Geçtiğimiz haftanın en önemli iki olayının birinde sevindik, diğerinde de üzüldük. Fenerbahçe’nin ilk kez ikinci tura yükseldiği Şampiyonlar Liginde, Avrupa’nın güçlü takımlarından Sevilla’yı İstanbul’da 3-2 yenmesine sevindik; Galatasaray’ın Bayern Leverkusen’e 5-1’lik bir sonuçla boyun eğerek elenmesine ise üzüldük.
Fenerbahçe’yi 4 Mart’ta İspanya’da zorlu bir mücadele bekliyor. Fenerbahçe bu zorlu engeli de aşarak Avrupa’da yüzümüzü güldüreceğini bekliyoruz. Bu konuda Galatasaray’a fazla bir söz söylemeye, başta Feldkamp olmak üzere futbolculara yüklenmenin de bir alemi yok... Futbol bu; yenersin de yenilirsin de, sonuçta fark olur veya olmaz. Bu gibi sonuçlar faciaya dönüştürülmemelidir. Galatasaray bu noktaya biraz da şans faktörü ile gelmişti. Kaldı ki, karşısındaki takımda Almanya’nın güçlü ekiplerinden birisidir.
Turkcell Süper Liginin 23.haftası, belki de sürprizler haftası olarak uzun süre unutulmayacaktır. Fenerbahçe’nin beklenmedik şekilde Bursaspor’a yenilmesinden sonra Galatasaray ligin dibine demir atmış takımı Kasımpaşa’ya yenilmesi, Sivassspor’un Ç.Rize beraberliğini hiç kimse beklemiyordu. Haftanın en kârlı takımı ise Denizli engelini zar zorda olsa aşan Beşiktaş oldu.
Kuşkusuz, haftanın ilk büyük sürprizini Rüştü Saraçoğlu Stadında Bursaspor’a 2-0 yenilen Fenerbahçe yaptı. Fenerbahçe, bu yenilgi ile şampiyonluk yolunda ağır bir yara aldı, belki de şampiyonluk umudunu yarıya indirdi diye düşünürken, bu maçın ertesi günü Galatasaray’ın üç puan yitirmesi ile puan hesapları yine başladığı noktaya geldi.
Futbolda her şey olabilir ama alınan bu sonuçlar maç normal bir yenilgi olmayıp kelimenin tam anlamıyla bir intihardı diye düşünenler olabilir. Ancak sırası gelmişken bir gerçeği de belirtmekte yarar var sanıyorum. Bizim futbolcularımız batıdaki takımlarda oynayanlar kadar fizik ve kondisyon yönünden güçlü değiller. Üst üste birkaç zor maçı kaldıramıyorlar. Türkiye’ye gelen yabancı futbolcularda kısa zamanda bizlere uyuyorlar. Hiçbir etki altında kalmadan düşünmekte yarar var, bugün kucak açtığımız , büyük paralar ödediğimiz yabancı futbolculardan kaçı Avrupa’nın büyük takımlarında forma giyebilirler?
Haftanın ilk sürprizini yapan Fenerbahçe’de suçlanan isim Sevilla maçında haklı olarak göklere çıkarılan Zico oldu.Sevilla maçının ardından yorgun oyuncularını dinlendirmeyi ve Çarşamba günü Galatasaray ile oynayacağı kupa, önümüzdeki haftaki deplasmandaki Ankaragücü lig maçı ile 4 Mart’taki Sevilla rövanşını düşünen Zico, Bursa gibi güçlü bir takımın karşısına yedek ağırlıklı bir kadroyu sahaya sürünce ummadığı bir sonuçla karşılaştı.
Bu maç belki de forma şansı bulamayan futbolcular için büyük bir şans olabilirdi, ancak onlar bu şansı kullanamadıkları gibi Fenerbahçe’nin belki de ileride çok arayacakları üç puanı yitirdiler.
Fenerbahçe oyuna hızlı başlayıp iki de önemli fırsattan yararlanamayıp, ardından da Sinan’ın Yasin tarafından düşürülmesiyle haklı olarak kazanılan penaltı golü ile 1-0 yenik duruma düşünce tribünlerden Zico aleyhine homurtular yükselmeye başladı. Sahada herkes Alex, Carlos, Uğur ve Deivid’i arıyordu. Arkasında Alex olmayan bir Semih ‘ten gol beklemek hayaldi. Ayrıca ligde oynama şansı bulamayan İlhan’ın takımını kurtaracak golü atması da bir başka hayaldi. Nitekim de öyle oldu; ilk yarı Fenerbahçe’nin 1-0 aleyhine sonuçlanınca Zico yaptığı yanlışı gördü, ikinci yarıda sahaya Uğur Boral’ı, Alex’i, ilerleyen dakikalarda da Deivid’i oyuna soktuysa sonuç değişmedi. Üstüne üstlük Sinan Kaloğlu’nun savunmayı ipe dizer gibi çalımlayarak atiği ikinci golü kalesinde gördü.
Bursaspor sahaya çıkan eksik Fenerbahçe’yi görünce, kendilerinin belki de küçümsendiğini gördü ve bu yüzden de maça asıldılar. Kendi sahasında kolay kolay yenilmeyen, Avrupa’nın ünlü devlerini buradan eli boş gönderen bir takımı yenmenin mutluluğunu yaşadılar.
Fenerbahçe hiç beklemediği anda altın değerinde üç puanı vermesi bir yana savunmada forma şansı bulamamış Önder, Can tam bir felaketti. Zaman zaman forma şansı bulmalarına rağmen Yasin ile Vederson’da canlı Bursa akınlarına karşı koyacak güçten çok uzaktılar. Nitekim bu oyuncuların Alanya maçında ne kadar zorlandığı da unutulmamalıdır.Onların arasında Aurelio’da kaybolup gitti. Bursaspor haklı bir galibiyet alırken maçın bitiminde de
geleneksel timsah yürüyüşünü yapmaktan geri durmadılar.
Haftanın ilk açılış maçını Beşiktaş ile Denizlispor yaptılar. Beşiktaş bu maçtan da üç puanı 2-1’lik sonuçla alırken, önce Fenerbahçe’nin, ardından Galatasaray’ın yenilmesiyle şampiyonlukta iddialı olduğunu bir kez daha gösterdi. Son dokuz maçındaki sekizinci galibiyetini alan Beşiktaş da bu maçta iyi bir oyun sergileyemedi. Denizli’de Yusuf’un olmayışı Beşiktaş’ın işini kolaylaştırmıştı. İlk yarıda Holosko ile Nobre’nin golleri ile iki farka erişince de oyunu yavaşlattı. İki devrede iki ayrı Beşiktaş’ın olduğunu bile söylenebiliriz. İkinci yarının hakimi ise Denizli idi. Ancak beceriksizce golleri peş peşe kaçırdılar. Rüştü, belki de futbol yaşamının en büyük hatalarından birini yaparak tutuğu topu acemice elinden kaçırınca ortada kalan topa uçarak kafa vuran Serhat takımının tek sayısını atıverdi. Bunun ardından Denizli’nin beraberlik çabaları sonuç vermeyince maç Beşiktaş’ın 2-1 üstünlüğü ile sona erdi. Başka bir deyişle Beşiktaş kolay maçı zora sokarak üç puanı elde etti.
Haftanın en büyük sürprizini ligin son sıradaki takımı Kasımpaşa’ya 1-0 yenilen Galatasaray yaptı. Galatasaray’ın B.Leverkusen önündeki çöküşü bu haftada sürdü. Sakatlıklar nedeniyle Feldkamp elindeki olanaklara göre farklı bir takımı sahaya sürmüştü. Ancak dizilişte bazı yanlışların olduğu da açıkça görülüyordu. Konya maçında sakatlanan Uğur’un takıma ne kadar yararlı olduğu bu maçta görüldü. Sağ bek mevkii önce Borusso, sonra da Emre ile doldurulmaya çalışıldı. Maça ön libero olarak başlayan Emre takımın en kötüleri arasındaydı. Uzun süredir sahalardan uzak kalan Song yine takımının en iyileri arasındaydı. Büyük umutlar bağlanan Lincoln tam bir hayal kırıklığı idi. Böylesine umut bağlanan, büyük paralar ödenen bu futbolcu Avrupa’nın hangi büyük takımında oynayabilir? Ümit, Nonda ve sonra kurtarıcı olarak alınan Hakan Şükür üçlüsü ise maçı kurtaran adamlar olmaktan çok uzaktılar.
Uğur Tütüneker yönetimindeki Kasımpaşa ise bu haftaki oyunu ile izleyenler tam not aldı. Ligin ikinci yarısında başarı grafiğini yükselten Kasımpaşa’nın oynadığı futbolla yeri sonunculuk olmamalıdır.Oyunun her saniyesinde tatlı sert, koşan bir takım olan Kasımpaşa’nın önümüzdeki haftalarda daha çok takımın canını yakacağı açıktır. Özellikle bu maçta mutlak birkaç golü çıkaran kaleci Tolga’nın, eski takımına karşı adeta bir savunma duvarı çeken Fatih Akyel’in ve attığı harika serbest vuruş ile Erhan’ın hakkı yenmemelidir. Kasımpaşa tüm oyuncuları ile haftanın takımı olmaya layık bir futbol sergilediler.
Feldkapm’ın bu maçtaki en büyük yanlışı, Zico gibi rakibi küçümsemesi oldu.
Futbol adına haftanın en seyri hoş maçlarından birisi Trabzon’da Trabzonspor ile Manisaspor arasında oynandı. Artık ligde prestij mücadelesi veren Ersun Yenal’ın Trabzon’u kendi sahasında rakibini kolay yeneceği sanılıyordu. Ne var ki, karşılarında başa baş mücadelme eden, taş gibi bir takım buldular. Manisa ilk yarıda Burak ve Selçuk’un golleriyle 2-0 öne geçtilerse de ikinci yarıda on kişi kalmalarına rağmen Trabzon maça ağırlığını koydu ve Tayfun vasıtasıyla kazandığı iki golle 2-2 beraberliğe ulaştı. Ancak Tayfun’un attığı ikinci golde ofsayt olup olmadığı tartışmaya açıktır.
Ligin alt sıralarına inen Gençlerbirliği ise Konya’ya gol yağdırarak rakibini 6-1 yendi. Bu sonuçtan sonra Konya kendisini bir anda tehlikeli bölgenin yanı başında gördü. Gaziantep ise Gençlerbirliği Oftaş biri kendi diğeri de rakip kaleye attığı iki golle maçı 1-1 bitirdi. Kayserispor Ankaraspor’u 3-0 yenerek ligin dibine itiverdi. Bu arada İstanbul Büyükşehir Belediyesi öne geçği maçta Ankaragücüne 2-1 yenildi. Ligin zirvesini zorlayan ve haftalardır liderliği elinde tutmuş olan Sivasspor ise bu kez evinde adeta kara saplanarak Ç.Rizespor ile golsüz berabere kaldı.
Önümüzdeki hafta zorlu maçları izleyeceğiz. Hafta içerisinde Türkiye Kupası maçlırnadn Gençlerbirliği ile Adana Demirspor ; Kayserispor -Gençlerbirliği Oftaş, Beşiktaş-Ç.Rizespor karşı karşıya gelecekler. Kuşkusuz kupanın en önemli maçını Galatasaray Fenerbahçe ile A.Samli Yen’de oynayacaktır. Ligin 24.haftasında ise bir kader maçı var;Beşiktaş-Galatasaray... Fenerbahçe ise Ankara’da Ankaragücü ile karşı karşıya gelecek.
erdemyucel2002@hotmail.com