7
Şubat
2026
Cumartesi
SPOR

Bursa’yı Aşağı Çekmek İsteyenler mi Var?

Milli Takımın hafta içerisinde Güney Kore ile oynadığı ve golsüz berabere kaldığı maçtan sonra Süper Ligimiz ile baş başa kaldık. Güney Kore Milli Maçı bazı sorunları da gün yüzüne çıkardı. Türkiye takımlarında oynayan, bazıları kaliteli, bazıları kalitesiz yabancı futbolcular Milli Takımı kurmakta zorluk çekildiğini bir kez daha ortaya koydu. Milli Takımda oynatacak futbolcu bulamayan Hiddink, gözlerini yurt dışındaki gurbetçilerimize çevirmiş… Bu yönde yalnızca tek bir örnek vermek isterim; Volkan takımın tek kalecisi… Yedek kaleci Onur sakatlanınca kendi takımlarında yedek kalan, bu sezon bir iki maça oynayan Tolga ile Mert takıma çağırılmış… Bu da gösteriyor ki, Süper Lig takımlarımızdan Volkan ve Onur dışında başka kaleci yok… Böyle olunca da takımda uyum diye bir şey kalmamış… Avrupa Kupasına katılmamızın hayal olduğu kabul edilmelidir.

Süper Ligin bu hafta oynanan maçlarında futbolculardan çok hakemlerin, birbirlerini tutmayan kararlarının etkili oldukları görüldü… Haftanın en önemli maçı olan Bursa-Eskişehir maçında, Bursa oyunu 1–0 önde götürürken. Birden Hakem Halis Özkahya, Eskişehir lehine bir penaltı yarattı. Ardından rakibine dirsek atan Batuhan’ı oyundan atmak zorunda kalınca dengeyi sağlamak için Ozan İpek’e kırmızı kartı gösterdi. Bu hareketini tasvip etmeyen Ertuğrul Sağlam’ı tribüne göndermek isteyince, Sağlam’ın kendisi soyunma odasına gitti…

Buca –Konya maçında futbolcular son derece centilmence mücadele ettiler. Ancak bu maçta da kırmızı ve sarı kartlar birbirini izledi. Bursa maçında rakibine dirsek atan Batuhan haklı olarak kırmızı görürken, Beşiktaş-Ankaragücü maçında rakibinin boğazına dirsek atan İbrahim Toraman’ın hareketini Özgür Yankaya görmezlikten geldi. Kuşkusuz önümüzdeki hafta oynanacak olan Beşiktaş-Fenerbahçe maçını düşünmüş olacak!...

Hakemlerimizin çifte standartlı ve yanlı davranışlarını görünce futbolumuz adına üzülüyoruz. İnsanın aklına çeşit çeşit sorular geliyor… Şampiyonluklar veya düşmeler saha dışında mı ayarlanıyor… Bunun tipik örneği de Bursa aleyhine verilen penaltı ve gereksiz gösterilen kartlar… Süper Ligde bunlar olup biterken Bank Asya nedense gözlerden uzak kalıyor. Bu ligde Orduspor, Gaziantep Belediye, Tavşanlı Linyitspor 34’er puanla başı çekiyor. Onları birer puan geriden Samsun, Denizli izliyor. Bolu, Ç.Rize, Mersin İdman Yurdu her an atak yapacak konumdalar. Ne garip ki, bu hafta Karşıyaka’yı 1–0 yenen Altay alt sıralarda mücadele eden düşmemeye çalışın yılların iki güzide İzmir takımları… Gönül, Altay’ı da Karşıyaka’yı da Süper Ligde görmek istiyor… Yaklaşıp yaklaşıp ucundan dönüyorlar… Ama olmuyor işte…

Haftanın açılış maçında ligin ikinci yarısında galibiyet alamayan ve bu nedenle de liderliği tehlikeye düşen Trabzonspor, -5 derece de çok soğuk günde Sivas ile hayati bir maç oynadı. Her iki takımında puana şiddetle ihtiyacı vardı. Trabzon liderliği bırakmamak, Sivas ise düşme hattından kurtulmak istiyordu. Şenol Güneş ile Rıza Çalımbay’ın taktik savaşı altında geçeceği sanılan maçın ilk dakikasında Engin’in mükemmel pası ile bir anda kaleci ile karşı karşıya kalan Jaja golünü atmakta gecikmedi. Bu gol Sivas’ın düzenini bir anda bozdu. Orta alanı boş bırakarak rakibe yüklenmeye başladılar. Böyle olunca da kalelerinde peş peşe tehlikeler görmeye başladılar. Ancak her iki takımın kalecileri, Onur ve Korcan’ın yerinde müdahaleleri golü getirmedi.

İkinci yarıda takımın yeni transferi Grosicki’nin rakibe çarparak Onur’u yanıltan golünden sonra Sivas daha da umutlandı. Savunmanın derinliğinde boşluklar bırakarak rakibe yüklendiler. Bu anlarda ortaya çıkan Burak iki golle rakibi çökertirken Sivas’ta Kamanan’ın golü ile yetinmek zorunda kaldı. Böyle oylunca da Trabzon zirveyi elinde tutarken Sivas da hakkı olmadığı düşme hattında yer aldı.

Bu maçın sonucunu kaleci Onur ve bu yıl futbol yaşamında ilk kez bir sezonda on bir gole ulaşan Burak tayin etti. Kuşkusuz bu maçı izleyen Fenerbahçe ve Beşiktaş yönetimi büyük paralarla transfer ettikleri yabancılarla Burak’ı karşılaştırma olanağını bulmuşlardır. Maç boyunca şiddetli soğuk altında maçı izleyenler her iki takımın taraftarları da sözcüğün tam anlamıyla ölüp ölüp dirildiler… Her iki takımda çok iyi mücadele ettiler. Tempolu, bol pozisyonlu bir oyun orta koydular.

Gazetelerden birisi “Timsah’ın tahtı sallanıyor” diye başlık atmış… Aslında tahtı sallanıyor mu, yoksa birileri sallandırmak mı istiyor diye sormak gerekir… Bursa’nın ikinci şampiyonluğa ulaşabilmesi için önündeki en önemli dönemeçlerden birisi Eskişehir maçıydı. Her iki takımın da birbirini kolladığı maçta ilk yarının sonlarına doğru İvan Ergiç’in mükemmel şutu Ivesa’yı mağlup etmişti… Maçın bu sonuçla biteceği sanılırken Serdar’ın G. Miller tarafından düşürülmesine Özkahya penaltı dedi! Bu penaltıysa bizim liglerin penaltıdan geçilmemesi gerekir. Sonunda beklenen oldu, maç 1–1 bitti ve Bursa hakkı olan iki puandan oldu… Sevinenler olmuştur… Bütün buna rağmen maçın son beş dakikasında Bursa’nın ve özellikle Volkan’ın kaçırdığı olmasaydı yeşil-beyazlılar yine üç puana ulaşacaktı. Her şeye rağmen iki takımda futbol adına sahaya güzel şeyler yansıttılar. Eskişehir’in geçen hafta Galatasaray karşısındaki hezimetini ise anlayabilmek çok zor…

Gaziantepspor Ziraat Türkiye Kupasından sonra Galatasaray’ı bir kez daha yenmeyi başardı; 1–0… Eskişehir karşısında iyi futbol oynayarak galip gelen Galatasaray bu kez Gaziantep karşısında tek kelime ile dökülerek bu yıl ligdeki 10. yenilgisini aldı. Süper Ligde umudu kalmayan, Avrupa’ya açılma şansını 3–2 yenildiği Gaziantep karışsında bir kez daha zora sokan Galatasaray tam bir çaresizlik örneği gösteriyor… Buna karşılık Gaziantep geçen haftada değindiğim gibi mükemmel bir takım kurmuş. Bu yıl ilk beşi zorlayacağı önümüzdeki yıl da zirveye oynayacağının sinyallerini vermiş. Tolunay Kafkas takım oyunu oynayan bir Gaziantep ortaya koymuş… Futbolcu seçimleri son derece yerinde, özellikle büyük dediğimiz takımların beğenmeyip ucuz diye almadığı Alman ekolünden yetişmiş Cenk, gösterişsiz ama sistem adamı Hürriyet. Wagner, Bulgar Milli Takımı oyuncularından Popov, Dany ve golü atan Sosa Gaziantep’i önümüzdeki maçlarda çoğu takımın korkulu rüyası yapacak nitelikte…

İkinci yarıda yaptığı transferlerle yıldızlar takımı, ligin korkulan takımı dediğimiz Beşiktaş, Ankara’da seyircisiz oynana maçta kötü bir futbol ortaya koyarak Ankaragücü’ne 1–0 yenilerek haftanın sürprizini yaptı… Türkiye’nin en eski takımlarında Ankaragücü yönetim çalkantıların izlemek de Ankaralı futbolseverlere ayrı bir üzüntü veriyor.

Beşiktaş daha maçın ilk dakikasında eski futbolcularından Serdar Özkan’ın golüyle 1–0 yenik durumu düştükten sonra bunun üstesinden geleceğini sananlar yanıldılar. Orta alanı daraltan, Beşiktaş’a pozisyon vermeyen Ankaragücü savunması rakibi çok kolay durdurdu. En azından iki üç gülü de cömertçe harcadı. İkinci yarıda Schuster, Dinamo-Kiev ve Beşiktaş maçlarını düşünerek sahaya sürdüğü takıma değiştirerek Bobo, çok kötü olan İbrahim Üzülmez’in yerine İsmail’i ve Ernst’i alması da bir şeyi değiştirmedi… Kuşkusuz Beşiktaş bu maçta Guti ile Quaresma’yı çok aramış olmalıdır. Bu maçta da hakem Özgür Yankaya kart kullanmama (!) becerisi göstermesiyle alkışlanmalıdır!...

Haftanın kapanış maçında Bursa’nın iki puan yitirmesinden sonra çok daha önem kazanan Kayseri maçında Fenerbahçe Niang ve köşe vuruşundan kafa ile Lugano’nun golleriyle 2–0 galip geldi. Bu sonuçla Fenerbahçe Trabzon’un iki puan gerisinde averajla Bursa’yı geçerek ikinci duruma yükseldi. Fenerbahçe takım olarak tempolu, hırslı bir oyun oynayarak haklı bir galibiyet aldı. Ancak attığı gollerde ise eski kalecisi Volkan Babacan’ın hataları olduğu da gözden uzak tutulmamalıdır. Kalede Souleymanau olsaydı bu iki gol yenir miydi? Tartışılır…

Şimdi bütün dikkatler ikinci yarıda dört maçı da kazanan Fenerbahçe’nin Beşiktaş ile yapacağı maça çevrildi. Sarı-lacivertliler beşte beş yapabilir mi? Bekleyecek ve göreceğiz…

Kayseri ikinci yarıda ili bir takım kurmuş… Ancak son dakikalar hariç Fenerbahçe savunmasını aşamadı. Her iki takımda orta alanda güçlüydü, böyle olunca da pozisyonlar çok fazla olmadı. Hafta içerisinde Fırat Aydınus’un bu maça verilmesi tenkit edilmişti. Buna rağmen Aydınus, kartlarını Santos dışında hemen hiç kullanmadı ve iyi bir maç yönetti.

Haftanın diğer maçlarında Gençlerbirliği, İstanbul’da İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni Buca’nın ardından 1–0 yenerken tek gol 89 dakikada Mustafa’nın ayağından geldi. Büyükşehir bu maçın yanı sıra stoperi Vinicius’un da dizinin dönmesinin üzüntüsünü yaşıyor. Düşme hattından kurtulma mücadelesi veren Buca ile Konyaspor maçının galibi İzmir’in ilçe takımı oldu. Futbol yönünden son derece yüksek kalitede geçen ve karşılıklı gollerin atıldığı maçın galibi Buca oldu. Buca’nın 3–2 kazandığı maçta Konya üç puanın yanı sıra iki oyuncusunu da kırmızı kart görmesiyle zor duruma düştü. Bu arada Konya’nın Musa’nın ayağından kazandığı gol öncesinde topsuz alanda Erdinç’in Koray’a faul yapması da golün iptaline neden oldu. Ligin orta sıra mücadelesi yapan Manisa ile Antalya maçının galibi rakibini 4–1 yenen Manisa oldu…

Süper Ligin alt sıra gediklisi Kasımpaşa nihayet galip gelmeye karar vermiş olacak ki, kendi sahasında Emenike’den yoksun Karabük’ü 3–1 yenerek biraz olsun umutlandı. Bu maç bir kez daha gösterdi ki, Emenike’siz Karabük pek değil hiç varlık gösteremiyor…

Önümüzdeki haftada da hakemlerimizin oyununa gelinmezse zorlu maçlar oynanacak. Bunların başında Bursa-Gaziantep, Beşiktaş-Fenerbahçe ve Manisa- Trabzon maçları geliyor… Düşme hattındaki Kasımpaşa için kendi sahasındaki Ankaragücü maçından alacağı üç puan ligde kalma yolunu açabilir…

erdemyucel2002@hotmail.com
 

Yayın Tarihi : 14 Şubat 2011 Pazartesi 23:04:40


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?