7
Şubat
2026
Cumartesi
SPOR

Galatasaray ile Bursaspor Şampiyon Adayları

Avrupa Kupalarında hüsranla biten bir haftayı Gerede bırakarak kendi ligimize döndük. Oysa ilk maçlarda Galatasaray’ın Atletico Madrid karşısında aldığı 1–1 beraberlikten, Fenerbahçe’nin de Lille’e 2–1 yenilmesinden enikonu umutlanmıştık. Oysa İstanbul’da oynanan maçlarda umutlar hüsrana dönüştü, Galatasaray Atletico Madrid’e 2–1 yenilmesinin ardından Fenerbahçe’de son dakikalarda yediği golle Lille ile 1–1 berabere kaldı. Böyle olunca da her iki takımımız da haklı olarak Avrupa’ya veda ettiler. Yabancı teknik direktör ve yabancı futbolcular, gerçekte böyle maçlar için önemlidir. Ne var ki, her iki takımın ne teknik direktörleri ve ne de oyuncuları sözcüğün tam anlamıyla sınıfta kaldılar. Umutlar önümüzdeki yıla kaldı.

Kendi ligimizin ilk maçında Trabzon üst üste üçüncü beraberliğini de alarak ikinci yarıdaki çıkışını frenledi. Trabzonspor Antalyaspor maçı ilk dakikalarda karşılıklı atılan gollerle 1–1 sonuçlandı. Özellikle bu maç Ziraat Türkiye Kupasında Trabzon’un rakibi Antalya’nın çantada keklik olmadığını da göstermiş oldu.

Trabzon maça baskılı başlamış, Antalya’yı sıkıştırarak savunmasını zor durumlara düşürüyordu. Bu yıl ilk kez ilk on birde sahaya çıkan, ara transferde alınan Burak daha 5. dakikada golü bulunca bordo-mavililerin maçı kolayca alacağı sanılmıştı. Kısa sürede toparlanan Antalya, savunmayı önde kurarak rakibin akınlarını önlemeyi başardı ve adeta Antalya’da yeniden doğan, Necati Ateş 16. dakikada sert bir şutla beraberliği sağladı. Bundan sonra da oyun orta saha mücadelesine dönüştü. İkinci yarıda Trabzon uzaktan attığı şutlarla golü ararken, Antalya sonuca razı bir oyunu sergiliyordu. Maçın uzatma dakikalarında Trabzon eline geçen iki önemli fırsatı kullanamayarak, Ömer’i geçemedi. Trabzonlu Engin’in Umut’a hazırladığı net gollük üç pozisyondan bu oyuncu yararlanamayınca sonuç belli olmuştu. Son dakikalarda Musa’nın Teofilo’yu ceza alnında yere indirmesini penaltı olarak niteleyenler oldu. Ancak Teofilo’nun arkası kaleye dönüktü; gerçekte bu pozisyona net bir karar verebilmek zordu. Kısacası tartışmalı bir pozisyondu. Lig TV’de Erman Toroğlu yok ki, enine boyuna yorumlasın…

Bir maç eksiği ile liderin arkasında, 46 puanlı ikinci sırada ve bu temposunu düşürmediği takdirde zirveyi zorlayacağına kesin gözle bakılan Bursaspor, Fenerbahçe’den sonra Sivas’ın da gözünün yaşına bakmadı. Bursa’nın cezası nedeniyle Sakarya Atatürk Stadında seyircisiz oynanan maçta Bursa rakibinden çok üstündü ve kaçırdığı gollere rağmen 3–0 kazanmayı başardı. Milli Takıma seçilen Volkan ve Ozan İpek maçın yıldırarıydı. Onların yanı sıra Fenerbahçe’den sonra Sivas’a da gol atan Batalla, Ömer, Turgay ve her zaman olduğu gibi İvankov’un takımın güvenilir isimlerinin başında geliyordu. Sivas ise geçen yılın şampiyon adayı olmasına şaşmamak elde değil. Bu yıl küme düşmemeye oynayan Sivas, takım olarak çok kötü bir görüntü çiziyor. Yediği üç gole rağmen kaleci Akın takımının farklı yenilmesini önleyen isimdi.

Beşiktaş zorlu Kayseri deplasmanında kolay bir galibiyetle döndü. Haftalardır spor basınının yerdiği, bazılarının gitmesini istediği Tello attığı golün yanı sıra mükemmel bir futbol resitali ortaya koydu. Kayseri’de ise Saido ve Cangele’nin yokluğu açıkça görülüyordu. Cangela olmayınca takımın gol silahı Makakula, Beşiktaş savunmasının duraklamasından attığı gole rağmen yalnız kalmıştı. Mustafa Denizli değişik bir tertiple sahaya yayılmış, dörtlü savunmanın önüne İbrahim Toraman’ı koymuştu. İbrahim Toraman rakibin hücumlarını önlemesine rağmen zaman zaman ataklara kalkarak rakip savunmayı da bunaltmayı ihmal etmedi. Beşiktaş’ın Erns ve Fink ile orta sahaya hâkim olması, savunmayı ileride tutması ve zaman zaman tempoyu arttırması üç puanı beklenmedik şekilde almasına yetti. Goller maçın hemen başında Tello ve Ekrem’in gollerine son dakikalarda Makakula ile karşılık verdiler. Beşiktaş eline geçen fırsatlardan yararlanabilse, Bobo cömertçe gollük pasları harcamasa siyah-beyazlılar ligin en az gol yiyen takımı karşısında farka bile giderlerdi.

Bu maçın en ilginç yönü Kayseri Kadir Has Stadındaki seyircilerdi. Ligin üst sıralarını zorlamak isteyen Kayseri seyircisi maçı sessizce izlerce bir avuç Beşiktaş taraftarı ise maç bolunca yeri göğü inlettiler. Kayserispor’un kadrosunun kısıtlı oluşu ise bu maçta bir kez daha görüldü.

Fenerbahçe, Olimpiyat Stadında İstanbul Büyükşehir Belediye karşısında ringe çıkan beceriksiz bir boksör gibi nakavt oldu. Oysa eksiklerine rağmen Fenerbahçe oyuna iyi başlamıştı. Bununla beraber ilerleyen dakikalarda Belediye ağırlığını hissettirdi ve rakibini 2–1 yendi. Fenerbahçeli futbolcular, bu maçta da şampiyonluğa inanmamış bir görüntü çiziyorlardı. Belirli aralıklarla oyuna hâkim oldularsa da bunu sürdüremediler. Bu yenilgi ile de çok büyük bir mucize gerçekleşmezse Avrupa Kupalarından sonra lige de havlu attılar. Bundan böyle Fenerbahçe yönetiminin yıldız yabancı futbolcu yerine takıma ruh katacak forma aşkıyla oynayacak yeni bir takımı kurmak zorundadır.

Maçın bitiminde yine tatsız olaylar yaşandı. Kendini bilmez bir seyircinin attığı bir cisimle Belediyesporlu Sylla ambulansla hastaneye götürüldü. Seyircinin Daum istifa sözlerinin yanı sıra yöneticilerde hakeme ateş püskürdüler.Yönetim hakemi suçlayacağına sahada oynanan kötü futbola çare aramış olsa, yedi maçtır kazanamayan Fenerbahçe’nin hastalığını teşhis etse çok daha iyi olmaz mı

Galatasaray Atletico Madrid karşısında oynadığı zorlu maçtan sonra Kasımpaşa karşısında zorlanacağı sanılıyordu. Oysa beklenen olmadı, iki saat öncesi Fenerbahçe’nin yenilgisinden sonra aradaki puan farkını açmayı isteyen sarı-kırmızılılar bunu da başararak rakibini 4-1’lik sonuçla yendiler. Zirvedeki yerini daha da sağlamlaştırdılar; şampiyonluktaki rakibi artık Fenerbahçe değil Bursaspor olacaktır. Bu maçta Galatasaray’ın yeni transferlerinden Dos Santos mükemmel futboluyla göz doldururken iki gol atan Keita da Kasımpaşa’yı çökerten bir başka isimdi. Maçın 1.dakikasında Cenk’in Franco’dan dönen şutuna ofsayt pozisyonunda olduğunu fark edemeyen Emre Toraman, Yekta’nın ikazına rağmen vurması belki de maçın kader anıydı. Golü Emre yerine Yekta atmış olsaydı geçerli olacaktı.

Haftanın diğer maçlarında Ankaragücü Gençlerbirliğini 1–0; düşme hattındaki iki takımdan Manisaspor Diyarbakırspor’u 2-1 yenerken Eskişehir’de rakip sahada Gaziantep ile 1-1 berabere kaldı.

Önümüzdeki Çarşamba günü Milli Takımımız Honduras ile bir hazırlık maçı yapacak. Teknik direktörü henüz göreve başlamamış, Dünya Kupasına katılamayan Türk Milli Takımı için bence anlamsız bir maç… Horduras ile bu ortamda oynasan ne olur oynamasan ne olur? Çarşamba gününe bakacağız bu maça kaç seyirci gelir? Takımın başında Oğuz Çetin var. Milli takıma çağırılan oyunculara bakıyorum, Oğuz Çetin, Fatih Terim’in etkisinden kurtulamamış veya onun dediklerini yapıyor olmalı ki, Beşiktaş’ın her yerinde olan ve bunu Kayseri’de bir kez daha gösteren İbrahim Toraman’ı yine kadroya almamış. Beşiktaş’tan çağırılan tek oyuncu Kayseri maçında son yirmi dakikada sahaya sürülen Necip... İnsan elde olmadan düşünüyor; Keşke takımında oynamayan, Terim’in birkaç kez milli yaptığı Batuhan’ı da kadroya katsaydı!...Fatih Terim’in kendi takımlarına forma şansı bulamayanları Milli Takıma almak gibi bir özelliği vardı. Anlaşılan Çetin aynı düşünce de olmalı… Bu arada Rusya’da iyi günler geçiren Fatih Tekke ile Gökdeniz yine milli takımda yok…

erdemyucel2002@hotmail.com
 

Yayın Tarihi : 28 Şubat 2010 Pazar 22:58:12


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?