Sizleri bilmem olan son olaylardan sonra futboldan en konu soğuduğumu hissediyorum… Bu yüzden de birkaç haftadır spor sayfasındaki köşeme yazmayı canım istemedi…Bazı okuyucularım ve dostlarım, ligler bitti , konu mu bulamıyorsun diye soruyorlar.Aslında yazılacak konu çok da; mühim olan benim isteyip istememem!..
Son haftaların spor basınına bakın; takımlarını alacağı yabancıların isimlerinden, boy boy resimlerinden ve alacağı Euroların miktarından geçilmiyor…Ne garip ki, bu transfer curcunası içerisinde Arda dışında hiçbir Türk futbolcu gündemde yok!..
Ne kadar yabancıya bel bağlar hayran olan bir spor düşüncemiz gelişti!.. Futbolcumuz ithal, atletimiz ithal, haltercimiz ithal!..
Şaşmamak ve ya üzülmemek elden gelmiyor…
Türk futbolunun ender yetiştirdiği yeteneklerden biri olan Arda günlerdir spor basının flaş haberi oldu… Her gün Arda gidecek, Arda gitmeyecek haberleriyle yatıp kalktık. Fatih Terim kalsın dedi, Galatasaray yönetimi gidebilir dedi… Arda gidebilirim de gitmeyebilir gibi beyanatlar verdi. Sonunda Arda Atletico Madrid ile el sıkıştı ve Letonya maçını oynadıktan sonra Türkiye’ye veda etti.
Arda gitmekte haklıydı… Türkiye’de sivrilen her futbolcu gibi onunda maddi ve manevi yönden Avrupa’da oynaması en doğal hakkıydı…
Bir kez daha vurgulayalım ki; Arda gitmekte haklıydı… Bu genç futbolcuyu önce kaldıramayacağı bir yükün altına sokarak takım kaptanı yaptılar… Sonra tribünlerde, çoğu yöneticiye yapıldığı gibi bazılarını aleyhinde ulu orta sözlerle bağırttılar… Beraber olduğu kızla nereye gitse polemik konusu yaptılar, yazdılar çizdiler…
Sonunda Arda yuvadan uçtu…
İspanya’da başarılı olur mu olmaz mı bilemeyiz… Avrupa ile Türkiye futbolunu, aynı kefeye koyabilmek biraz güç… Orada gerçek bir profesyonellik var, biz ise yabancı futbolculardan medet uman çakma profesyonellik… Yöneticiler, spor anlayışı, televizyonlarda spor yorumcuları, taraftardan daha da aşırı spor yazarları, tribünler amigolar onlardan çok farklı…
Yıllar öncesinden bu güne kadar uzanan zaman sürecine baksanız Avrupa’da başarılı olan futbolcularımızın sayıca çok az olduğunu görürüz. Bir zamanlar Şükrü Gülesin, Lefter K. Andonyadis, Altaylı kaleci Vahap, Özcan Arkoç ve yakın tarihlerde de Beşiktaşlı Nihat başarılı olmuştu. Türkiye’nin ünlü futbolcularından Metin Oktay, Hakan Şükür, Tuncay başarısız kalanlardı… Emre ise bazen başarılı olmuş, agrasif davranışlarıyla orada gözden düşmüştü…
Bu da gösteriyor ki, Avrupa ile futbol ve futbolcu anlayışız arasında çok büyük farklar var. Dünyaca ünlü teknik direktörlerin Türkiye’de başarısız kaldıkları gibi… Dilerim Arda İspanya’da başarılı olur…
Türkiye’de şike olayları başlı başına bir konu… Olaylar yargıda olduğundan bu konuda peşin bir şey söz söylemek yerinde olmaz…
Ligler Eylülün ilk haftasına ertelendi ve o zaman bile başlayıp başlamayacağı kuşkulu… Fenerbahçe başta olmak üzere bazı takımlar küme düşürülecek mi? Futbol Federasyonu anlaşılan mahkemenin vereceği kararı bekliyor…
Türkiye’de şike, teşvik var mıydı diye soracak olsanız; ne yanıt vereceğimizi bilemeyiz… Futbolumuzda geçmiş yıllarda öyle sonuçlar alındı ki şaşmamak elde değildi… Geçenlerde Cumhuriyet Gazetesinden Deniz Ülkütekin “Türk Futbolunda şike tarihi!” diye yerinde bir makale yazmış, geçmişte oynanan bazı şaibeli maçlara parmak basmıştı…
Futbolumuzdaki bu hay huy içerisinde, Avrupa Kupası elemelerinde oynayacağı Kazakistan ve Avusturya maçlarına hazırlık olmak üzere Estonya ile bir antrenman maçı oynadı ve rakibini 3–0 yendi… Yeri gelmişken son maçlarında Estonya’nın oynadığı maçlarda rakiplerine gol atamadığını da belirtmekte yarar var…
Takımımızın ağırlığını yabancı ülkelerde oynayan, yaşadıkları ülkelerin Milli Takımlarında forma giymemiş gurbetçi futbolcular çekiyordu. Türk futbolunda yabancı hegemonyası estiğinden Milli Takımımıza futbolcu bulabilmenin zorluğu bir kez daha karşımıza çıktı. Futbol Federasyonun aldığı yeni karara göre bir takımın sahada 6, kulübede 2 yabancı futbolcusu olacakmış… Bunun dışında kulüpler istediği kadar yabancı futbolcuyla mukavele yapacakmış… Böyle olunca da önümüzdeki yıllarda Milli Takımımızda nazarlık boncuğu gibi bir veya iki bu memleketten yetişmiş futbolcu göreceğiz!..Bu arada gollerimizden ikisini İngiltere’den ithal Colin Kazım attığını söylemekte de yarar var…
Bu maçta futbolumuzun çirkinleri yine vardı. Türk Milli Takımı formasını giyen, takımın ilk golünü atan Emre Galatasaray tribünlerince yuhalandı. Arda da Galatasaraylı taraftarlarının desteğini aldı. Bu maç Arena’da değil Saraçoğlu’nda olsaydı, yuhalananlar ile alkışlananların yer değiştireceğine adım gibi eminim…
Böyle bir ortamda futbol yazmanın keyfi kaldı mı?
Yanıtı sizler verin…
erdemyucel2002@hotmail.com