlerimizle, polislerimize saldırırken öldürülen teröristlere ağlamayanlar insan değilmiş…
Emniyet Müdürü terörü yaratan yanlışları ileri sürerken, PKK’lı teröristlerin bazı nedenlerle dağa çıkmalarını, yollara mayınlar döşeyerek güvenlik güçlerimizi şehit etmelerini haklı mı görüyor?
Söyledikleri ile teröristin etkisiz hale getirilmesi gerektiğini, devlet bunu yapamazsa, devlet denilemeyeceğini mi ima ediyor?
Belki de kendince terör mücadelesinde bir denge kurmak istiyor. İki tarafa birden hak veriyorsan o zaman sen terörü kayırıyorsun demektir.
Devlet memuru eleştiri yaparken kendi devletini küçültür mü?.. PKK terörü konusunda devlete akıl veriyorsan o zaman neden BDP’den aday olmuyorsun diye sormazlar mı?
Terörle mücadelede devlet yanlış da, doğru da yapar. Terör güvenlik güçleri bir yana masum insanları öldürüyor, okulları, iş yerlerini yakıyor, devletin görevlilerini kaçırıyor, bu arada çatışmalarda bazıları da öldürülüyor. O ölülere ağlamak neyin nesi?
Kuşkusuz, Emniyet Müdürü çatışmalarda ve PKK eylemlerinde ölen polislerinin sayısını biliyordur. Kayıtlara göre son iki ayda on dört polis öldürüldü. Emniyet Müdürü öldürülen teröristin arkasından ağlarsa emrindeki polisler ne düşünür veya nasıl görev yapar? Aman teröristi öldürmeyelim, müdürümüzü de ağlatmayalım mı der!..
Gaffar Okan’dan sonra o göreve gelmek kolay değil…
Kendince cesur bir çıkış mı yapıyor, tartışılır. Nedense bu olay bana Hz. Ömer’in çoğu insan için geçerli bir sözünü hatırlattı:
“Kişiliğini makamdan alanlar; Makamdan sonra kişiliksiz kalırlar.”
erdemyucel2002@hotmail.com
Hocam ellerine saglik"Türkiye,de vuku bulan olaylari anlamak mümkün degil.Niye yapiliyor,niye söyleniyor,ne yapilmak isteniliyor,izahi zor bir seydir.Diyarbakir Emniyet Müdürü bu söylesinde ne yatiyor anliyan varmi.Eger bu söylesi siradan bir Vatandas söylemis olsaydi,Vatana ihanetten Mahkeme,ye cikartilip mahkum ettirilmek icin her türlü caba harcanilirdi.
Emniyet Müdürü olmasi,da ayri bir konu,Terör dolayisiyle belki sayisi belli olmayan Sehit ve Gazi vermis bir ülkenin emniyet müdürü,nün böyle bir beyanat vermesi sözün bittigi yer demektir.Belki terörist icin öz annesi veya babasi aglamiyor onun icin.Belki,de onlardan izinsiz daga cikip terörist oldugu icin.Türkiye,de bu kadar süren terör vakalari,belki,de bu tür zihniyetliler tarafindan sürüp gelmektedir.Simdilik bu kadar yeter saygilarimla.
Sayin Erguvenc'in yukardaki yorum yazisina harfi harfina katiliyorum, altina imzami atiyorum.
PKK kendi ölülerine ağlamıyor ki biz ağlayalım. Terörist kadroları altı kere yenilendi; bu gidişle altı kere daha yenilerler. 30 bin kişi daha ölse umurları olmaz. Çünkü ölülerden nemalanan ve çok kazanan verimli bir şirkettir. Silah bırakmak hiç de işlerine gelmez. Gönüllüler, Haşhaşinler gibi öylesine şartlandırılıyor ki Hasan Sabbah'ın Alamut kalesine gider gibi, seve seve ölüme gidiyorlar. Emniyet Müdürüne en seri cevabı yine PKK verdi: Hemen ertesi günü okulları yakarak.