7
Şubat
2026
Cumartesi
SPOR

Avrupa Futbol Şampiyonası Kuraları Çekildi

2008 Avrupa Futbol Şampiyonası eleme gruplarının kuraları İsviçre’nin Montrö şehrinde geçtiğimiz günlerde çekildi. Altı gurupta yedişer takım; bir grupta da sekiz takımın isimleri torbada yer aldı.Gruplarda ilk iki sırayı alacak takımlar Avusturya ve İsviçre’nin ortaklaşa ev sahipliğini yapacağı finallere katılacaklar. Grupların eleme maçları 2 Eylül 2006’da başlayacak ve 21 Kasım 2007’de sona erecek.

Türkiye “C” grubunda Yunanistan, Norveç, Macaristan, Bosna-Hersek, Moldova ve Malta ile eşleşti. Spor basınımızın genel kanısı, Türkiye’nin şanslı bir kura çektiğidir. Ancak 2006 Dünya Kupası gruplarının kuraları çekildiğinde de aynı iyimserlik havası esmiş, gruptaki takımlar küçümsenmiş ve biz finallere ne yapar ne eder katılırız denilmişti. O günlerde herkeste bir iyimserlik havası vardı. Ne var ki, Trabzon da Gürcistan’la oynadığımız ilk maçtaki kötü futbol ve alınan beraberlik, yitirilen puan tehlike çanlarının ilk habercisi idi. Belki de Trabzon da o beraberlik alınmasaydı Türkiye şimdi Dünya Kupası finallerinde olacaktı!..

Futbolumuz yönünden acı tecrübeleri daha önceki play off maçlarında da geçirmiş, umulmayacak takıma puan verip hüsrana uğramıştık. Bundan ne kadar ders aldık bilemeyiz...Bu bakımdan bundan iyisi olmaz diye rehavet uykusuna dalmadan rakiplerimizi iyice incelemeli, lig maçlarını gözlemlemeli, futbolcuları da ona göre motive etmeliyiz. Kuşkusuz, Futbol Federasyonu ve teknik heyet bunları düşünecektir, düşünmelidir de.... Ancak ortada koskoca bir sorun var. Futbol Federasyon seçimleri, çeşitli polemiklere sahne oldu. Bir yanda spordan sorumlu bakan seçimlere ağırlığını koymaya çalışırken, diğer taraftan bazılarının istemediği Haluk Ulusoy oyları az farkla da olsa alarak başkanlık makamına oturdu. Öte yandan, federasyona hükümetin eli uzandı denildi.

Ardından seçimle ilgisi olmayan Milli Takımlar Teknik Direktör Fatih Terim yersiz biçimde istifa ederim gibi sözler söyledi. Bu da gösteriyor ki, bugün futbolumuzun yönetiminde büyük bir kargaşa yaşanıyor. Kimse yerinden emin gözükmüyor. Böyle olunca da yönetim rakiplerimizi nasıl inceler ve takımızı ona göre hazırlar o da bilinmiyor. Yıllar öncesi rahmetli Avni Akyol bir genel müdür için özel bir sohbetimizde “Vaktinin dörtte üçünü makamını korumak için uğraşıyor.İşinin tamamını masasına verse daha verimli olacak “demişti.Yerden göğe kadar haklı bir sözdü. Futbol Federasyonuna her türlü düşünceden uzak, kendini Avrupa Şampiyonasına yöneltmiş olsa belki de bu kura işimize yarayabilir. Ancak unutulmaması gereken bir nokta da futbolumuzda büyük bir düşüşün içerisinde olduğudur.

Son Dünya Kupası üçüncüsü Türkiye ile 2004 Avrupa Şampiyonasını kazanan Yunanistan bu kez 2008 Avrupa Futbol Şampiyonasına katılabilmek için C grubunda birlikte mücadele verecekler. Gerçeği söylemek gerekirse her iki takımında daha önce aldıkları sonuçlar biraz sürpriz ve biraz da kura çekimindeki şansın yardımından kaynaklanmaktadır. Her iki takımın bugünkü durumlarına bakıldığında eski güçlerinden çok uzakta oldukları görülmektedir. Türk futbolcular kendi memleketlerinden oynarken Yunanlıların çoğu Avrupa liglerinde top koşturuyorlar. Bu durum onlar için biraz da şans ve tecrübe olarak yorumlanabilir.Ayrıca Yunanistan’ın başında Otto Rehhagel gibi başarısını kanıtlamış bir teknik direktör bulunuyor.Türkiye ile Yunanistan son elemelerde birbirlerine üstünlük sağlayamayarak, iki maçta da 0-0’lık sonuca razı olmuşlardı.Fatih Terim takımın başında kalıp kalmayacağı da daha henüz netlik kazanamadı.

Grubun diğer takımı Norveç’in uluslar arası sahalarda başarısı olmamasına rağmen yine de Avrupa’nın dişli takımları arasındadır. Norveç çok zor gol yiyen ve çok da az gol atan bir takım. Bu bakımda kolay lokma olarak görülmemelidir.

Bosna-Hersek takımının futbolcuları bizler için hiç de yabancı değiller. Hasagiç, Boliç,Baliç, Türkiye’de oynayan futbolcular. Bu bakımdan bizleri iyi tanıyan bir takım özelliğindeler.

Macaristan ise bir türlü eski istikrarını ve gücünü toplayamamış bir takım görüntüsündedir. Ancak Macar futbolu bir zamanlar bir ekoldü. Bu hiçbir zaman göz ardı edilmemelidir. Son Dünya Kupası elemelerinde başarısız olunca da yeni bir yapılanmanın içerisine girdiler. Eleme maçlarına daha uzun bir süre var; Macarların ne yapacağı da pek kestirilemez.

Moldova ve Malta grubun en zayıf takımları olarak görünüyorlar.. Ummadık taş baş yarar diye bir söz vardır. Bu bakımdan bu takımlarla oynanacak maçlara nasıl olsa yeneriz havası içerisinde, rakibi küçümseyerek çıkılmamalıdır. Türkiye bunun en acı tecrübelerini yakın tarihlerde yaşamıştır.
Türkiye, Avrupa’nın diğer güçlü takımları göz önüne alınacak olursa iyi bir kura çektiği açıktır. Bundan daha iyisi de olamazdı. Bu şansı sahada ve teknik beceriksizliklerle yitirirsek gerçekten çok ayıp olur. Ancak futbolumuzun üst yönetimdeki kargaşa sürdüğü sürece ve buna bir de siyasetçiler karışırsa Türkiye’nin işi hiç de kolay değildir. Gönlümüzün kurası, bundan iyisi Şam’ da kayısı gibi sözlerle kendimizi avutmayalım; gerçekleri görelim...

erdemyucel2002@hotmail.com



Yayın Tarihi : 31 Ocak 2006 Salı 14:42:53
Güncelleme :6 Şubat 2006 Pazartesi 21:07:49


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?