Sevgili dostum bugün sana çok özel bir konu anlatacağım, dalgıçlık
Bilmiyorum ilgini çekti mi? Hala çıkmadığına göre demek sende merak ediyorsun. Dinle dostum sana neler anlatacağım neler
Uzun yıllar önce sevgili arkadaşlarım Cemal Nadir ve Aslan ile Florya cumhurbaşkanlığı köşkünün etrafında dalardık. Dalardık dediğime bakma canım yüzerdik işte. Maske, şnorkel ve palet ile. Zıpkın elimizde güya balık avlıyorduk. Valla yalan söylemeyeyim ama benim hatırladığım 2-3 yıl içinde avlayabildiğimiz tek balık sersemlemiş bir deniz kefali idi. Onu da Nasıl vurduğunu ballandıra ballandıra anlatan Aslandı. Aslında nasıl vurduğunu bende görmüştüm ama o başka türlü anlatıyordu
. Ama güzelde anlatıyordu , neyse helal olsundu Aslana
Evet işte tam da o sıralarda dünya sinemaları bir ilki vizyona koyuyordu: JAWS
Ve benim deniz ile irtibatımın kesilmesi aynı ana denk geliyordu


Aradan geçen yaklaşık 26 sene ben bu korkuyu atamadım hatta her seyrettiğim Jaws ve türü filimler beni bu dalma zevkinden iyice uzaklaştırdı. Ta ki Sevgili ortağımın geçen sene dalgıç kursuna gidelim mi? demesine kadar
Bu yıl kısmet oldu. Ve 11 arkadaş kararlı ve azimli bir şekilde kursa yazıldık. Ve derslere başladık.
Su altında nefes almak! Heyecan verici ama nasıl olacaktı bu? İçimdeki korkuyu tarif edebilseydim, bugüne kadar belki yenmek kolay olurdu ama olmadı, tarif edemedim bir türlü bu korkuyu
Sevgili arkadaşım Gürkanda benzer korkuları olduğunu söyleyince sanki biraz içim rahatlamıştı, en azından korkuyu yaşayan tek ben değildim, korkularımız farklı olsa da
Kurs eğitmenimiz Cüneyt Bey ilk başlarda bizim gibi bir gruba ders vermek için biraz zor anlar yaşadı ama, tecrübesi ve sıcaklığı ile, bu sorunu kısa zamanda bizleri incitmeden aşmasını bildi. Nihayetinde O bir profesyoneldi. Tebrikler Cüneyt Hoca

Her dersin bitiminde sınav olmak ise ayrı bir heyecan fırtınası yarattı herkeste. Sınavlarla ilişiğimiz kesileli kim bilir ne kadar olmuştu. Yeni öğrenilen bilgiler, su altı dünyası, içimdeki korkular ve değerli arkadaşım Ruzinin anlamlı bakışları yanında ilk sınavdan yüzümün akı ile çıkmıştım. ( Ama eminim ki yumurta akı gibi deseydim çok gülecektin dimi).
Dersler ve sınavlar birbirini takip etti, son ders ve son genel sınav için beklemeye başlamıştık. Bu arada geçen zamanlarda hep elimde kitabım sürekli ders çalışıyordum ve problem çözüyordum. Bu yaşta ( artık yaşımı biliyorsunuz ) ikinci parantez ( bir arkadaşım , o kendini biliyor, bana yaşlandın sen artık diyor) böyle bir işe soyunduğunda vezirlikten çok rezilliği düşünüyorsun. Sınavlarda düşük puan, becerilerde beceriksizlik, yaşlılığı kabullenme veya kabullenmeme. Tüm bu duygu ve düşünceler içinde bu kursu başarı ile bitirebilmek benim için çok zordu. Ve işte beklenen an gelmişti ve biz 50 sorudan oluşan son sınava girmiştik. Sonucu fazla merak etmene gerek yok 42 doğru ile geçer not almıştım.42x2=84 Bu iyi bir netice idi. Tabii ki benim için.E nede olsa ben yaşlıydım ya
Yaşaşın artık teori dersleri bitti
.Şimdi sırada havuz dalış eğitimimiz var...
Havuzda neler olmadı ki
. Meraklanma çok yakında...Eğer fazla beklemeye tahammülünüz yoksa www.kuzeyege.com 'u ziyaret etmenizi öneririm. Benden söylemesi...