Turkcell Süper Liginin 13 haftasında Trabzonspor’un Kayserispor karşısında aldığı beraberlikten sonra Fenerbahçe-Beşiktaş maçı siyah-beyazlılar için çok daha önem kazanmıştı. Porto karşısında yara alan Fenerbahçe’yi yendikleri takdirde liderliğe oturmaları işten bile olmayacaktı. Oysa beklenen olmadı, bu yıl ligde kötü, derbilerde başarılı olan Fenerbahçe pek çok kişinin beklemediği gibi Beşiktaş’ı 2-1 yenerek, ezeli rakibine bu imkanı vermedi.
Haftanın en önemli maçında Fenerbahçe, hafta içerisinde oynadığı Porto maçından çok daha iyi bir futbol sergiledi. Başta Guiza olmak üzere, on kişi kalan rakibi karşısında akıl almaz golleri kaçırmamış olsalardı, belki de farka bile giderlerdi.Bu maç bir bakıma Aragones ile Mustafa Denizli’nin sınavı idi. Sınavdan başarılı çıkan da yaşlı kurt oldu. Bu oyun bir bakıma futbol yönünden skandallar maçıydı. Öncelikle tribünlerden atılan top ile sahada iki topun olduğu anlarla karşılaşıldı. Bunlardan biri dışarı atılmak istenirken gol ! bile oldu. Onun yanı sıra oyuna girmeye hazırlanan Bobo’nun formasının yok olduğu görüldü. Formayı kim aldı bilinmez ama Bobo oyuna soyunma odasından yenisi getirilinceye kadar en azından beş dakika beklemek zorunda kaldı.
Günler öncesinden maçı yönetecek Bünyamin Gezer ile röportajlar yapılıyor, hakemin ıcığı cıcığı ! araştırılıyor, gazetelerin eklerinde yer alıyordu. Bunların etkisinde kalmış olacak ki, Gezer beklenildiği gibi iyi bir yönetim gösteremedi. Kararlarının çoğu yanlıştı; örneğin Cisse’ye ikinci sarıdan sonra çıkardığı kırmızı yanlıştı. İkinci sarıda rakibi ile girdiği mücadelede pek de kusurlu da sayılmazdı.Kaldı ki, oyunda kaldığı süre içerisinde Cisse’nin varlığı ile yokluğu belli değildi. Bu bakımdan kırmızı görmesi Beşiktaş için fazla bir kayıp olmadı.
Fenerbahçe her zamanki futbolunu oynadı Gökhan Gönül ise Selçuk maçın yıldızlarıydı. Guiza ise her zamanki gibi bal yapmayan arıydı, tek başına kaldığı rakip alanda koştu durdu; hepsi o kadar...Yalnız attığı ikinci gol büyük ustalık isterdi. Maç boyunca başardığı yegane işte bu oldu. Fenerbahçe’nin geri dörtlüsü geçen haftalara göre çok daha iyi performans sergiledi. Ancak on kişilik rakibine baskı kuramadı. Beşiktaş’ın biraz şansı olsa en azından beraberliği çıkarabilirdi. Olmadı... Bu arada Volkan’ın iki güç pozisyonu kurtardığını da belirtmekte yarar var sanırım. Oyunda ağırlığı görülmeyen Alex’in bu maçı hasta ve ateşli olarak oynadığını da sonradan öğrenmiş olduk.
Kısacası, Fenerbahçe kendi stadında favori olmadığı bir maçı kazandı. Puan cetvelinde biraz daha yükselerek 5. çıkmayı başardı. Beşiktaş liderlik şansını kaçırması kadar dengeli bir ortaya koyduğu da görülüyordu.Mustafa Denizli elindeki imkanlara göre yine de en iyi takımı sahaya sürmüştü. Beşiktaş’ta Ekrem ve Serdar Özkan bu takımın vazgeçilmez oyuncuları olduklarını bir kez daha gösterdi. Her iki futbolcu belki Beşiktaş’a beklediği golü getirebilirlerdi; ama futbol biraz da şans oyunu...Bununla beraber gol koklamasını çok iyi bilen Bobo ile Holosko’nun oyuna girişleri bizce yanlıştı ama Mustafa Denizli’nin kuşkusuz, bir bildiği vardı.
Lider Trabzonspor stresli başladığı Kayserispor karşısında zorlukla ancak bir puan alabildi.Böyle olunca da son iki haftada yitirdiği puanlar dörde çıktı. Kontrolsüz geçen maçta üç top direkten dönerken iki de penaltı vardı. Bunlardan birini Mehmet Topuz gole çevirirken Umut ‘un vurduğu topta direğe takıldı. Trabzon’un Umutla kazandığı gol ise tartışmalıydı. Topun çizgiyi geçtiğini gösteren yan hakem kale çizgisinden en azından 5-6 m uzaktaydı. Kayseri iyi oynadı, ancak pozisyon üretmede zorluk yaşadı.
Trabzon yıllardın hasretini çektiği şampiyonluğa ulaşabilir mi?
Ligin kaderi üç büyükler denilen takımlarla oynanan maçlar değil Anadolu takımları bu konuda söz sahibidir. Trabzon’un bunu bilmesi gerekir...
Sivas kendi sahasında Gaziantep’i 3-0 yenerek zirveden kopmadığını gösterdi. Trabzon, Ankaraspor ve Beşiktaş’ın puan kaybetmesiyle sıraya yükselmeyi başardı. Oyuna seyirci desteğini alarak başlayan Yigidolar maçın hemen başında Mehmet Yıldız’ın penaltıdan attığı golle galibiyete inandılar ve öyle oynadılar. Ardından Balili ve Musa’nın golleriyle zorlu geçeceği sanılan oyunu kolayca sonuçlandırdılar.
Galatasaray Metalist bozgunundan sonra Ali Sami Yen’de taraftarlarının karşısına protestolarla çıktı. Rakip, ligin son sıralanırdaki Hacettepe idi. Galatasaray’ın bu maçı mutlak kazanacağı sanılıyordu. Nitekim de öyle oldu Galatasaray rakibini Baros’un golleriyle 3-0 yermeyi başardı.Ancak bu galibiyet hiçte kolay olmadı. İlk yarıda çok iyi mücadele eden, sahanın her yanında basmadık yer bırakmayan bir Ankara takımı vardı. Hacettepe 33. dakikada Galatasaray savunmasını Zoko ile beraber allak bullak eden Sandro’nun ayağından golü bile buldu. Galatasaray savunması tel tel döküldü ve bu arada sahneye Hakem Süleyman Abay çıktı ve sarı-kırmızılılara yardımcı oldu. Bu arada kaleci Recep’in kucağından topu kaçırmasıyla Baros beraberliği sağladı. Süleyman Abay’ın Hacettepe’ye gösterdiği sarı kartlar takımın konunu eni konu bozmaya başlamıştı. Bu arada Zoka hiç gereği yokken topa eliyle dokulunca haklı bir penaltı verildi. Bunun tartışmaları sürürken Hakem kartını Zoka’ya değil de bir başkasına gösterdi. Baros’un penaltısını kurtarmak kolay değildi ve öyle de oldu. Bundan sonra ikinci sarıyı gören Teli oyundan atıldı. Ardından Hacettepe’nin en iyi oyuncularından Tozo’da oyun dışı kalınca artık Hacettepe’nin yapacağı pek bir şey kalmamıştı. Galatasaray oyuna hakim olduysa da futbol olarak ortaya bir şey koyamadı. Bu maç için söylenecek bir söz varsa; o da Hacettepe’ye yazık olduğudur....
Haftanın ilginç maçlarından birisini Eskişehir ile Denizli arasında oynandı. Eskişehir’deki maçta Denizli 3-0 öne geçmişti. Ancak maçın bitiminde Eskişehir 4-3 maçı almıştı. Bir takım 3-0 galibiyetten nasıl olurda 4-3 yenilir? Akıl alacak gibi değil ama olan olmuştu. Denizli daha öncede böyle kazalara uğramıştı. İki hafta önce 2-0 galip iken maçı 3-2 kaybetmişti. Geçen haftada Bursa karşısında yine 2-0’dan 3-2‘lık sonuçla maçı vermişti. Aynı sonuç Eskişehir’de de yinelendi. Ligin alt sıralarından yükselmeye başlayan Ankaragücü, zirvede iddialı Ankaraspor’u 1-0; Bursaspor kendi evinde Antalyaspor ile karşılıklı atılan gollerle 1-1; Puan kaybetmeyi adet haline getiren Gençlerbirliği de Ankara’da İstanbul Büyükşehir Belediye ile golsüz berabere kaldılar. Ligin son sırasında bulunan ve oynadığı futbol ile bu yeri hak etmeyen Kocaelispor nihayet şeytanın bacağını kırarak Konyaspor’u son on dakikada buldukları gollerle 3-0 yenerek önümüzdeki haftalar için rahat bir nefes aldılar. Kocaeli yine 9 puanla son sırada yer alıyorsa da önümüzdeki hafta oynayacakları Trabzon maçı hem kendileri hem de rakip için çok önemli olacak, belki de ligin kaderini değiştirecektir.
erdemyucel2002@hotmail.com