7
Şubat
2026
Cumartesi
SPOR

İspanya Yenilgilerinin Ardından Ligimize Döndük!..

Dünya Kupası finallerine katılabilmemiz için İspanya ile oynadığımız iki maçtan da puan çıkarmak zorundaydık. Hüsrana uğradığımız ilk maçtan sonra da Ali Sami Yen’deki ikinci maçı kaybetmek bir yana adeta rakibe hediye ettik. İspanya ile aramızda büyük bir klas farkımı olduğunu da unutmamak gerekir. Ancak hala bazılarının deplasmanda oynayacağımız Bosna-Hersek ve Belçika maçlarına umutla baktıklarını gönünce şaşmamak elden gelmiyor. Bu konuda umutlu konuşanlar bana yıllar öncesini hatırlattı. Fenerbahçe ile Sarıyer bir lig maçı oynuyorlardı. Sarıyer’in amigosu ise taraftarını motife etmeye çalışıyordu. Sarıyer’in matematiksel olarak şampiyonluk (!) umudu var. Bütün maçlarımızı kazanır, rakipler de hep yenilirse şampiyon oluruz diye bağırıyordu (!)...

Gerçekçi olalım, o günlerin Sarıyer amigosu gibi düşünmeyelim. Önümüzdeki yıl yapılacak Dünya Kupası finallerine katılmamış hayalden de öte... İster kabul edin ister etmeyin bizi bu duruma Fatih Terim’in egosu, yanlış futbolcu seçimi ve duygusal davranışları getirdi. Kendi takımında forma şansı bulunmayan, 35 yaşını geçmiş savunma elemanlarıyla genç ve hızlı İspanya’yı yenmemiz mucizeydi. Başta Arda olmak üzere birkaç futbolcunun iyi olması, şuursuzca rakibe saldırmaya kalkması yetmedi. Kalecimizin topa yumruk vuramaması, savunmadakilerin gol peşinde koşmaları kalemizde golleri görmemize yetti.

Kısacası hale kapılmayalım; bu iş Ali Sami Yen’de bitti ve bizler kendi ligimizle baş başa kaldık. Sivas, Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş’ın rakiplerini yenmesiyle puan cetveli oldukça kritik bir duruma geldi. Sivas 53 puanla liderliğini sürdürürken, Beşiktaş bir puan geriden onu takip ediyor, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzon da 47’şer puandalar...

Turcell Süper Liginin 26 haftasının açılış maçlarında Beşiktaş Kayserispor’u Yusuf Şimşek’in attığı gol ile 1-0 yenerek lider Sivas’ın bir puan gerisinde şampiyonluğu kovalıyor. Beşiktaş, önümüzdeki maçlarını da bu hafta olduğu gibi final havasında oynayacak olursa şampiyonluk ipini göğüslemesi işten bile olmayacaktır. Beşiktaş derli toplu bir takım oyunu ile rakibine pozisyon vermedi. Özellikle, Terim’in Milli Takıma almadığı İbrahim Toraman ile Sivok’un iyi bir ikili oluşturdukları açıkça görülüyordu.. Onlara İbrahim Üzülmez ile Ekrem de eklenince Beşiktaş savunmasını geçmenin zorluğu bu maçta bir kez daha ortaya çıktı. Bu maçın yıldızı ilerleyen yaşına rağmen attığı golle de takımını galibiyete taşıyan Yusuf oldu. Kayseri on kişi oyunu tamamlamasına rağmen rakibi karşısında ezilmedi ve sonuna kadar da mücadele etmeyi bildi. Yalnız Hakem Tolga Özkalfa’nın Ali Turan’ı oyundan atması ise bence verilmiş ağır bir karardı.

Beşiktaş’ın bir puan önünde liderliğini sürdüren Sivas, Denizli deplasmanını da kazasız atlatarak rakibini 2-0 yenmeyi başardı. Denizli bazı oyuncularından eksik olmasına rağmen lider karşısında sayılmayan bir golünden sonra oyunu bırakmasına bir anlam verilemedi. Bu maçta iyi bir oyun sergileyememiş olmasına rağmen Sivas liderliği kolay kolay bırakacağa benzemiyor.

Fenerbahçe Eskişehir karşısında tam bir altın buldu dersek yalan söylememiş oluruz. Alex, Lugano ve Emre gibi üç oyuncusundan mahrum olarak sahaya çıkan Fenerbahçe’nin bu maçı alıp alamayacağından taraftarlar endişe duyuyorlardı. Maçın ilk yarısında oyuna hakim olan Eskişehir’e karşılık Fenerbahçe oldukça ağır bir tempo ile adeta durumu idare ediyordu. Rakibi hemen hemen hiç zorlayamadı. İlk yarıda yalnızca Uğur’un ayağından yüzde yüzlük bir gol kaçırdı. İkinci yarıda daha çok koşan ve oyuna ağırlığını koyan takım Fenerbahçe’ydi. İlk yarıda varlık gösteremeyen Josica’nın yerine giren Deniz belki de takımı hızlandıran adam oldu. Maçın kırılma noktası ise ilk yarının sonlarında sakatlanan ve sezonu kapattığı söylenen Edu’nun yerine giren Yasin’in Volkan’ı aşan Batuhan’ın kafasından gelen topu çizgiden çıkarmasıydı. R.Carlos’un soldan getirdiği topu zor pozisyonda vurarak Fenerbahçe’ni ilk ardından da Eskişehir’in atağa geçtiği anda Guiza farkı ikiye çıkardı. Uzatma dakikalarında ise Batuhan’ın dizinden bir golü de kalesinde gördü. Kısacası Fenerbahçe iyi olmadığı bir maçta 2-1’lik sonuçla alarak bu yıl ilk defa üçüncü sıraya yerleşti.

Galatasaray zor geçeceği sanılan Gaziantep deplasmanından, rakibinin acemice kaçırdığı gollerden sonra çok kolay sıyrıldı. Galatasaray beş yıldır kazanamadığı Gaziantep deplasmanında bu kez golü Baros’un yarım röveşatası ile 10. dakikada buldu. Bu maçı kazanmasıyla da önümüzdeki hafta Ali Sami Yen’de yapılacak Fenerbahçe derbisine büyük bir moralle çıkacak. Galatasaray’ın oldukça iyi başladı oyunda girdikleri gol pozisyonlarından yararlanamadılar. Özellikle uzun süre sahalardan uzak kalan Ümit Karan öylesine iki gol kaçırdı ki, şaşmamak elde değil. Bazılarına göre de sürekli kulübede kalan Ümit sanki futbolu unutmuş gibiydi. Takımın yıldızları yine Emre Aşık, Arda, Kewell, Ayhan ve Baros idi. Buna karşılık Gaziantep Beto’nun ayağından kaçırdıkları gollerle adeta rakibin kazanmasına yardımcı oldu. Maçın son dakikalarında Gaziantep’in boş kaleye topu atamadığı iki pozisyon vardı ki, adeta biz bu maçı kazanmak istemiyoruz diyorlardı. Ancak Galatasaray’da Volkan’ın bulunduğu sol kanat tam bir felç olmuştu. Gaziantep bu koridordan sürekli yüklenebilse rakibi dağıtması işten bile değildi. Bu maç bir kez daha gösterdi ki, Galatasaray Lincoln olmadan da bu işi pekâlâ yürütebiliyor.

Trabzonspor bu hafta da İstanbul Büyükşehir Belediyespor karşısında puan kaybederek umudunu iyiden iyiye tüketti. Golsüz biten maçta Fatih Terim’in kısa bir süre ilk İspanya maçında şans tanıdığı Gökhan Ünal yüzde yüz üç golü kaçırarak taraftarlarının tepkisi ile karşılaştı. Kısacası Trabzon şampiyon adayına yakışır bir oyun ortaya koyamıyor, futbolcular ise isteksiz, adeta maç bitse gitsek havası içerisindeler. Ersun Yenal da Trabzon’daki kredisini her hafta biraz daha yitiriyor. Bununla beraber önümüzdeki hafta düzelecek bir Trabzon’un iddialı duruma yeniden gelebilmesi de mümkündür. Ama bu oyunla değil...

Haftanın diğer maçlarında Konya Hacettepe’yi 2-0 yenerek rakibinin ligde kalma umudunu tamamen sildi. Bursaspor ise deplasmanda Ankaraspor’u 2-0 yenerken aynı zamanda haftanın en formda takımlarından olduğunu da göstermiş oldu.

Ankara’da sözcüğün tam anlamıyla bir final maçı oynandı. Son haftalarda aldığı puanlarla düşme hattından uzaklaşmaya çalışan Kocaelispor bu kez sert kayaya çarparak Ankaragücü’ne beklenmedik şekilde 4-0 yenildi. Düşme hattına inme tehlikesinde olan Antalyaspor da 10 kişi kalmasına rağmen Gençlerbirliğini bol gollü bir maçta 4-2 yenmeyi başarırken 32 puana yükselerek oldukça rahatladı. Böylece Mehmet Özdilek’in göreve gelmesiyle başlayan Antalya çıkışını sürdürmeye devam ediyor...

Önümüzdeki hafta yapılacak Fenerbahçe-Galatasaray maçı ile Kocaeli-Beşiktaş ve Sivas-Antalya maçları ligin düğümünü kısmen de olsa çözecektir. Bu maçlarda havlu atanların bir daha toparlanması ise çok kolay olmayacağa benziyor...

 

 

erdemyucel2002@hotmail.com
 

Yayın Tarihi : 7 Nisan 2009 Salı 10:38:00


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?