Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray arasında oynanan derbi maçlarından önce epey yorumlar yapılır, sonrada dağ doğura doğura fare doğurur örneği futbol adına çoğu kez bir şey çıkmadığı görülürdü. Ligin zirvesindeki Bursaspor ile ona yetişmek uğraşını veren Fenerbahçe arasındaki maç iki ayrı şehrin takımları olmasına rağmen gerçek bir derbi niteliğindeydi. Bu maçta yalnızca iki gol olmasına rağmen kaçan sayısız fırsatlarla futbol adına ne bekleniyorsa hepsi vardı. Fenerbahçe-Bursaspor maçını izleyenler gerçekten büyük keyif aldılar. Bir gazetenin yazdığı gibi “Oh be futbol varmış…”
Süper Ligin en güzel maçlarından birisi Bursa’da oynandı, maçı çıplak gözle izleyenler de, televizyonlarının başında olanlar da 1–1 berabere biten maçtan sonra hangi takımın galibiyeti kaçırdığında tereddüde düştüler. Her iki takımda oynadığı futbolda ilk yarının Fenerbahçe’nin ikinci yarının da Fenerbahçe yönünden ağır bastığında hem fikir oldular. Ellerine geçen çok sayıda fırsattan yararlanamayan Bursaspor, galibiyeti kaçırdıysa bunu kalesinde devleşen Volkan ve iki mutlak golden yararlanamayan Sercan’ın beceriksizliği ile sahanın en iyilerinden Turgay’ın şanssızlığında aramalıdır. Bu arada takımını bir orkestra şefi gibi yöneten, aldığı her topu adrese gönderen Emre Belezoğlu’nun da hakkı yenmemelidir.
Fenerbahçe ilk yarıdaki oyunuyla sonucu lehine çevirebilirdi. Aynı şekilde ikinci yarıda rakibinden çok daha üstün olan Bursa’da galibiyete ulaşabilirdi. Kısacası her iki takımda sayı farkını arttırabilecek pozisyonlara girdiyse de yalnızca birer golle yetindiler. Kuşkusuz alınan beraberlik daha çok Trabzon ve Kayseri’nin işine yaradı. Ne garip ki, bunu söylerken Beşiktaş ve Galatasaray’ın isminden söz etmiyoruz. Bu yıl gerçekten ligimizi önceki yıllardan çok daha farklı ve ilk dört sırada Bursaspor, Trabzonspor, Kayserispor ve liderin altı puan gerisinde Fenerbahçe bulunuyor.
Fenerbahçe sakatlıklar ve cezalar nedeniyle bazı oyuncularından yoksundu. Lugano’nun cezalı durumda olması bunun başında geliyordu. Nitekim onun yerinde oynayan Bilica yine hesapsız çıkışlarıyla taraftarlarının yüreğini ağzına getirdi. Bereket Yobo vardı da açıkları kapatmasını bildi. Haftalardır oynamayan Cristian’a zorunlu olarak takımda yer almıştı ve kendisine verilen şansı da iyi kullandı.
Galatasaray’ın yeni teknik direktörü ikinci kez geldiği görevinde takıma adeta can vermişti. Galatasaray-Antalya maçında futbol olarak da güzellikler vardı. Antalya üst sıralardan kopmamak, Galatasaray ise yükselişe geçme isteği ile oyanıca ortaya futbol dolu, pozisyon bolluğu içerisinde bir oyun çıktı. Hagi eldeki imkânlara göre en iyi takımı sahaya çıkarmıştı. Savaşan bir orta saha her yana koşan bastıran bir hücum taktiği ile oyunu ortaya koydu. Bunda geçen hafta da olduğu gibi Pino’nun büyük payı olmuştu. Elano, Arda, Kewell ve Baros oynayacak duruma geldiklerinde Hagi’nin takımı nasıl kuracağı da merakla bekleniyor.
Galatasaray’ın 2–1 üstünlüğü ile sonuçlanan maçın ilk yarısında sarı-kırmızılar ikinci yarısında da Antalyalılar çok daha üstün bir oyun ortaya koydular. Servet’in mükemmel kafa vuruşu öne geçen Galatasaray Pino ile golleri ikiledikten sonra kaleci ile karşı karşıya Musa’nın golünden sonra Antalya beraberlik için son çeyrekte rakibine büyük bir üstünlük kurmasına ve tek kale oynamasına rağmen ellerine geçirdikleri fırsatları cömertçe harcadılar. Mehmet Özdilek’te kendisine güvenen, üst düzey futbol oynayan bir takım ortaya çıkarmış… Bu bakımdan kutlanmalıdır.
Beşiktaş ligin alt sıralarındaki Sivasspor karşısında İnönü Stadında direklerin ve şansının yardımıyla 2–1 galip gelmeyi başardı. Beşiktaş’ın bu maçta üç puan almayla aynı zamanda Schuster de direkten döndü esprisi yapıldı. İlk devrede çok iyi oynayan, orta alanı Guti, Ernst ve Necip ile sağlam tutan ve pozisyon yaratan Beşiktaş’ın ikinci yarıdaki görüntüsüyle taban tabana zıttı. Guti’nin ikinci yarıda oyundan çıkmasıyla Beşiktaş orta alanı birden çöktü ve hâkimiyet tamamen Sivas’ın eline geçti. Beşiktaş maçı 2-0 önde götürürken Necip’in güzel oyununu gölge düşüren hatalı pasıyla Suarez durumu 2-1’e getirdi. Son on beş dakika tamamıyla Sivas’ın üstünlüğü ile geçen maçta son anlarda inanılmaz goller kaçırdı. Beşiktaş için son dört dakika tam anlamıyla bir kâbustu. Ne var ki, Sivaslı oyuncular topa öylesine kötü vurdular ki, adeta biz İstanbul’dan puan almak istemiyoruz der gibiydiler…
Haftanın kapanış maçında rakip sahada Trabzon, Konya’yı çekişmeli bir oyunla 2–1 yenerken gollerin üçü de duran toplardan geldi. Egemen’in kafayla attığı gol görülmeye değer güzellikteydi. Aynı şekilde Erdinç’te eski takımı Trabzon’a gol atmayı başardı. Trabzon bu galibiyetiyle Bursa’nın bir puan gerisinde şampiyonluk iddiasını sürdürüyor.
Bursa’nın bir puan arkasındaki Kayseri, tatsız günler geçiren Kasımpaşa’yı kendi sahasında 2–1 yenerken zaman zaman zorlanmasına rağmen maçı kazanmayı bildi. Yılmaz Vural’ın her hafta değişik bir tertiple sahaya çıkması ligin 10. haftasında daha takım tertibini yapamadığını gösteriyordu.
Haftanın diğer maçlarından Bülent Uygun’un başında bulunduğu Eskişehir, geçen haftanın başarılı takımı Ankaragücü ile golsüz berabere kalırken futbol olarak renkli bir görüntü çiziyordu. Zaman zaman Es-Es bandosunun coşturmasına rağmen Eskişehir gol çıkaramadı. Buna karşılık da Ankaragücü zaman zaman maça ağırlığını koyuyordu. Direkten dönen toplar belki de maçın sonucunu etkiledi ve oyun başladığı gibi golsüz sona erdi. Haftanın bir başka golsüz maçını da Gaziantep ile Kardemir Karabük oynadı. Her iki takımında birbirlerine üstünlük kuramadığı maçın kalecileri sonuçta etkili oldular… İstanbul Büyükşehir Belediye ‘de deplasmanda Buca’yı 2–0 yenerek ligin 10. haftasında 5. galibiyeti aldı.
Süper ligin 11. Haftasının en önemli maçlarından birisini Eskişehir deplasmanına çıkacak olan Fenerbahçe oynayacak. Onun yanı sıra Trabzonspor ile Galatasaray ilk yarının zorlu maçlarından birini daha oynayacaklar. Hafta ortasında ise Şampiyonlar Liginde Bursaspor dünya devi Mancester United ile kendi evinde oynarken, Beşiktaş’ta Porto deplasmanına gidecekler.
erdemyucel2002@hotmail.com