Türkiye 1.Süper Ligi önümüzdeki hafta başlayacak. Ligin devre arasındaki boşluktan yararlanan takımlarımız kamp dönemi içerisinde yapmış oldukları hazırlık maçlarında ligde oynatamadıkları oyuncularına şans verdiler.
Yerli ve yabancı takımların kamp yeri olarak seçtikler Antalya ve çevresinde çok sayıda yerli ve yabancı takım hazırlıklarını sürdürürken antrenman ağırlıklı maçlar da oynamaktan geri kalmadılar. Bu arada da eksiklerini gidermeye çalıştılar. Antalya’da turizm yönünden ölü sezon sayılan bu aylarda, her yıl olduğu gibi yine en iyi şekilde futboldan yararlanıldı. Önceki yıllardan deneyimli olan Antalya’nın en büyük eksikliği şehre yakışır bir stadyumunun olmayışıdır. Ayrıca Antalyaspor’un 1.Türkiye Süper Liginde olmayışı da ayrı bir üzüntü kaynağıdır. Antalya Arcadia ve Topkapı Palas otellerinin ileri bir görüşle bu eksikliği gören ve düzenledikleri nizami futbol sahaları ve küçük de olsa tribünleri ile hazırlık maçlarının oynanmasına olanak sağladıkları gibi bu konudaki büyük bir eksikliği de giderdiler. Önümüzdeki yıllarda bu eksikliğin giderilmesi, Antalya’nın modern bir stada kavuşması ile kuşkusuz her şey çok daha güzelleşecektir.
Ligin devre arasında Antalya da yapılan “Efes Cup” turnuvasına Beşiktaş, Galatasaray Borussia Dortmund ve Werder Bremen katıldı. Finali de iki Türk takımı Galatasaray ile Beşiktaş oynadı ve penaltı atışları sonunda kupa Beşiktaş’ın oldu. Bu takımlarımızın dışında Fenerbahçe Belçika’nın La Louvierre takımını 2-0, Werder Bremen’i son dakikada Anelka’nın attığı gol ile 2-1 yenerken, Rus F.C Krylya Sovetov’ u yedek ağırlıklı oyuncuları ile 4-2; Beşiktaş, İstanbul’da Krylya Sovetov’u ile 2-2; Trabzon da Gökdeniz ve Fatih Akyel’li kadrosu ile Avni Aker’de Belçika’nın Genk takımı ile 2-2 berabere kaldı.
Bu maçlar takımların ligin ikinci yarısına hazır olduklarını gösteriyordu. Ancak dikkati çeken bir nokta da ligde oynama fırsatı yakalamayan futbolcuların bu maçlarda kendilerini gösterebilme olanağını bulmalarıydı. Özellikle Beşiktaş sol kanatta Mehmet isimli bir futbolcudan yararlanabileceğini gösterirken Ailton bir var, bir yok örneğini sergiliyordu. Yeterince pas alabildiğinde gol atabilen, onun dışında suskun kalan bu futbolcudan Beşiktaş ne derece yararlanabilir bilinmez. Öte yanda Fenerbahçe ligde oynatılmayan Rüştü eski günlerine döndüğünü ve kaleyi her zaman devralabileceğini gösterdi. Onun yanı sıra Mahmut Hanefi, Can, Kerim, Olcan ve Gürhan bu takımda her zaman yer alabileceklerini gösteren oyunculardı. Son hazırlık maçında Fenerbahçe’nin hiç oyuncu değiştirmemesi, bir iki değişiklik ile ligdeki ideal kadroyu bulduğunu gösteriyordu. Appiah’un yokluğu, onun yerine çekilen Ümit ile kapatıldı. Bu arada sol kanatta Mahmut Hanefi kendine verilen şansı çok iyi değerlendirdi. Fenerbahçe’nin sistemini oturtmuş olduğu açıkça görülüyordu. Ne var ki, Fenerbahçe’nin La Louvierre maçında yer verdiği genç oyuncuların bu takımda yer alabilmeleri yabancılardan ötürü çok zordur.
Daum’un günü kurtarmak adına ileriye dönük genç oyuncuların üzerine düşmediğini, onlara pek fazla bir şans vermediğini dikkate alacak olursak onlar ligin ikinci yarısında yine kulübede oturacaklardır. Önümüzdeki yıl bu oyuncular başka takımlarda parlayacak olurlarsa, Fenerbahçe için yazık olacaktır. Öte yanda Galatasaray’da Mondragon’un arkasında bekleyen Aykut ve Fevzi gibi iki kalecinin yine kulübede kalacağını üzülerek söyleyebiliyoruz. Her ikisi de Galatasaray kalesinde başarı ile yer alabilecek ve belki de milli takıma kadar yükselebilecek futbolcular. Ne yazık ki, futbolumuzun yabancı oyuncu hayranlığı, bu yeteneklerin önünü bir türlü açamıyor.
Devre arasında Antalya’da her şey güzeldi. Ancak yine de seyirci çirkinliği vardı. Sahaya atılan maddeler, orada olmayan bir takım için söylenen çirkin sloganlar bu konudaki cehaletimizi ve edepsizliği bir kez daha gözler önüne seriyordu.