Türkiye liglerinin başlangıcından bu yana böylesine bir lig şimdiye kadar hiç yaşanmadı. Kimin şampiyon olacağı, kimin de düşeceği son haftalara girilirken böylesine belirsizliğini korumamıştı.Zirve mücadelesinde dört, beş takım başa baş haftalardır mücadele ederken geriye kalanlarda ligden düşmeme savaşı veriyor. Bu hafta alınan sonuçlar bile bitime üç hafta kala tam bir netliğe yine kavuşamadı. Beklenmedik sonuçlar alınıyor, sürprizler yaşanıyor. Kuşkusuz, bunların başında da haftalardır zirveyi bırakmayan, futbolda Anadolu ihtilali yaptı denilen Sivas beklenmedik şekilde evinde, düşme hattında olan İstanbul B,Şehirbelediye’ye yenilince hesaplar iyiden iyiye altüst oldu. Buna karşılık bir çok takıma kök söktüren Ankaraspor’da kendi evinde Beşiktaş’a boyun eğince 31.haftanın lideri değişti.
Beşiktaş, haftalardır derinden derine kovaladığı zirve mücadelesine kazandı ve rakibinin iki puan önünde lider...
Kısacası İstanbul’da Beşiktaş’ta sevinç, şampiyonlun olacaklarına inanmış Sivas’ta büyük bir hüzün var...
Beşiktaş bundan sonra bu avantajını korur mu?
Bence korur ve Beşiktaş’ın şampiyonluğunun büyük bir kazaya uğramazsa ayak sesleri duyulmaya başladı. Bu avantajını eline geçiren Beşiktaş’ın ligde formalite maçları oynayan Galatasaray’ı çok rahat geçeceğini, düşme hattındaki Ankaragücü ve Denizli maçlarını deplasmanda da olsa aşacağına sanıyorum. Çünkü bir böylesine bir kısmet kolay kolay bir daha ele geçmez...
Ligde tam on altı hafta zirveden inmeyen Sivas’ta geçen haftaki Gaziantep yenilgisinden sonra işlerin iyiye gitmediğinin sinyallerini vermişti.Buna rağmen bu maç Bülent Uygur ile Abdullah Avcı arasında bir taktik savaşı şeklinde geçti ve bundan da galip gelen Avcı oldu. Bülent Uygur nasıl olsa kazanırız, golü erken bulalım düşüncesiyle yola çıkarak, oyuna üç forvet ile başladı. Ancak rakibinin müthiş bir kontratak takımı olduğunu nedense aklına getirmedi. Uyandığında ise her şey olup bitmişti.Gökhan Kaba’nın 8 ve 17. dakikalardaki gollerinden sonra Sivas yine doldur boşalt, nasıl olsa atarız havasındaydı.Buna rağmen yine de üç topu direklere takıldı. Bülent Yıldırım Zeki’nin eline çarpan topu görmedi ve birde penaltısı güme gitti. Tum’un attığı gol takımı biraz daha gayretlendirdiyse de sonuç yetmedi. Sivas sahadan 2-1 yenik ayrılırken, büyük olasılıkla da zirveye de veda etti. Bu durumda üçüncülük şansı bile zora girdi dersek yanılmış olmayız.
Bu maç için söylenecek tek bir söz var; Sivas ayağına gelen kısmeti iki haftadır peş peşe tepti!.. Maç boyunca seyircinin hakem Bülent Yıldırım aleyhine tezahüratı moralini bozmuş olmalı ki, Balili ve Bilica’ya kırmızı kart gösteremedi. Maç bitiminde çok kötü oynayan Mehmet Yıldız’ın rakip oyuncu Martin Kuş’a saldırması ise çok çirkin ve yakışıksızdı.
Sonuca bakanlar Beşiktaş’ın Ankaraspor’u 4-1’lik sonuçla çok kolay geçtiğini sanırlar. Oysa Beşiktaş’ı zirveye taşıyan maç hiçte kolay olmadı. Holosko’nun golünden sonra Ankaraspor Ediz’in golüyle beraberliği yakaladıktan sonra İbrahim Toraman ve Yusuf Şimşek oyunu çevirmeseler Beşiktaş’ın işi çok zordu. Bu arada kritik anlarda Rüştü sahneye çıkmasa yine Beşiktaş için bir hüsran yaşanabilirdi. Beşiktaş iyi oynayamasa bile, Sivas’ın çöküşünden sonra zirveye hakkıyla oturduğunu söyleyebiliriz. Ancak, avantajı yakaladık, bu iş burada bitti derlerse yanılmış olabilecekleri de düşünülmelidir...
Ligde kaderine razı olan Fenerbahçe, 2006’da kendirlini şampiyonluktan eden Denizli’den intikamını aldı ve rakibini düşme potasına soktu. Nitekim maç boyunca tribünler “Denizli kümeye” tezahüratını sürdürdü. Fenerbahçe , nihayet Guiza’nın golüyle rakibini 1-0 yenerken, geçen haftaya göre çok kötü bir oyun ortaya koydu. Fenerbahçe’nin oyununu seyrettikten sonra böyle bir takım şampiyonlukta iddialı olamaz, orta sıralarda yer alır diye düşündük. Maçın yıldızı bu haftada stoperde mükemmel oynaya Gökhan Gönül idi. Golü atmasına rağmen Guizae yine bal yapmaz arıya benziyordu. Emre ise kulağı çekilmiş olacak ki, sinirli hareketlerinden, arkadaşlarına kötü davranışlarından uzaktı. Alex ise 57. dakikada oyuna girmesi ve adeta takımı yönetmesinden sonra daha hırslı ve futbolu özlediğini gösteriyordu.
Cezası nedeniyle Kayseri’de Ankaragücü ile oynayan Galatasaray Baros’un penaltıdan attığı golle 1-0 yenerek üçüncülük şansını ve daha doğrusu UEFA yolunu açmayı başardı. Galatasaray bu sezon oynadığı en iyi futbolunu ortaya koyarken çok sayıda da goller kaçırdı. Sakat ve cezalı futbolcuların takıma dönmesiyle birlikte Bülent Korkmaz gerçek kimliğimizi bulduk derken, takımın yöneticilerine sormalıdır; biraz geç kalmadınız mı?
Ersun Yenal’ın gidişinden sonra, ne hikmetse açılan Trabzonspor ligin dibindeki Kocaeli’ni 3-1 yendi ve rakibine acımadı. Sivas ile aradaki farkı bire indirerek Şampiyonlar Ligine katılabilmenin umudunu yaşamaya başladı. Fenerbahçe ile puan puana olan Bursaspor ise Konyaspor’u 3-0 yenerek rakibini son üç takım arasına soktu. Gençlerbirliği hafta içerisinde çıkan şike iddialarına tokat gibi bir yanıt vererek Hacettepe’yi 3-1; Eskişehir’de Antalya’yı 2-0 yenerken rakibini adeta ateşe attı.
Ligin dibinde kaynayan kazanda Hacettepe ile Kocaeli’nin kurtulmaları imkansızlaşırken, Ankaragücü, Antalyaspor, Denizlispor, Konyaspor ve Eskişehir’in düşecek üçüncü takımlardan hangisinin olacağı önümüzdeki haftaya kaldı, Gençlerbirliği ise onlara göre biraz daha rahat durumda...
erdemyucel2002@hotmail.com