7
Şubat
2026
Cumartesi
SPOR

Kendi futbolumuzla baş başa!..

Başladı, başlayacak denilen Turkcell Süper Ligi; pardon yeni ismiyle Sportoto Süper Ligi Eskişehir-Beşiktaş, Samsun-Gençlerbirliği maçlarıyla başladı!..

Aslına bakacak olursanız, ne olacağı bile belli olmayan bir lig mücadelesi!.. Kazanılan Şampiyonluğun geçerli olup olmayacağına yine masa başında mı karar verilecek? Belki de geçen yıldaki gibi şikenin olup olmadığı da kanıtlanamamış bir lig heyecanına (!) aylarca tanık olacağız. Geçen yılın şike soruşturmaları, spor dışı olayların da tam olarak ortaya konulamadığı 2011–2012 sezonunun nelere gebe olacağını şimdiden kestirebilmek biraz güç… Şampiyon olacak takım Devler Ligine gidecek mi onu da bilemiyoruz. Böylesine futbol karmaşası içerisinde içimden futbol yazısı yazmak gelmediğinden, bu tür yazılarıma işler düzelene kadar yazmayacağımı önceki yazılarımda belirtmiştim. Ancak bazı okuyucu ve dostlarımdan sporu bırakamazsın devam etmelisin mesaj ve sinyalleri alınca çarnaçar, eğrisiyle doğrusuyla yine yazmayı sürdüreceğim. Bir yazar öncelikle okuyucusuna karşı sorumlu olmalı ve bundan kaçmak bizlere sığmaz… Sözümün arkasında durup spor yazısı yazmasaydım, aynı saatlerde televizyonunun karşısına geçip Karayıp Korsanlarının Singapur macerasını izleyecektim!..

Sportoto Süper Ligi her zamankinden farklı olarak bir takım acayiplikleri de beraberinde getiriyor. Yeni uygulanacak sistem tutar mı tutmaz mı? Bu uygulama beraberinde haksızlıkları getirir mi getirmez mi şimdiden kestirebilmek biraz güç… Benim aklım yeni sisteme pek ermedi ya; neyse…

Yeni sistemde ligi ilk dörtte sıralanacak takımlar topladıkları puanların yarısıyla play-off’a katılarak çift devreli lig usulüyle karışı karşıya gelecekler. Böylece lig altı hafta daha uzayacak… Kulüplerin ve yayıncı kuruluşların cebine biraz daha fazla para girecekmiş… Altı maçtan toplayacakları puanlarla, ola ki masa başında bozulmazsa şampiyon olacaklarmış!.. Düşme potasında ise bir değişiklik olmayacakmış…

Kısacası her şey hesap kitap işi… Bunlar bana, şimdiki gençler bilmez; lise yıllarındaki logaritma hesaplarını anımsattı…

Sezona yaptıkları transferle iddialı giren, günlerce spor sayfalarını işgal eden Beşiktaş, Trabzon ve Galatasaray beklenilmeyen puan kayıplarına uğradılar. Beşiktaş Eskişehir’e 2–1, Galatasaray İstanbul B.Şehir Belediye’ye 2–0 yenilirken, Trabzon’da bir devre on kişi oynayan Manisa karşısında 1-1’lik beraberliği zor kurtardı. İddialı takımlardan Bursa Kayseri’yi 3–0 yenerken aynı zamanda farkı da kaçırdı. Haftanın karlı takımlarından birisi de Ordu’yu 1–0 yenen Fenerbahçe oldu.

Yenilenen takımların aldıkları futbolcuların belki de uyum sorunundan göze batmadıklarını, bizim yerlilerden pek fazla üstünlüğü olmadığı da görüldü… Aslında bu lige biraz da ne biçim Türk ligi demek insanın içinden geçiyor. Yabancılar Türklerden çok daha fazla… Bundan en çok etkilenen de takım kurabilmekte zorlanan Milli Takim oluyor. Bakalım bu gerçeği ne zaman görebileceğiz? Yılda 6 milyon Euro ödenene Hiddink Milli Takımı Avrupa Şampiyonasına taşıyabilecek mi ?

Eskişehir’den puansız dönen Beşiktaş’ın Portekizli futbolcuları takımlarını kurtarabilmekten çok uzaktılar. Özellikle bu maç için eski Beşiktaşlılar yeni Beşiktaşlıları yendiler demek daha doğru olur diye düşünüyorum. Eskişehir çok iyi bir takım eski Beşiktaşlılardan Tello, Erkan ve galibiyet golünü harika bir vuruşla atan Batuhan rakibi yıkan isimlerdi. Bu hafta Eskişehir eline geçen fırsatları, özelikle Serdar Kocabey ile kullanabilmiş olsa farka bile gidebilirdi. Beşiktaş’ın kanatları iyi çalışmadı, orta alanı rakibe kaptırdı, takımın umudu Querasma iki kişi tarafından etkisiz hale getirildikten sonra zaten her şey bitmişti. Bir takım, takım oyunundan uzaklaşıp bir iki futbolcuya bel bağlarsa bundan başka bir sonuç alamazdı. Nitekim de öyle oldu. Geçen sezon Galatasaray’ın gönderdiği Skipbe Eskişehir’i çok iyi hazırlamış, rakibin bu maçta olmayan silahlarını (!) etkisiz hale getirmiş bir bakıma kendisine geçen yıl yapılan tenkitlerin ne kadar haksız olduğunu da göstermiş oldu.

Fenerbahçe’nin yerine masa başında alınan kararla Devler Ligine katılacak olan Trabzon ise Manisa’da on kişilik rakibi karşısında beraberliği çok zor kurtarabildi. Buna karşılık Manisa ikinci yarıdaki oyunuyla Trabzon’u sahadan silip attı. Ancak galibiyet golü bir türlü gelmeyince beraberliğe razı oldu. Şenol Güneş’in yenilediği takımı, yapılan değişikliklere rağmen etkisiz ve kontrolsüz bir futbol oynarken Manisa eksik olmasına rağmen göz dolduran takımdı. Sanırım geçen yılın takımını pek çok Trabzonlu özlemiştir… Bu takım Devler Liginde İnter, Liverpool, CSKA Moskova ve Lille karşısında ne kadar tutunabilir?

Fatih Terim’in yenibaştan 92 milyon Euro karşılığında kurduğu Aslanları ise Olimpiyat Stadında çok sert bir kayaya çarptılar. Kısacası geçen yılın kâbusu henüz bitmemiş görünüyor… Galatasaraylı futbolcular sezonun ilk maçında İstanbul B.Şehir Belediye’ye Uruguay Milli Takimi kalecisi Muslera’nın elinden kaçırdığı topla yenik duruma düştükten sonra, Muslera hatasını telafi edercesine yüzde yüzlük golleri çıkardı. Ancak 82. dakikada sahanın yıldızı Webo’ya karşı çaresiz kaldı. Bu maç bir kere daha gösterdi ki, yüksek paralı yıldızlarla günümüzde başarı sağlamak çok güç… Orta sahaya hâkim olamayan, Baros gibi oyunculara bel bağlamak Terim’in başına çok ağrıtacağa benziyor. Buna karşılık Abdullah Avcı, ismi duyulmamış futbolcuları takıma kazandırarak hücumda ve savunmada mükemmel bir takım da bir ortaya koymuş…

Haftanın kapanış maçında, seyircisiz olarak Şükrü Saraçoğlu’nda oynanan maçta Fenerbahçe sevgisi bir kez daha gündeme geldi. Stadın dışında toplanan Fenerbahçe taraftarları içerideymiş gibi takımları lehinde tezahüratları maçın bitimine kadar sürdü. Futbolcular ise sahaya Başkanları Aziz Yıldırım’ın posteri olan tişörtlerle çıktılar. Boş tribünlerde ise Fenerbahçe bayraklarıyla birlikte yine Aziz Yıldırım’ın posterleri vardı.

Fenerbahçe’de Gökhan Gönül, Orhan ve Emre Belezoğlu’nun eksikliği maç boyunca hissedilmesine rağmen yine de kolay bir galibiyet aldığını söyleyebilmek biraz güç…Özellikle ilk yarıda Ordu, özellikle Fatih Tekke’nin ayağından öyle goller kaçırdı ki şaşmamak elde değil…26 yıl sonra yeniden Süper Ligde oynayan Ordu takımı toplama bir takım görünümünde.. Metin Diyadin hepsi ayrı ayrı iyi futbolculardan oluşan bu takımı nasıl toparlanır? Geçen yılın şampiyon takımından yalnızca iki futbolcunun takımda kaldığını söylersek Teknik Direktörün işinin ne kadar zor olduğu da anlaşılır.

Fenerbahçe’nin Juventüs’te forma şansı bulamayan Ziegler takıma hemen uyum sağlamış. Orta alanda bu sezon yükselen grafiği ile Bilica Yabo ikilisi kusursuz oynadılar. Yalnızca sağ bekte zorunlu olarak oynatılan Bekir, sağ kanattan hücuma çıkışlarında Gökhan’ın yerini dolduramadığı da gözlerden kaçmadı.

Ligin yeni takımlarından Samsun kendi sahasında Gençlerbirliği karşısında ilk yarıyı 3–0 önde kapatmasına rağmen ikinci yarıda açılan rakibi karşısında zorlandı ve maç ancak 3–2 kazandı. Karabük Sivas’ı 2–1, Antalya Gaziantep’i 1–0, Bursaspor’da Kayseri’yi 3–0 yenerken attığından çok daha fazlasını kaçırdı. Ertuğrul Sağlam Volkan, Sercan gibi sorun yaratan oyuncuları göndermiş buna karşılık takım oyunu oynayan, herkesin görevini yaptığı bir ekip ortaya koymuş… Kutlarım…

Basketbol Avrupa Şampiyonasında ise Basketbolcularımız Fransa, Almanya ve Sırbistan’a peş peşe yenilerek elendiler. 12 Dev Adam eskileri aratacak kadar kötü olmaları bir yana isabetsiz şut yüzdeleri, serbest atışlardaki başarısızlığı gözle görülür düzeydeydi…

Hafta içerisinde Trabzon- İnter; Beşiktaş- Tel Aviv Macabi ile Avrupa Kupalarında karşılaşacaklar….

erdemyucel2002@hotmail.com
 

Yayın Tarihi : 12 Eylül 2011 Pazartesi 22:37:41


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
KEMAL ÖZKAN IP: 85.105.182.xxx Tarih : 12.09.2011 23:26:11

sayın yücel hemen hemen her yazınızı okumuşumdur bu yazınızdaki tesbitlerinizede katılmamak mümkün deyil bir tek farkla kendi futbolumuzla  başlığı yanlış esas başlık  bence şu olmalıydı  KENDİ REZİLLİĞİMİZLE   VE KENDİ REZİLLERİMİZLE BAŞBAŞA KALDIK. çünkü bu tam bir rezalet ligidir artik bu işin içinde fener beşiktaş gibi takımlar olmayıp sadece anadolu takımları buna trabzonsporda dahil  olsa ve ligin yarısı küme düşürülmesi gerekseydi o iddianın bir gün sonrası hepsi küme düşürülür ve lig 9 ağustosda başlardı  şimdi rezalet başladı


özdemirin sansürlü özdeyişi IP: 95.10.100.xxx Tarih : 13.09.2011 00:10:47

Millî duyguların ve sportif aktifliklerin "dam" * altında yerine getirilmeye çalışıldığı ortamların adına ......... düzen denir !* cezaevi