Hey Günaydın çocuklar,siz hiç kırmızı bir ağaç gördünüz mü?
Dün gece düşündüm de “ renkler olmasaydı yaşanmazdı bu dünyada”
Korktuğum odur ki, kapkara bir dünyayı isteyenler var aramızda
Oyun ister bazen büyükler; tabancalar,kılıçlar, tüfekler
Zevk meselesi bu karışılmaz!!! Barış MANÇO
Karen Fogg, Donato Chiarini ve Türkiye’deki Truva atı misali liberal kimlikli bazı gazeteciler oldukça; Türkiye’nin, Kıbrıs’ın ve Türk Cumhuriyetlerinin düşmana ihtiyacı olmayacak ve Avrupa’nın yüzyıllardır süren Haçlı zihniyeti hedefine ulaşmada güçlük çekmeyecektir. Tabii ki bazı iradesiz ve kimliksiz siyasileri de unutmamak lazım. Zamanında ittihat ve terakkicilerin düştüğü yanılgılara onlarda düştüler ve düşüyorlar. Maalesef bugün bu insan kılıklılar kelimenin tam anlamıyla vatana ihanet etmişlerdir. Kalemlerini satmışlar ve Atatürk’e verdikleri sözü unutmuşlardır, şereflerini, haysiyetlerini beş paralık etmişlerdir. Kendi kişilikleri için istediklerini yapabilir istedikleri gibi kendilerini rezil edebilirler buna sözüm yok kimsenin de olacağını zannetmem, ama konu Türk halkı için olunca başka…
“Türkiye’de etnik bölücülük konusunda uzman bir İngiliz diplomat var; Karen Fogg. Bu kişi Yugoslavya’nın bölünmesi için uğraş veren 4 kişilik Avrupalı diplomat ekibinin bir üyesi. Kendisi etnik ayrımcılık konusunda uzman" Bu sözler Tito’nun silah arkadaşı Jovan J oskoviç’e yorumu ise sana ait !!!
Vietnam, Kore, İrlanda, Arjantin, İran, Irak, Kuveyt, Balkanlar, Kıbrıs, Afganistan,Filistin; Varşova paktını,Sovyetler birliğini, Yugoslavya’yı, Çekoslavakya’yı, parçaladılar. Ukrayna bugün bir iç savaşa sürüklenmekte. Parçalanmak için sırada daha bir sürü ülke var. Ama bu muhteşem ekip! iki ayrı dine, dile ve topluma sahip Kıbrıs’ı birleştireceklermiş!!! Aynen Yugoslavya’da olduğu gibi yani. Efendiler Matematiğin çok basit bir kuralı vardır : Elma ile armut toplanmaz!
Bugüne kadar bunların birleştirdiği tek ülke Almanya’dır.Bu onların gurur ve sevinç kaynaklarıdır ve her seferinde de örnek olarak verirler. Kardeşim Almanya iki aynı ulus, dilleri ve dinleri aynı iki toplumdu ve de en önemlisi iki toplum birleşmek istemişlerdir. Kıbrıs’ta iki ayrı ulus vardır ve de bu iki ulus birleşmek değil, ayrı yaşamak istiyor. Bırakın birleşmeyi sınırlarının daha güvenli olmasını istiyor…
AB Komisyon başkan yardımcısı İsveçli Margot Wallstram geçenlerde çok ilginç bir demeç verdi…Türkiye’nin Avrupa birliğine katılımı için çıkarılan tüm kanunları yeterli görmeyen başkan yardımcısı, dilinin altındaki baklayı çıkarıverdi. Ne dedi biliyor musun ?!!! “ Türk kültürünü de Avrupa kültürüne göre değiştirmemiz gerekecek” miş. Sanki kendilerinin bir kültür birikimleri varda, bizim kültürümüzü de kendilerine uyarlayacaklar, bak sen şu işe…
Başka bir medeniyete göre kültür ayarlamaları nasıl oluyor, olursa da sonuçta tamamen
asimile olan halkın kendi kültürünün varlığından söz edilebilir mi, yada buna benzer sorular yumağı...Bugün AB ülkelerinin bir ikisi hariç, acaba kaç yüzyıllık, hatta kaç yıllık geçmişleri var?Onlar sahip olduklarını düşündükleri kültür değerleri, gelenekleri-görenekleri nelerdir? Avrupa kültüründe gelenekten bahsetmek mümkün mü? Tabii ki değil…Nasıl olsun ! Her şeyi üretmekte sınır tanımayan teknoloji, maalesef hala kültür üretemiyor ki!!!
Bazı geleneklerin eskidiğini, bazılarının artık tedavülden kaldırılması gerektiği gibi düşünceler dahi , Avrupalılaşma sevdasının ürünleri değil midir? Bunların kaldırılması veya kullanılmaması kanunla yasaklanacak şeyler midir yahu? Halk isterse, yeri ve zamanı gelince değiştirmesini veya kaldırmasını bilir, hatta yerine koyacağını da bulur…
Gelelim, gerek Amerika gerekse Avrupa birliğinin Kuzey Kıbrıs için her yıl ayırdıkları paralara!!! Amerika senatosu her yıl Kıbrıs için harcanmak üzere tam 15 milyon dolar bütçe ayırmıştır. AB bütçesinden de her yıl asgari 20 milyon euro harcandığı artık bir sır değil!!! Şimdi soruyorum, Sayın Verheugen, sayın Karen Fogg, sayın ABD Kıbrıs masası sorumluları, kısaca tüm sorumlular: Amerika’dan her yıl gelen 15 milyon dolarlar, AB den her yıl asgari 20 milyon Eurolar K.K.T.C.Halkı için harcanmadığına göre; bu paralar nereye, kimlere, hangi çıkar ve amaçlarla verilmiştir?
Ey tepkisiz dünya insanları! Zaman şimdidir. Gözlerini yumup, kulaklarını tıkamaktan vazgeç artık! İnsanlık gitti gidiyor, daha ne bekliyorsunuz? Amerika ve maşa ülkeleri: Yetmedi mi içtiğiniz kanlar? Nato ve BM, den medet umanlar, boşuna beklemeyin.
Amerikan halkından bir netice alamayacağınızı daha öğrenemediniz mi? Dünya haritasında yaşadığı şehri dahi gösteremeyen zavallılar, dünyanın acılarının yaşadığı yerle ne kadar ilgilenebilirler? Soykırım yapılmadığı halde ve bunun belgelerinin olmasına rağmen Türkiye için yapılmış gibi gösterilmeye çalışılan ermeni soykırımını sürekli ısıtan ama kendilerinin en son Irak’ta uyguladıkları soy kırımı değişik mazeretler altında dünyaya gösteren ve şüphesiz yandaş bulan Amerika’ ya en güzel tokat, Pentagon bünyesinde oluşturulan komisyondan geldi…? ( Buna başka bir yazıda yer vereceğim )
En cahil diyebileceğiniz insan, terörle islam arasında bir bağlantı kurulamayacağını bilirken, Amerika mı bilemeyecek!!! Gerçek teröristin en güzel örneğini, tüm dünya 11 Eylül’de gördü, Sovyetler birliğinin karşısına çıkarmak için yetiştirdikleri adamlarına, Amerikan halkını katlettirirken.Yaralı ve naçar insanları kutsal mekan camii’lerin içinde öldürtürken ve de köpeklere yedirirken de gördük… Köpeklerin yediği kendi askerleri olsa böyle mi olurdu diye sormuyorum bile. Çünkü bunların zihniyeti bunu da kabullenmiştir!!!Köpeklerin yediği; sadece vatanı için savaşan askerlerin değil, insanlığın cesedidir….
Bu arada bravo Rusya’ya …Belki de Rusya yeni anlıyor dünya hakimiyetinin tamamen Amerikaya bırakılışının yanlışlığını. “ Yeni bir Atom bombası” kelimesi bile yetti bazılarının yüreğinin hoplamasına. Yanlış anlaşılmasın, savaş ve kan sevdalılarından değilim. Ancak dengesiz güçlerin dünyasında, bağımsızlık, hürriyet, eşitlik v.s. kelimeleri bana hiçbir şey ifade etmiyor. Bunun için en azından bu dengenin kurulabilmesi adına ; Bu dünyanın Rusya’ya, Çin’e ihtiyacı var.
Nerdesiniz insan hakları komisyonları, çok bilmiş Avrupalılar nerdesiniz yahu…Niye hiç kimsenin sesi çıkmıyor? Bugün sahnelenen bu oyunların; insanlığın geldiği noktayı gözler önüne sermesi beklenirken; heyhat, gel gör ki : kafamız kumda, ……. Dışarıda tüm gelmiş geçmiş ve gelecek medeniyetlere caka satmaya çalışıyoruz…
“Ben yaşayabilmek için mutlaka müstakil bir milletin evlâdı kalmalıyım. Bu sebeple millî bağımsızlık bence bir hayat meselesidir. Millet ve memleketin menfaatleri icap ettiği takdirde, insanlığı teşkil eden milletlerden her biriyle medeniyet gereği olan dostluk, siyaset münasebetlerini büyük bir hassasiyetle takdir ederim. Ancak benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin de bu arzusundan sarfınazar edinceye kadar amansız düşmanıyım. ”(23.4.1921) M.KEMAL ATATÜRK
Ey büyük Ata!
Varlığımızın en mukaddes temeli olan, Türk istiklal ve Cumhuriyeti’nin ebedi bekçisiyiz. Bu karar, sarsılmaz irademizin değişmez ifadesidir. İstikbalde hiçbir kuvvet bizi yolumuzdan döndürmeyecektir...
Bizler bütün hızımızı senden, milli tarihimizden ve ruhumuzdaki sönmez iman ateşinden alıyoruz. Senin kurduğun kuvvetli temeller üzerinde attığımız her adım sağlam, yaptığımız her hamle şuurludur. En kıymetli emanetin olan Türk istiklal ve cumhuriyeti, mevcudiyetimiz esası olarak eğilmez başların, bükülmez kolların, yenilmez Türk evlatlarının elinde ilelebet yaşayacak ve nesillerden nesillere devredilecektir. Bu mukaddes emanete yönelen dahili ve harici bütün tecavüzler, iman dolu göğsümüze çarpacak ve parçalanacaktır. İstiklal ve cumhuriyetimize kast edecek düşmanlar, en modern silahlarla mücehhez olarak, en kuvvetli ordularla üzerimize saldırsalar dahi, milli şuurumuzun ve yenilmez Türk gücünün zerresini bile sarsamayacaklardır. Çünkü, istiklal ve cumhuriyetimize kast edenler karşılarında binlerce Türk tarihinin yılmaz evlatlarını, Cumhuriyet inkılaplarının feyizli ve imanlı gençliğini bulacaklardır.
Ey en büyük Türk! İstiklal ve cumhuriyetimizi korumak mecburiyeti hasıl olunca, içinde bulunacağımız ahval ve şerait ne olursa olsun, kudret ve cesaretimizi damarlarımızdaki asil kandan alarak; bütün engelleri aşıp, her güçlüğü yenmek azmindeyiz.
Türk Gençliği!!!!
Sadece hatırlatmak içindi…
Saygılarımla