Süper Ligin bitimine 90 dakika kala Fenerbahçe ile Trabzonspor mutlu sonu bekliyor… Ancak şampiyonluk ibresi, bu yıl rekor üstüne rekor kıran Fenerbahçe’den yana olduğu açıkça görülüyor.. Üçüncülük dördüncülük mücadelesi dışında küme düşenler de artık belli olduğuna göre bir bakıma ligin şekillendiğini söyleyebiliriz.
Geçtiğimiz haftaya damgasını vuran olayların başında Bursalı taraftarların saldırısıyla oynanamayan Beşiktaş maçının kararırını Türkiye Futbol Federasyonu verdi. Buna göre geçen yılın şampiyonu, futbolseverlerin takdirini kazanan Bursa’ya haklı olarak ağır cezalar geldi. Bursa-Beşiktaş maçı 3–0 Beşiktaş lehine tescil edilirken, bundan böyle altı maçını tarafsız sahada seyircisiz oynayacak, Bu hafta oynanan Kasımpaşa maçı dışında iki hafta (biri önümüzdeki sezon) deplasmanlarda taraftar desteğinden yoksun kalacak… Olay çıkaranlardan tutuklananlar, mahkemeye sevk edilenler var.
Bursa’nın saldırgan taraftarlarına sormak gerekir; başınız göğe erdi mi?. Cehaletiniz, saldırganlığınız yüzünden geçen yılın şampiyonu Bursa’yı gözden düşürmeye ne hakkınız var?
Haftanın futbol yönünden önemli olaylarından birisi de Kayseri’de oynanan final maçında Ziraat Türkiye Kupasının sahibini bulmasıydı. Beşiktaş, ilk defa final oynayan İstanbul Büyükşehir Belediye’yi penaltı atışları sonunda yenerek kupanın sahibi oldu. Ve önümüzdeki yıl Avrupa’da Türkiye’yi temsil etmeye hak kazandı. Beşiktaşlı futbolcular dört penaltıyı gole çevirmesine karşılık Büyükşehir’in iki şutu direklerden döndü… Maçın bitiminde bu kez havaalanında çirkin olaylar yaşandı; yine taraftar cehaleti ve saldırganlığı… Beşiktaş’ın adı taraftara çıkmış saldırganları Büyükşehir’li futbolculara küfredip sataşınca derslerini bir güzel aldılar ve meydan dayağı yediler… Abdullah Avcı ve futbolcularının ellerine sağlık…
Ziya Paşa bir şiirinde ne demişti; Nush ile uslanmayanın hattı kötektir!..
Haftanın bir başka olayı Galatasaray’ın kongresine katılan 4017 üyenin katılımıyla yeni başkanını seçmesiydi. Böylece Galatasaray’ın 34. başkanı rekor oy farkıyla Ünal Aysan oldu. Ünal Aysan’ın 2.998 oyuna karşılık diğer adaylardan Turgay Kıran 573, Mehmet Helvacı ise 397 oy alabildiler. Bu yıl tarihinin en kötü günlerini yaşayan Galatasaray’da adaylığını koymayan, Adnan Polat kongreye katılmadı. Kuşkusuz, Adnan Polat mali kongrede ibra edilmemesinin, Arena Stadında aleyhteki tezahüratların üzüntüsünü yaşıyor olmalı… Ne var ki, Galatasaray’ın kadirşinas üyeleri ve aklı başında taraftarları Adnan Polat’ın hizmetlerini de hiçbir zaman göz ardı etmemelidir.
Şampiyonluğun son 180 dakikasında önemli bir dönemeç olduğu sanılan Ankaragücü maçında Fenerbahçe rekorları yerle bir ederek rakibini 6–0 yendi. Aslında bu maç için Alex 6 Ankaragücü 0 demek daha doğru olur… Alex’in üç penaltı, bir serbet vuruş golü sonucu getirdi. Gökhan Gönül’ün yerine oyuna girer girmiz de Bekir bu sezon ki ilk golünü attı.
Fenerbahçe için rekorları parçaladı, yerle bir etti dedik;
Alex Süper Ligde en fazla gol atan oyuncu oldu. Futbol yaşamında dahi önceki yıllarda Cruzeiro’da beş gol atan Alex rekorunu Şükrü Saraçoğlu’nda muhteşem seyirci önünde yeniledi.
Alex attığı beş gol ile Süper ligde ikinci kez gol kralı olan yabancı oldu. Kaldı ki, Alex’in Türk vatandaşlığına geçmek için de başvurusu olduğu da unutulmamalıdır…
Alex, Süper Lığ de bir maçta Sota ve Jardel’den sonra en fazla gol atan üç yabancıdan biri oldu…
Alex Türkiye’ye geldiğinden bu yana 27 golle en çok bu sezon gol attı. Önümüzdeki hafta Sivas maçında ne olacağı da belli değilken!...
Alex’in yanı sıra Volkan Demirel’de kalesini gole kapatan bir başka isimdi… Dokuz maçtır Şükrü Saraçoğlu’nda gol yemeyen Fenerbahçe’nin kalesi 853 dakikadır gole kapalı… Böylesi bir rekor Avrupa’da var mı bilemiyorum…
Fenerbahçe Ligin ikinci yarısında 17 maçta 16 galibiyet bir beraberlik olarak kolay kolay erişilemeyecek bir rekora imzasını attı.
Futbol tarihimizde bir maçta üç penaltı verilmesi ve üçünü de aynı oyuncunun golü atmasının örneği var mı bilmiyorum… Sanırım yoktur…
Penaltılara kimsenin itirazı olmamalı, kurallarda ne yazılmışsa aynen penaltı gibi penaltıydı hepsi
Ankaragücü bu sezon Fenerbahçe’yi iki kez yenmişti. Bu kez de renktaşı olmasına rağmen rakibinin şampiyonluğunu çelmelemek için gelmişti İstanbul’a… İlk penaltı gelinceye kadar direndi, ardından kaleci Senecky’nin kırmızı kart görmesiyle çaresiz kaldı, ani atakları Fenerbahçe savunmasında eridi… Sonunda kaderine razı oldu…
Fenerbahçe, önceki yıllarda Denizli ve Trabzon karşısında son maçta kaçırdığı şampiyonluğun benzerini Sivas maçında yaşatmayacaktır.
Her şey 22 Mayıs’ta belli olacak; dananın kuyruğu Sivas maçında kopacaktır.
Bütün umudunu Fenerbahçe’nin yitireceği puana bağlayan Trabzon, İstanbul B.Şehir Belediye’yi 3–1 yenerken, kulağı da Şükrü Saraçoğlu’ndaydı. Belediye’nin hızlı başladığı, sonunu getiremediği oyunda Pawel, Burak ve Jaja’nın golleriyle 3–0 bitince her şey belli olmuştu. İkici yarıda Holmen’in golü skoru değiştirmedi. Bu maçta kart cezalısı durumuna düşen Burak ve Mustafa K.Karabük maçında olmayışı büyük engel… B maçta da kaleyi Onur’dan devralan tolga yine yıldızlaştı… Trabzon’un bugünkü durumuna gelmesinde bu iki kalecinin büyük rolü olduğu, şampiyonun kilidini Eskişehir’in kapadığı da unutulmamalıdır.
Galatasaray, Ankara deplasmanında yedi eksikli Gençlerbirliği’ni zorlu bir maçtan sonra 3–2 yenerek yeni başkanlarına ilk galibiyeti hediye etti. İlk yarısı vasatın üzerine çıkamayan, izleyenlere sıkıntı veren futbolda ikinci yarıda daha canlanarak iyi bir oyun sergiledi. Bu galibiyete rağmen Galatasaray’ın yine takım iskeletini kuramadığı gözden kaçmıyordu. Attıkları gollerden ikisisin de rakip kaleci Özkan’ın hatasından olduğu da unutulmamalıdır. Buna karşılık Culio’nın direğe vurarak içeri düşen harika aşırtma golü ise uzun zaman hafızalardan silinmeyecektir. Galatasaray’da Kazım’ın gayreti, orta alanda Emre çolak’ın olumlu futbolu kadar Servet’in yerinde müdahaleleri galibiyete getiren başlıca etkenlerdi.
Haftanın diğer maçlarında sezonun iyi takımlarından K.Karabük Antalya deplasmanında M.Antalyaspor’u Brezilyalı Coelho’nun golleriyle rakibini 2–1 yendi. Manise ise ligden düşen Buca karşısında fazla zorlanmadan Buca’yı 4-2 yerken kalesinde iki gol görmesi de düşündürücüydü.. Yine düşen takımlardan Konya 1–0 önde götürdüğü Sivas maçında 90+3’de Zayetta’nın kendi kalesine attığı golüyle 1–1 berabere kaldı. Bursa ise Kasımpaşa’yı tendi evinde çok rahat olarak 3–0 yendi.
Haftanın önemli maçlarından Gaziantep rakip sahada Kayseri’yi zorlu bir mücadeleden sonra 2–1 yenerek UEFA’ya katılmaya hak kazandı. Bununla beraber Bursa’nın Gençlerbirliği karşısında puan kaybetmesi, kendilerinin de Beşiktaş’ı yenmeleri durumunda üçüncülüğe çıkacakları da açıktır..
Haftanın kapanış maçı Pazartesi akşamı Beşiktaş ile Eskişehir arasında oynanacak. Önümüzdeki son haftada ise Fenerbahçe’nin Sivas; Trabzon’un da K.Karabük maçları şampiyonluğu belli edecek. Onun dışındaki maçların ise artık önem taşımayan, formaliteden öteye gidemeyeceklerdir.
İzmir’de ise büyük bir üzüntü yaşandı. Bank Asya’da yılların takımı Altay, Adanaspor’a 4–1 yenilerek bir alt lige düştü. Süper Ligde Buca’nın da düşmesiyle birlikte İzmir gibi Türkiye7nin önde gelen şehri İzmir’in futboldan uzak kalması gerçekten üzüntü verici. Bir zamanlar ligimiz de, Avrupa’da fırtınalar estiren İzmir ekiplerinin bu hale düşmesinin sorumluları kimlerdir. İzmir’in el ele verip Altay, Karşıyaka ve Göztepe’yi eski hallerine getirmeleri boyunlarının borcudur.
Bank Asya’da Samsun’dan sonra Mersin İdman Yurdu’da Süper Lige yükseldi. Üçüncü takım Gaziantep Belediye, Ç.Rize, Ordu ve ve Tavşanlı linyit arasında oynanacak Play-off’dan sonra belli olacak…
erdemyucel2002@hotmail.com