7
Şubat
2026
Cumartesi
SPOR

Galatasaray İşi Biliyor, Fenerbahçe Şanslı, Beşiktaş Kan Kaybediyor!..

Süper ligin bu haftası için söylenecek tek bir söz var; Galatasaray zengin kadrosu ve Rıjkaard ile bu işi biliyor, elindeki kadroyu duruma göre yerinde kullanıyor. Böyle olunca da dörtte dört yaparak liderliğini sürdürüyor. Şimdi merak konusu Galatasaray’ın kendinden emin bu ilerleyişinde kimin frene basacağıdır. Ancak görünen odur ki, bunu başarabilmek de biraz zor… Fenerbahçe iyi olmamasına rağmen şansının yardımıyla kazandı, Beşiktaş ise kötüydü ama üç puana ulaşamadı. Geçen yılın gözde takımı Sivas ise sıfır puanla Kasımpaşa ve Denizli ile birlikte lığın sonunda…

Turkcell Süper Liginin 4. haftasında Beşiktaş yine umduğunu bulamadı. Gün yüzüne çıkmamış bir takım sorunlar olmalı ki, geçen yılın çifte kupalı takımı üç beraberlik, bir galibiyetle işi sürdürmeye çalışıyor. Bu arada tepkiler Mustafa Denizli’ye… İnsan düşünmeden edemiyor; Mustafa Denizli iki kupayı aldıktan sonra takımı bırakmak istemiş, Demirören’in ısrarlarını kıramayarak görevinde kalmıştı. Acaba ters giden bir şeyleri mi görmüştü? Bilinmez…

Beşiktaş-Gaziantep maçı futbol olarak tempolu, hareketli bir maçtı. Ancak her iki tarafta gol yollarında hem kısır hem de beceriksizdi. Rastgele atılacak bir golle taraflardan biri galip gelmiş olsaydı, büyük bir haksızlık olurdu. Bununla beraber daha maçın 30. saniyesinde De Souza’nın köşeyi bulan kafa şutunu Hakan çıkarmasa Beşiktaş çok daha panikleyecekti. Beşiktaş kanatları kullanamadığı bir kez daha ortaya çıktı. Ne İbrahim Kaş ne de İsmail bu işi becerebilmekten çok uzak… Beşiktaş’ın maç boyunca girdiği gollük pozisyonlar ise üçü beşi geçmez.

Bu maçta Mustafa Denizli’nin gözle görünür hataları vardı. Öncelikle formsuz, sürekli ofsayda düşen Nihat’a bel bağlayarak Nobre’yi kenarda tutmak, takımın uzaktan attığı şutlarla tek gol umudu Ernst’i 83.dakika da Uğur İnceman ile değiştirmek… Takımın süratli adamı Serdar Özkan’ı 75. dakikada kenara almak gibi… Serdar ve Ernst’ten önce çıkarılması gereken adam Nihat veya Tello idi. Denizli gibi bir futbol adamı bunu nasıl düşünemedi, aklım almadı. Nitekimş tribünler de bunun tepkisini vermekte gecikmedi. Sakatlığı geçen Ekrem varken, İbrahim Kaş ile oyuna başlamak da bir başka yanlıştı…

Gaziantep sahaya galip gelmek için çıktıklarının görüntüsünü veriyordu. Takımda Tabata’nın yokluğu hemen hiç hissedilmedi. Buna karşılık Deumi başlı başına bir savunma adamıydı. J.Cezar, Olcan, ve özellikle ani deparları ile Erman takımın yıldızlarıydı.

Beşiktaş’ın Şampiyonlar liginde Manchester United, Süper Ligde de Galatasaray karşısında bu oyununu yineler, yanlış oyunculara bel bağlarsa iyi sonuç almaları biraz hayaldir.

Fenerbahçe sözcüğün tam anlamıyla kolay geçeceği sanılan Manisa maçında adeta ipten döndü. Sarı-lacivertlilere üç puanı 90+4’de 72.dakikada oyuna giren nöbetçi golcü Semih’in rastlantı sonucu önüne düşen topla sağladı. Kısacası Manisa, Şükrü Saraçoğlu’nda çok dişli çıktı, sürekli koştu ve özellikle oyunun ikinci yarısında rakibinden çok daha üstün bir oyun sergiledi.

Fenerbahçe’nin bu maçtaki en büyük kurtarıcısı ise en azından üç golü adeta mucize şeklinde önleyen Volkan oldu. Bu arada maçı iyi yöneten Hakem Tolga Özkalfa’nın gözünden Bekir’in Ergin’e yaptığı hareket kaçtı ve Manisa’nın penaltısı güme gitti. Gökhan Gönül’ün yokluğu kendini bu maçta da gösterdi. Bekir, Gökhan’ın yerini doldurmaktan çok uzaktı. Bu arada Santos’ta bir düşüş olduğu da dikkati çekiyordu. Bu maçın üzerinde durulacak bir diğer yanı da Emre’nin kırmızı kartla oyun dışı kalmasıydı. Takım kaptanı her zaman sinirli hareketlerden uzak kalmalı ve arkadaşlarını yatıştırıcı olmalıdır. Ancak Emre’de bu özelliklerin olmadığı bir kez daha görüldü. Rakibin sert hareketlerine hep tepki verdi, sonunda işi hakemi itmeye kadar götürdü. Haklı olarak da oyun dışı kaldı. Bu futbolcunun kulağı çekilmediği sürece, ne kadar iyi oynarsa oynasın takımına zarar vereceği de açıktır. Nitekim kırmızı kartla oyun dışı kalmasını da seyircinin haklı tepkilerinden anlaşıldı.

Manisa maçı, Avrupa Kupası öncesinde Fenerbahçe’ye yapılan sanki bir uyarıydı. Daum öncelikle hatlar arasındaki kopukluğu gidermenin yollarını aramalıdır. Fenerbahçe bu maçı biraz şans ve Volkan’ın becerisiyle kazandı. Manisa için söylenecek tek söz galip sayılır, bu yolda mağluptur…

Galatasaray Süper Ligin 4.haftasında 4. galibiyetini Ankaraspor karşısında alırken, ilk yarıda iyi olmamasına rağmen çok fazla zorlandığını söylemek yanlış olur. Bu maçı izleyenler futbol yönünden epeyce zevk aldılar. Her iki takımın atakları ve gol arayışları özellikle ikinci yarıda çok daha fazlaydı. Ankaraspor ilk yarıda Galatasaray’a karşı direndi, birkaç cılız atakla da olsa rakip kaleye indi. İkinci yarının sonlarına doğru Baroş, Elano ve Keita’nın yerine giren Kewell, Aydın ile Nonda oyundan düşmeye başlayan Ankara takımını çökertmeyi başardılar. Kısacası yapılan bu değişiklik Galatasaray’a üç puanı getirdi. Arda’nın köşe vuruşuna çok güzel kafayı vuran Kewall, ardından Aydın’ın rakibi dağıttıktan verdiği pasla Nonda takımını 2-0 öne geçirdi. Bu golden sonra Galatasaray ver kaçlarla oyunu idare ederken, Ankarasporlu futbolcular da oyun bitse de gitsek havası içerisindeydiler.

Maçın en çirkin yönü de Galatasaray’ın ikinci golünden sonra protokol tribününün karışmasıydı. Siyasi bir partinin genel başkan yardımcısının Melih Gökçek’i kastederek küfür etmesine oğlu Ahmet Gökçek karşılık verince protokol tribünü protokol olmaktan çıktı. Öncelikle stad yönetimlerinin bu tribünlere kimlerin alınıp alınmayacağını iyi düzenlemesi ve uygulaması gerekir.

Bursaspor, Avni Aker deplasmanından bir puanla dönerken iyi bir oyun sergiledi. Ertuğrul Sağlam yönetimindeki bu takımın önümüzdeki haftalarda üst sıraları zorlayacağı da açıktır. Toulouse maçının yorgunluğunu üzerinden atamayan Trabzon elinden geleni yaptıysa da galibiyete ulaşamadı. Oyun kuramayan, temposuz ve çaresiz Trabzon için beraberliği kurtarması bile olumlu diye düşünüyorum.

Haftanın diğer maçlarında, geçen hafta Galatasaray karşısında ağır bir yenilgi alan Kayserispor nihayet şeytanın bacağını kırarak ilk siftahını Denizli karşısında yaparak rakibini 3-0 yendi. Bu yıl lige iyi bir başlangıç yapan Eskişehir ise çıkışını sürdürerek Antalya’yı 2-1 yendi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Ankaragücü karşılık gollerle 2-2 berabere kaldılar.Bu maçın en ilginç yanı da tribünlerde sigara içenleri tespit ederek ceza yazılmalarıydı!. Ancak takımda yaşanan idari, danışıklı dönüşüklü, şaibeli olaylar da göz ardı edilmemelidir. Ankaragücü Genel Kurulu Ankaraspor’daki görevlerinden istifa eden Melih Gökçek’in oğlu Ahmet Gökçek’i yeni başkan seçti(!). Futbol Federasyonu Ankaraspor, Ankaragücü ilişkilerini nasıl mercek altına alacak doğrusu pek çok kişi gibi bende merak ediyorum.

Sivas kendi sahasında oynadığı Diyarbakır maçından da yine boynu bükük ayrılarak, rakibine 2-0 yenildi. Geçen hafta Fenerbahçe’ye karşı oynadığı oyunla dikkati çeken Diyarbakır bu kez de haklı bir galibiyet aldı. Sivas gibi sıfır puanla ligin 4.haftasını tamamlayan Kasımpaşa kendi sahasında kalesinde 4 gol görerek maçı 4-0 kaybetti.

Bu hafta Milli Maçlar nedeniyle lige ara verilecektir. Dünya Kupasına katılabilmek için son şansını kullanacak olan Milli Takım 5 Eylül’de Estonya, 9 Eylül’de grupta bizim açımızdan iddialı olan Bosna Hersek ile oynayacak. Fatih Terim bu maç için seçtiği kadronun tatminkâr olduğunu kaç kişi söyleyebilir? Beşiktaş’ta formsuz konumuyla takımının puan yitirmesine neden olan Nihat gol umuduyla kadroda… Avrupa takımlarında oynayan futbolcular yine gözde!... Öte yanda Zenit’in deplasmanda gol atan oyuncusu Fatih Tekke, “Terim beni gör” diye feryat ediyor!.. Kimse gocunmasın ama ben kendi hesabıma Milli Takımımızın Dünya Kupasına katılacağını pek sanmıyorum. İnşallah da yanılırım.


erdemyucel2002@hotmail.com
 

Yayın Tarihi : 1 Eylül 2009 Salı 10:46:13


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
Gökhan IP: 88.240.68.xxx Tarih : 1.09.2009 21:20:24

Gerçek bir gözlem gerektiren bir yorum olarak futbolumuzun son durumunu genel bir pencereden yorumlanmış.Asıl benim merak ettiğim konu farklı.En fazla borcu olan kulüplerden olarak gösterilen GS bu kadar pahalı transferler yapabilmesi nasıl gerçekleşti?Bence artık takımların nasıl oynadıkları değil de maddi gelirleri ve giderleri nedir ne vergi verirler o araştırılmalı