7
Şubat
2026
Cumartesi
SİYASET

Rektörlerle iftar açtı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti İstanbul İl Teşkilatı'nın üniversiteli gençlere verdiği iftar yemeğinde rektörlerle aynı masada oturdu. Erdoğan, yemekte yaptığı konuşmada, "Her ailenin çocuğunun eğitim hakkını sonuna kadar savunacağız. Çocuklarımızın geleceği içi hepimiz birer ışık yakacağız" dedi.

Lütfi Kırdar Kongre Merkezi Rumeli Salonu'nda verilen yemeğe Erdoğan'ın yanı sıra Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Meclis Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, AK Parti İstanbul İl Başkanı Mehmet Müezzinoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, iş adamları, sanatçılar, öğretim üyeleri ve 2 bine yakın öğrenci katıldı.

Başbakan Erdoğan, yemek sırasında konuk rektörlerle aynı masada oturup birlikte oruç açtı.
Yemekte bir konuşma yapan Milli Eğitim Bakanı Çelik, "Üniversiteler bir ideoloji yuvası olmaktan çıkarılıp, öğretilerin evrensel bir bakış açısıyla ele alındığı, işlendiği mekanlar olmalıdır. Bütün çabamız ülkenin tamamında bilgi toplumunun gereklerinin yerine getirilmesidir" dedi.


Daha sonra kürsüye gelen Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin geleceğinin iyi nesiller yetiştirmeye bağlı olduğunu belirterek, "Ben bu ülkenin bütün gençlerine sonuna kadar güveniyorum. Bu gençlik, Türkiye'nin en büyük gücü ve potansiyelidir. Yaşınız itibariyle ülkemizin geçmişini daha çok televizyonlardan, belgesellerden izlediniz. Bence bu, sizler için çok önemli bir zenginlik.

En azından ülkemizi geri götürmekten başka bir işe yaramayan kısır siyasi gelişmeleri yaşamadınız. Kısır döngülerle zihninizi yormadınız. Biz bu aşamalara gelene kadar çok sıkıntılar çektik. Belki bundan kazanımlarımız da oldu. Ancak geçmişteki gençlik daha çok boş tartışmalarla enerjisini tüketti. Zihinlerinizi asla klişelere esir bırakmayınız.

Ülkenize olan sevdanızdan asla şüphe duymuyorum. Yeter ki bu ülke insanın refahını ve mutluluğunu temin edecek işlerin peşinde koşun. Bu ülkeyi, içindeki her şey ile birlikte sevmek, tüm insanlarını birlikte sevmek, dünü bugünüyle, dünya için taşıdığı önemli medeniyet değerleriyle sevmek zorundayız.

Unutmayın ki günümüzde bizden daha zor koşullarda ve coğrafyada yaşayanlar var. Ben daha 2 gün önce Pakistan ve Afganistan'dan geldim. Gerçekten oraları gördüğümüzde halimize ne kadar şükretsek azdır" şeklinde konuştu.

"YIL SONUNA KADAR İNTERNET AĞI OLMAYAN OKUL KALMAYACAK"
Türk halkının her ferdinin ülke için ayrı bir değer olduğunu kaydeden Erdoğan, "Bizim, vatanımızın tek bir evladını bile gözden çıkarma lüksümüz yoktur. 7'den 70'e, köyden kente birlik ve beraberlik şuuruyla Türkiye'nin hedeflerini gerçeğe dönüştürmenin sevincini paylaşacağız. Türkiye'nin dört bir yanında siz gençlerimizin daha iyi şartlarda eğitim görmesi için yeni adımlar atıyoruz.

Türkiye genelinde yıl sonuna kadar internet ağı olmayan okul kalmayacak. Bu, 350 bin bilgisayarımızın okullarımıza girmesi demektir. Bundan sonra 'İstanbul'daki öğrenciler bilgisayarlı sınıflarda okuyor da Sarıkamış'ta Urfa'daki öğrenciler de okuyabiliyor mu?' diye sorulduğunda 'evet okuyor' diyebileceğiz. Sevinirken lokal bir grup sevinmeyecek. Toplum olarak hep birlikte sevineceğiz. İstiyoruz ki ülkemizin bütün insanları sevinsin.

Çünkü gelecek, Türkiye'nin olacaktır. Muasır medeniyetler seviyesine çıkma yolundaki azmimiz tamdır ve milletimiz de bu azmi bizimle paylaşmaktadır. Türkiye'yi karamsarlığa mahkum etmek isteyenler millet iradesinin hissiyatının dışındaki çevrelerdir. Bu ülkeyi gölge oyunlarının sahnesi haline çevirmek isteyenler, karanlıktan nemalanmak isteyenler çıkabilir. Sakın bu boş şeylere tevessül etmeyin, üniversitelerimizde sizi bölmeye yönelik olan tuzaklardan kaçınız. Bu ülkeyi karanlığa götürmek isteyenler, hep bardağın o boş olan kısmına bakarlar. Biz diyoruz ki bardağın bir kısmı boşsa, bir kısmı da doludur.

Biz bardağın dolu tarafına bakıyoruz. Çok şükür bugünkü gençliğimiz 'bardağın dolu kısmına ne ilave edebilirim' diye düşünen bir gençliktir. Ben bu gençliği alkışlıyorum" dedi.

Öğretim üyelerine de seslenen Erdoğan, "Bu gençlerimize vakit kaybettirecek olaylara meydan vermemeliyiz. Her ailenin çocuğunun eğitim hakkını sonuna kadar savunacağız. Çocuklarımızın geleceği için hepimiz birer ışık yakacağız. Işıkları yakarak muasır medeniyetler seviyesine çıkmak zorundayız" dedi.

Her şeyin zıddı ile kaim olduğunu ifade eden Erdoğan, "Tabii ki kötüler bu toplumda olacak ki iyiler de belli olsun. Böyle kötüler de bulunsun ki milletimiz nereden nereye geldiğimiz görsün ve anlasın" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin AB yolunda sona yaklaştığını anlatan Erdoğan, "Biz şu anda final oynuyoruz. Çeyrek finali, yarı finali geçtik, şu anda finali oynuyoruz. Bu finalin başarılı bir şekilde sürdürülmesi lazım. 90 dakika ve uzatmalar artık yok. Bu sadece bir final. Burada 35 fasıl var. Bu 35 faslı hükümetimiz, STK'larımız, öğrencilerimiz, üniversitelerimizle birlikte gerçekleştireceğiz. Biz artık raya girmiş durumdayız.

Bundan sonra herkes üzerine düşen görevi yapacaktır. Kimseye cevap vermek gibi bir derdimiz yok. Cevap vereceğimiz tek merci millettir. Gayretimizin neticesini en kısa sürede göreceğiz" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, yemek sonunda üniversiteli gençlerle hatıra fotoğrafı çektirdi.

.
Yayın Tarihi : 23 Ekim 2005 Pazar 22:19:04
Güncelleme :26 Ekim 2005 Çarşamba 01:36:32


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?