2
Şubat
2026
Pazertesi
ANASAYFA

Sorunumuz Pisuvar!..

Türkiye’nin gündemi gerçekten karma karışık… Kimin ne söylediğini anlayabilmek çok güç… Bir gün önce söylenenlerin ertesi gün tam tersini duyuyor veya farklı yorumlara şahit oluyoruz. Türkiye’nin başında yirmi beş yıldır süren bir terör belası var. Dış güçlerden, dost sanılan ülkelerin desteklediği Kürt sorununa çözüm getirmek için taviz üzerine taviz verilmeye çalışılıyor. Anlaşılan ne iktidarın, ne de muhalefetin bu konuda somut adımları yok… Kuşkusuz, son beyanatlara baktığımızda, bunda karlı çıkanların da PKK ve uzantıları olduğunu görüyoruz. Öte yanda Apo sanki mahkûm değil de siyasi parti lideri… Yol haritası ortaya koyacakmış, önerileri varmış!.. Başta siyasiler olmak üzere herkes merak içerisinde!.. Acaba Apo ne önerecek?

PKK liderlerinden Karayılan Fransa’nın Le Monde gazetesine “Türkiye özür dilesin” diye beyanatlar veriyor. Bütün bu karmaşa içerisinde Adana’da korsan gösteri yapanlar bir polisimizi şehit ediyor. İlk PKK saldırısının başlatıldığı Eruh’ta DTP şenlikler düzenliyor!.. Atılan bölücü sloganların bini bir para… Öte yanda bizde varız dercesine Yunanlılar Maçka Sumela’da ayin yapmak istiyor. Buna engel olmak isteyen Trabzon Müzesi Müdiresini itip kakıyorlar…

Türkiye halkı olup bitenleri sessizce izliyor… Üzerlerine ölü toprağı serpilmişçesine… Büyük olasılıkla yaklaşan Ramazanı düşünüyorlar!.. Geçen gün bir dostuma bunlar nedir diye soracak oldum; aman ülkeyi ben mi kurtaracağım yanıtını aldım… Bir diğeri Ramazanda davul çalınsın mı çalınmasın mı? Tartışmasını yapıyordu!..

Bütün bu ortamda ben de ne yazayım diye düşünüyorum… Sonra da hepsini bir kenara itip pisuvara yöneliyorum. Ne alaka demeyin; bu karmaşada yazılacak en güzel şey pisuvar olmalı diye düşünüyorum…

Ordu valisinin isteği Ordu müftülüğünün genelgesi doğrultusunda cami tuvaletlerinde sağlık koşullarına ve dine aykırı olduğu gerekçesiyle pisuvarların kaldırılmasına başlanmış… Ordu Müftü vekili “Sayın valimizin talebi oldu, bizde uygun bulduk. Zaten dinen de mekruh sayılır” demiş!..

Biz de Ordu valisinin mutlak bir bildiği vardır diye düşünelim. Kendisi geçen yıl hacca gitmişti, oraya giden Kültür ve Turizm Bakanı, Vali Yardımcısını “Vali nerde” diye fırçalamıştı. O da hacca gitti diyememiş, bilmiyorum, yurt dışında demekle yetinmişti.

Ordu valisinin kaldırılmasını isteği pisuvarlar ile ilgili Ordu milletvekillerinden biri İçişleri Bakanının yanıtlaması için TBMM Başkanlığına soru önergesi olarak vermiş…

Şimdi anladınız mı; Türkiye’nin asıl sorununun pisuvar olduğunu?

Ayakta bevletmek (işemek) prostat kanserine yol açar diyenler var. Meğer ayakta bevlederseniz sidiğin yarısı içeride kalır, o da sizi prostata duçar edermiş… Bu haberi okuyunca gerçekte Avrupalıların haline üzülmedim desem yalan olur... Demek ki, onlar ayakta bevlettiklerinden hemen hepsi prostat kanserine ya yakalanmışlar ya da yakalanacaklar…

Aslında düşünmek de hiç güzel bir şey değil… Büyüklerimiz yıllar yılı bizlere düşünmeyin, söylenenleri uygulayın diye boşuna mı söylüyorlar?

Elimde olmadan yine de düşünüyorum; dinen caiz diyenler acaba İslamiyet’in ilk yıllarında pisuvar olsaydı oraya mı bevlederlerdi? Yoksa yere mi çömelirlerdi? Ben işin içinden çıkamadım. Yorumlarınıza açık…

Beni aldı bir merak karşılaştığım erkeklere sormaya başladım;

Siz ayakta mı, yoksa oturarak mı işersiniz?

Çoğu ne cevap vereceğini şaşırıyor; belki de içlerinden, bu adam da yaza yaza manyaklaştı diye geçirirler. Bilemem…

Ayakta mı, yoksa oturarak işemek daha sağlıklı diye düşünüyorum. Önce pantolonu çıkaracak, sonra çömeleceksiniz. Bu meret günde bir defa olmuyor ki, boyuna helâda, pantalonu indir, pantolonu giy diye zaman harcayacaksın…

Bu arada bazı düşünen hanımlar da sormuyor değil; bizi ayakta işetecek bir araç neden imal edilmedi diye…

Gel de çık işin içinden…

Devlet işlerini bir kenara bırakıp pisuvara yöneldim ya… Merak edip araştırdım pisuvar nedir diye? Bu da düşünmenin bir başka kötü yanı… Sözlükler pisuvarın Fransızca pissoir kökünden gelme bir sözcük olduğunu açıklıyor. Ardından da tanımını yapıyor; genel tuvaletlerde erkeklerin kullandığı duvar kenarına yerleştirilmiş sidiklik; erkeklerin ayakta şipşak işemelerini sağlayan minyatür klozet diyor. Bazıların da erkek tuvaletlerinde olup kadınlarınkinde olmayan icat olarak niteliyor.

Pisuvarın geçmiş tarihine eğildiğimizde bugün tartıştığımız konuyu ilk kez Romalıların kullandığını öğreniyorum. Kısacası pisuvar tarihi çok eskiye iniyor. Damla Tanla’dan öğrendiğime göre tarihteki en ünlü pisuvar, Fransız sanatçı Marcele Duchamp’ın Fountain isimli eseriymiş… İngiltere’deki Çağdaş Sanat Müzesi bir anket düzenlemiş, modern sanatın en çok iz bırakan eseri nedir diye sormuş… Marcele Duchamp’ın pisuvarı P.Picasso ve Henry Matisse gibi sanatçıları geride bırakıp ilk sıraya yerleşmiş… Sonrada bu pisuvar her şeyin anlamsızlığını ve hiçliğini vurgulayan bir sanat akımı olan Dadaizm’i başlatmış…

Onun için pisuvar deyip geçmeyin; hele hele vali beyin isteği müftünün deyişiyle dine aykırı diye kenara atmayacaksın. Bu bir kültür işi… Bizim memleketimize daha gelmedi ama dünyada çeşit çeşit ve her biri ayrı sanat eseri niteliğinde pisuvarlar üretiliyor. Kimine çiçekleri sulama zamanı, kimine dikkat ısırır, kimine kaleye atış serbest diye ayrı ayrı isimler verilmiş… İçlerinde en popüler olanı ABD de Bush’u sevmeyenler için yapılan pisuvar imiş…

Türkiye’de geçmişten gelen bir de helâ kültürü vardır. Çoğu kez pisuvarların üzerine bir takım uyarılar yazılır; yerlere işemeyin, izmaritleri pisuvra atmayın gibi... Helâ kültürümüzün en güzel örneklerinden birisini de yıllar öncesi Çetin Altan “Şakule dikkat” başlığı altında yazmıştı… O yazıyı bugün gibi anımsarım…

Avrupalılar prostat tehlikesini bir kenara atmış ve en çok okunan reklamların pisuvarların üzerine yazılanlar olduğunu keşfetmişler…

Umumi yerlerde bazen yan yana dizili pisuvarlarda bevledenler yan yana sohbet bile ederler, arada kaçamak gözle birbirlerininkine bakarlar mı, bilemem. Belki pisuvar içerisindeki tabletlerin hareketinden zevk bile alanlar vardır!..

İki adam pisuvarlarda yan yana bevledirken sohbete başlamışlar. Biri diğerine sormuş, sen filanca ilden misin? Evet, yanıtını alınca sorusunu sürdürmüş; falanca köyden misin? Yine evet yanıtını alınca; seni Kör Rıza mı sünnet etti? Bu sefer diğeri şaşırmış; nereden bildin?
Deminden beri paçalarıma işiyorsun da!...

Şaka bir yana pisuvarlara baktığınızda hiç birinin memleketimizdeki boy standartlarına uygun olarak konulmadığını görürsünüz. Bazılarının yüksekliğine erişmeniz çok güç olduğundan yerlere işersiniz; bazıları da çocuk boyutlarına uygun olduğundan etrafa sıçratırsınız…

Bu sorunu önceden gören Erbakan Hoca bile başbakan olduğunda ilk işi alafranga denilen tuvaletleri alaturka ile değiştirmişti. Şimdi hangisi var bilemiyorum…

Dedim ya düşünmek çok kötü…

Biz en iyisi yazımıza pisuvar kültürü ile ilgili bir fıkra ile son verelim; yoksa bu işi daha da uzatacağız…

Adamın birisi Avrupa’ya çalışmaya gitmiş. Boş bir gününde barlardan birisinde sıkışıp tuvalete gitmiş, bir de ne görsün pisuvar altından…

“Vay be ne görüyorum, adamlar tuvaletlerini bile altından yapmışlar” diye düşünmüş… Birkaç gün sona aynı bara yine gidince, bevletmek ihtiyacı duymuş ve tuvalete gitmiş, bakmış ki altın pisuvar yerinde yok… Barmene sormuş; geçen günlerde orada olan altın pisuvar ne oldu?

Barmen yukarıdan aşağı adamı süzmüş, sonra barda oturan iri yarı zenciye seslenmiş;

“Hey Joe, senin saksafonuna işeyen adam burada!”


erdemyucel2002@hotmail.com
 

Yayın Tarihi : 20 Ağustos 2009 Perşembe 11:19:00
Güncelleme :22 Ağustos 2009 Cumartesi 11:44:02


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
mehmet ersindigil IP: 88.76.88.xxx Tarih : 20.08.2009 19:22:21

Sen sag ol Hocam"Kürt acilimi diye diye simdise pisuvar acilimina basliyoruz.Yol haritasi AB den gecer,Ögle anlasiliyorki AB Türkiye,yi kendi külübüne dahil etmek icin eski Yugoslavya gibi girisimleri vardir.Önce Türkiye,yi bölüp Kürdistani, Lazistan,Arabistan,vs ayri ayri bölgelere ayirtip islerine hangisi gelirse onu külüplerine dahil ederler.

Su an en büyük ihtimal pkk yi kullanip Kürdistan devletini Türkiye,de kurdurtmaktir.Apo denilen liderleri sanki mahkum deyilmis gibi görünüyor.Ve okuyup ögrendigim kadari ile Kürdistanin reiscumhuru gibi görülüyor.Bunu TBMM,de Siyaset yapan bütün siyasetciler bilmektedir.Apo avukatlari tatile gider gibi yassiadaya gidip liderlerinden aldiklari talimati aponun emrinde olan DTP nin siyasetle ilgilenen Milletvekillerine harfiyen bildirirler.Onlarda aldiklari emirle ileri geri ötmege baslarlar.Yaptiklari siyasetle Sayin Basbakanimizi dahil kullanmaga basladilar.

Düne kadar DTP liderleri ile konusman diyen Sayin Basbakanimiz 99 derece dönüs yapip DTP lilerle görüstü.Basbakanimiz,da ne pahasina olursa olsun degip Kürt acilimini baslatmak istiyor.Bir zamanlar bir sohbet aninda arkadaslarimdan biri,Fikra gibi bir olayi anlatti.

Sözde Rahmetli Ismet Inönü gene Rahmetli Mustafa Kemal Atatürk,ü Köskte ziyaret eder ve derki Sayin Pasam Türkiye,de azinliklar icin bir yasa cikaralim.Atatürk,ün cevabi bugün isim var yarin gel demis.Bu arada Atatürk bahcivani,ni cagirmis ve bahcede laleler haric bütün cicekleri cek yok et demis.

Bahcivan,da aynen Atatürk,ün dediklerini yerine getirmis.Devrisi gün Rahmetli Ismet Pasa Köske gene gelmis bakmis Köskün bahcesi harap olmus.Hemen Atatürk,ün yanina cikmis ve bu bahcenin harap olan halini sormus.Atatürk,ün cevabi dün azinliklar icin yasa cikaralim demistin.Bende bahceden azinliklari ayirt ettirdim diye cevap vermis.

Atatürk,ün Inönü,ye cevabi biz savasirken kimseyi bizden ayirmadik.Onun icin dedim,ki ne Mutlu Türküm diyene.Ne güzel söylemis dogrusu,da bu olmaliydi. Türkiye,nin her kösesinde Kürt Vatandaslarimiz vardir,Ve hicbir zaman ayri bir millet olarak görmedik.Ayri millet görülseydi Türkiye Cumhuriyetini Kürt Kökenli vatandaslarimiz ne Bakan olurdu nede Genaral.Oysa Türkiye Cumhuriyeti,ni Asker ve sivil en fazla idare eden Kürt kökenli Vatandaslarimizdir.Pisuvari birakalim saksafona iseyen adami,da biz Türk Bayragi altinda kökenimiz ne olursa olsun birleselim ve tek ulus olalim,Hersey Türkiye icin en iyisi olsun saygilarimla.