Turkcell Süper Liginin 14.haftasına yine hakem rezaleti damgasını vurdu. Fenerbahçe’nin Denizli ile yapacağı maç çoğu kişinin ilgi odağıydı. Geçtiğimiz yıllarda Denizli’de şampiyonluğu bırakan Fenerbahçe bu kez şansını ve üstünlüğünü kullanmak istiyordu. Ancak bu maçta bir başka şansızlığa uğradı sözcüğün tam anlamıyla beceriksiz, oyunu izlemekten aciz hakemle karşı karşıya kaldı.. Son haftalarda tırmanışa geçen Fenerbahçe az kaldı yine Denizli’de puan yitirecekti. İlk yarıda vasatın üzerine çıkamayan Fenerbahçe’ye Denizli’de ayak uydurmuş ve tatsız tuzsuz bir ilk yarı izlenmişti. Fenerbahçe yine pozisyon bulmakta bütün oyun sürecinde zorlandı. Guiza yine ileride yalnız, oradan oraya koşuyor, pozisyon üretmekten aciz kalıyordu. Hele ilk yarı başında öylesine komik bir olay yaşandı ki, sanırım tekrarı bir daha kolay kolay görülmezdi. Denizlili oyuncunun avuta giden topuna Volkan uzandı, topu tutamadı ve takımının aleyhine bir köşe vuruşu yaptırdı!..
İkinci yarıya Fenerbahçe biraz daha farklı başladı ve rakibini üzerine gitmeye başladı. Bu arada Aragones değişiklik yaparak Josico’nun yerine Deivid’i; Vederson’un yerine de Emre Belezoğlu’nu almıştı. Bu iki değişiklik takımı olumlu yönde etkiledi. Emre ceza alanı dışında topu göğsüyle önüne çekti ve durdurmadan şutunu çekti. Kaleci Cenk biraz ileriye çıkmıştı ve topu bir anda ağlarında gördü. Emre attığı bu gol ile kendisinden yararlanamıyoruz diyenlere de en güzel yanıtı vermiştir. Sanırım bu gol son yıllarda ender gördüklerimizdendi. Bu golden sonra da Hakem Aytekin Durmaz ile yan hakemi Erhan Sönmez faciası başladı. Deivid. Ceza alanı dışından mükemmel vurdu; top bir anda, üst direğe vurup kalenin en az 30-40 cm içerisine düşüp dışarı çıktı. Kaleci Cenk de topu ancak o zaman tutup ileriye gönderdi. Aytekin Durmaz, Erhan Sönmez’den işaret gelmeyince de oyunu sürdürdü. İtirazlar para etmedi. Yan hakem Fenerbahçe’nin hücumunu izleyeceğine orta çizgiye yakın duruyordu. Böyle olunca da Fenerbahçe’nin muhteşem bir golü sayılmadı. Bu arada TV programında haklı olarak Ziya Şengül, Metin Şentürk bile golü görürdü diyerek olayın ne kara mizah olduğunu gösterdi. Bu arada golü kabul eden kaleci cenk bunun gol olduğunu hakeme söylemiş, olsaydı yıllar sonra bile kendisinden söz ettiren centilmen bir kaleci olurdu.
Şimdi Aytekin Durmaz ile yardımcısı Erhan Sönmez’e sormak gerekir; Maç berabere devam etseydi veya Denizli golü bulsaydı. Bunun vebalı kimin olacaktı? Bu arada Guiza’nin girdiği bir pozisyonda ofsayt olup olmadığı da tartışılmalıdır.
Merkez Hakem komitesi bunlar gibi acemi hakemlere maçları teslim etmemelidir. Ara sıra da olsa diğer liglerde ve amatör küme maçlarında çıkan olayları okuyoruz. Sahaya girenler, hakeme saldıranlar, taşlı sopalı kavgalar... Her zaman seyircinin spor terbiyesi olmadığından yakınıyoruz. Demek ki Süper Ligde böylesine vahim hatalar yapılıyorsa oralarda neler olmaz?
Zirve mücadelesi veren Beşiktaş beklemediği şekilde Ankaraspor’dan darbe yiyerek İnönü Stadından 3-1 yenik ayrıldı. Puan sıralamasında üst sıraları zorlayan Ankaraspor Beşiktaş karşısında da iyi bir futbol sergileyerek haklı bir galibiyet almayı başardı. Tribün desteği Beşiktaş için başlangıçta olumluydu, ancak 20.dakikada Bobo ile Sivok’un arasından bir anda sıyrılan Portekizli Neca’nın golünden sonra tepkiye dönüştü. Nitekim maçın bitiminde de Beşiktaş taraftarları Ankara takımını alkışladılar. İlk yarının sonlarına doğru Zapotocny’in beraberlik golünden sonra ikinci yarıda skorun değişeceği umuluyordu. Beşiktaş yenik düştüğünde bile galip gelmeyi başarmıştı. Ancak bu kez öyle olmadı, Zapotocny’in kendi kalesine attığı golün ardından sonra her hattıyla rakibe yüklenen Beşiktaş geride boşluklar bıraktı ve 90+4’de Bilal takımının üçüncü golünü attı. Bu arada üç gol yemesine karşılık Rüştü’nün üç golü de kurtardığını belirtmekte yarar vardır. Yediği gollerde ise yapacağı pek bir şey yoktu. Sivok’un kırmızı kartla atılması yerinde bir karardı. Hiçbir futbolcu ekmeğini toptan çıkaran rakibin baldırına acımasızca, kasten böyle basmamalıdır.
Ankaraspor çok iyi bir takım. Çabuk hücuma çıkıyorlar ve rakip savunması arkasına attığı toplarla da rakibe zor anlar yaşatıyorlar.
Maçın bitiminde yenilgiyi hazmedemeyenler yine olay çıkardı. İbrahim Üzülmez, rakip futbolcular arasına dalarak Adem’e tokat atarken Tello’da Theo Weeks’e yumruk salladı. Zapotocny yerini Serdar Kurtuluş’a bırakırken Mustafa Denizli’ye tepki göstermesi de bir diğer çirkin davranıştı.Maç bitiminde yine yönetim istifaya çağırıldı. Maç boyunca yine tribünlerden sahaya yabancı maddeler atıldı. Oyundan çıkan Delgado seyircinin tepkisine uğradı. Daha geçen hafta yere göğe sığdırılamayan Delgado hemen tu kaka ilan edildi!... Futbolu üç sonuçlu bir oyundur; her yenilgide tepki göstermek biraz da futbolu bilmemekten kaynaklanıyor.
Bu yenilgiden Mustafa Denizli sorumlu tutulmamalıdır. Sezon ortasında teknik direktör değişikliği yapanlardan pek fazla bir şeyler beklemek yanlış bir düşüncedir. Transferi yapamayan teknik direktör elindekilerle durumu kurtarmaya çalışmaktadır. Bu sözüm yalnızca Beşiktaş için değil her takım için geçerlidir.
Trabzonspor emin adımlarla ilerleyerek zirvedeki yerini koruyor. Bu haftada kendi stadında olmasına rağmen zorlu bir maçtan sonra Kocaelispor’u 2-1 yenerek puanını 31’e çıkardı. Maçın ilk golünü Kocaeli Taner’in kale çizgisine yakın yerden, zor pozisyonda köşeyi bulan bir vuruşla attı. Bu golden sonra Trabzon’un baskısı artmasına rağmen başta kaleci Kılıçaslan olmak üzere karşı koymayı başardı. Bu sezon ilk kez lig maçında kaleyi koruyan Kılıçaslan başarılı kurtarışlarıyla aradaki farkın açılmasını önledi. Trabzon beraberliği Bulut ve galibiyeti de ikinci yarıda Tayfun Cora’nın kafasından kazandı. Maç boyuncu Kocaeli ara sıra yaptığı ataklarla ikinci golü aradılarsa da Trabzon savunmasını geçemediler. Avni Aker Stadında 61. dakikada başlayan tribün show balonların havaya bırakılmasıyla bu haftada güzel görüntülere sahne oldu.
Almanya’da Herta Berlin zaferinden sonra Galatasaray Ankaragücü karşısında beş dakikada bulduğu üç golle rakibini 3-0 yenerek lig sıralamasında üçüncü sıraya yerleşti. Galatasaray’da Mehmet Topal ile Barış’ın da takıma katılmasıyla daha da güçlendiği açıkça görülüyordu. Lincoln, Almanya’da olduğu gibi Ankara’da da takımının dinamosuydu. Bununla beraber sahada iki yarıda da iki ayrı Galatasaray vardı. Başlangıçta sentetik çimi yadırgayan Galatasaraylı futbolcular ikinci yarıda daha da açıldılar ve rakibini zorladılar. Bu maç bir kez daha gösterdi ki, Galatasaray’da artık işler yoluna girmiştir. Özellikle orta sahada Ayhan ve Mehmet Topal, onlara katılan Lincoln güven veriyor, zaman zaman alan daraltıyor, sırası gelince de ileri oyuncularına güzel paslar atıyordu. Galatasaray’ın M.Baros’un iki ve Kewel’in golleri birbirinden güzeldi. Ankaragücü’nde ise Gökhan’ın direklerden dönen topu ise maçın en güzel anlarından birisiydi. Ankaragücü bu maçta da sahasında maç kazanamama geleneğini sürdürdü. Maç boyunca Ankagücü tribünleri yönetim aleyhinde sloganlar atmaya devam ettiler. Ancak yenilmesine rağmen sahada iyi futbol oynayan bir Ankaragücü vardı. Maçın bitiminde Ankaragücü Teknik Direktörü Ünal Karaman, “Benden bu kadar” diyerek yönetimle olana sorunlarından ötürü istifa etti.
Ligde yükselişini sürdüren, kısıtlı imkanlarıyla mücadele eden Sivasspor İstanbul’da Olimpiyat Stadında İstanbul Büyükşehir Belediye’yi 3-0 yendi. Geçtiğimiz sezon şampiyonlukta iddialı olan Sivas bu yılda iddiasını sürdürüyor. Maçın en ilginç anı ise Hasagiç’in kendisine atılan uzun bir pası kovalayan Mehmet Yıldız’a çalım atmaya kalkıp topu kaptırınca Sivas’a adeta ikinci golü armağan etmesiydi.
Haftanın diğer maçlarında bu yıl lige iyi başlayamayan Gençlerbirliği dokuz kişi kalan Hacettepe’yi 3-0 yenerek rakibini ateş hattına itiverdi. Antalyaspor Eskişehir ile; Gaziantep’te Kayseri ile; Antalyaspor da Bursasporla golsüz berabere kalırken futbol olarak ortaya pek bir şey koyamadılar.
Önümüzdeki hafta oynanacak olan Gençlerbirliği, Galatasaray; Beşiktaş- Ankaragücü; Bursa-Trabzon maçları zirve sıralamasında etkili olacaktır.
erdemyucel2002@hotmail.com