7
Şubat
2026
Cumartesi
SPOR

Seyircisiz Hafta Pek Tat Vermedi

Turcell Süper Liginin kar nedeniyle ertelenen 19. hafta maçları geçtiğimiz hafta içerisinde oynandı. Erteleme maçlarının ardından oynanacak ligin 28. haftası futbolcuları zorlayacağı, yoracağı iddia ediliyor. Oysa yıllar öncesi 20 kusur takım arasında oynanan maçlarda takımlar hem Cumartesi,hem de Pazar günü üst üste maç yapardı. Bazen de bunlara Çarşamba günleri de onlara eklenirdi.Bu bakımdan zorunlu olan bu durum karşısında kimsenin şikayet ekmeğe hakkı yoktur sanırım.

Erteleme haftası Beşiktaş-Denizlispor maçı ile başladı. Beşiktaş, Konya yenilgisinden sonra, üçüncülükte de iddiasını sürdürebilmesi için bu maçı mutlak kazanmak zorundaydı. Ne var ki, maçın 22. saniyesinde Denizli, Oliveira’nın kafa golü, Beşiktaş 1-0 yenik başlamak zorunda bıraktı.Bu golün ardından Beşiktaş’ın oyunda hakimiyet kurup Denizli’yi zorlayacağını sananlar aldandılar. İlk yarıda Beşiktaş’ın doğru dürüst bir pozisyonu olamadı. Küme düşme hattından uzaklaşıp rahat bir nefes almak isteyen Denizli futbol olarak güzel bir oyun sergilemesinin yanı sıra rakip kaleyi zaman zaman ani ataklarla zorladılar. Beşiktaş ikinci yarının başında Kleberson’un 25 m.den attığı serbest vuruşla beraberliği yakaladı. Sanırım bu gol uzun süre maçı izleyenlerin aklından çıkamayacaktır. Ancak bu golde Denizli barajının yerinde kurulmaması ve Kleberson’un da iğne deliğinden topu geçirip Souleylanou’nun uzanamayacağı köşeyi görmesi de olağan üstü idi. Golden sonra Beşiktaş, daha hırslı olarak Denizli kalesine yüklendi ise de son derece iyi bir gününde olan Souleymanou’yu geçemedi. Buna karşılık Denizli’de zaman zaman Cordoba’ya zor anlar yaşattı.

Bu haftanın sessizlik içerisinde oynanan iki önemli maçı Galatasaray-Ankaragücü ve Fenerbahçe-Diyarbakırspor maçları idi. Bu tür maçları izleyebilmek futbol açısından insana biraz yavan geliyordu. Ancak bunun da sorumluları fanatik veya bazı güçlerin organize ettiği, piyon olarak kullanılanlardı. Fenerbahçe-Galatasaray maçında sahaya yağmur gibi yağan su poşetleri ve Diyarbakır-Konyaspor maçında Diyarbakır yöneticilerin ön ayak olup tribünlerdeki futbol teröristlerin meydana getirdiği olaylar erteleme maçlarının seyircisiz oynanmasına neden olmuştu.Bu olayları yaratanlara sormak gerekir, kim zararlı kim karlı çıktı?

Galatasaray- Ankaragücü maçında sarı-kırmızılılar Fenerbahçe ile giriştiği zorlu yarıştan kopmamak için mutlak iki puan için sahaya çıkmışlardı. Ankaragücü’nün ise bir iddiası yoktu.Olursa olur belki bir puan alabilirizmiyiz düşüncesi içerisinde idiler. Galatasaray eksik oyuncularına rağmen sahanın hakimi olduğunu maçın başından itibaren gösterdiler. Galatasaray Ankaragücü savunmasını ortadan delmeğe uğraştılarsa da bunda epeyce zorlandılar.,Kanatlarda Sabri ve Heinz’in ortaları yerini bulmayınca bekledikleri gole kavuşamadılar. Buna rağmen Ankaragücü ara sıra girdiği pozisyonlarda beceriksizce gol fırsatların kaçırdılar. Sonunda Hasan Şaş’ın kişisel çabasıyla götürdüğü bir akında Hakan Şükür gole ulaştı ve televizyonlarda takımı izleyen taraftarlarına rahat bir nefes aldırdılar. Ardından da Cihan’ın kişisel çabasıyla ikinci gol geldi ve Galatasaray maçı 2-0 alarak şampiyonluk iddiasını sürdürdü. Bu arada Hasan Kabze’nin 59.dakikada kaçırdığı gol ve sonrada kaleye atılan bir şutun taca çıkması akıl almaz olaylardı.

Fenerbahçe-Diyarbakırspor maçı ise erteleme olmayıp zamanında oynanmış olsa idi, belki de dünden çok daha zor geçebilecekti. Oysa eksik kadrolu Fenerbahçe için bu maç bir antrenman maçı olmakta ileri gidemedi. Fenerbahçe 4-0’lık sonuçla liderliğini sürdürürken gol averajını da bir hayli düzeltti. Fenerbahçe sezonun en kolay galibiyetini aldığı bu maçın ilk yarısında bir saat gibi çalıştılar. Kuşkusuz, bunda Mehmet Yozgatlı’nın sağ kanatta yıldızlaşmasının büyük payı oldu. Fenerbahçe Alex ve Anelka’sız da bir maçı çok kolay kazanabileceğini gösterdi. Ancak bunda başta Mehmet Yozgatlı olmak üzere Nobre’nin, Kemal’in ve zaman zaman gelişen Diyarbakır ataklarına karşı koyan Rüştü’nün büyük payı vardı. Sırası gelmişken bir söz de Rüştü’ye söylemek isterim; topu oyuna sokarken biraz daha dikkatli olmalı ve topu taca atmaması gerekir.Diyarbakır maçının kolay geçtiğini gören Fenerbahçe ikinci yarıda rakip ile ikili mücadeleye girmekten kaçındılar ve durumu idare etmekle yetindiler.Bu takım Türkiye’de ligi götürür ama gelecek yıl revizyon yapılmadığında Avrupa yine hüsran olur.

Trabzon ise kendi sahasında Konyaspora 2-1 yenileceğini belki de kimse beklemiyordu. UEFA Kupasına katılabilmek için bu maçı mutlak alması gerekiyordu. Karşılaşmaya büyük bir hırs içerisinde başlayan Trabzon 2.dakikada Fatih Tekke ile gole ulaşınca bu maçı çok rahat çevireceği sanıldı. İlk yarıda Konya, birkaç cılız atak dışında varlık gösteremedi. Ancak ikinci yarıda sahada başka bir Konya vardı. Önce Murat Hacıoğlu ardından Tayfun’un golleri karşısında Karadeniz ekibi çöktü. Fatih Akyel’in savunmadaki çabaları, Yattarı’nın bitip tükenmek bilmeyen çalımlarından bir sonuç elde edilemedi. Trabzon seyircisinin maçın suçlusu olarak Tayfun’a yönelik davranışları da hiç de hoş değildi. Öte yandan Fenerbahçe’nin Murat Hacıoğlu gibi bir futbolcudan geçen sezan yararlanamaması ve bu sezon da Konya’ya vermesi akıl alacak iş değildi.

Haftanın en üzücü olayı V.Manisaspor-Malatyaspor maçında yaşandı. Maçın 15. dakikasın da geçen haftanın yıldızı kaleci Fevzi’nin Holosko tarafından sakatlanması pek çok futbolsever gibi Malatyalıları da üzdü.Malatya bu moral içerisinde kazanabileceği maçı, Fevzi’nin yerine giren eski İzmirsporlu Bora’nın hatalı yediği gollerle 4-3 kaybetti. Bu sonuçla da Malatya düşme hattına iyice yerleşti. Malatyaspor’un son haftalarda epeyce izleme olanağını buldum ve bu takımın oynadığı futbol ile bu yeri hak etmediğini de söylemekte yarar var sanırım. Ancak futbolun biraz da şansa yönelik olduğu da unutulmamalıdır.

Erteleme haftasının bir dostluk maçı da Kayseri de, Kayserispor ile Erciyesspor arasında oynandı. Kayseri’nin bu derbisi başladığı ve beklendiği gibi 0-0 sona erdi.Bununla beraber her iki takımda gole yaklaştılarsa da sonuca gidemediler. Örneğin Kayserispor’un penaltısını kaleci Fadhel kurtardı, ardından Cenk’in şutu İvankov’da kaldı. Her iki takımın kalecisi gole yönelik durumlarda başarılı olmalarına karşılık, golcüleri suskunluk içerisinde kaldılar.
Haftanın diğer maçlarında üçüncülük iddiasını sürdüren Gençlerbirliği zorlu bir mücadelede düşme hattına yakın Ankaraspor’u güzel bir oyunla 2-1 yenerken, Karadeniz’in iki takımı Samsun ile Ç. Rizespor; Sıvasspor ve Gaziantepspor golsüz berabere kaldılar.

Turkcell Süper Liginin 27. haftası sonunda Fenerbahçe ve Galatasaray’ın liderlik mücadelesinin ardından Kayseri, Gençlerbirliği ve Beşiktaş birer puan farka uğraşlarını bu haftada sürdürecekler. Trabzon ise yavaş yavaş bu iddiasından uzaklaşmaya başladı. Ligin son sırasında ise Samsun 22, Diyarbakır ve Malatya 23’en puanla son sıradalar. Onların üzerinde ise 26 puanlı Ankaraspor ve 28 puanlı Denizlispor bulunuyor.
Yayın Tarihi : 1 Nisan 2006 Cumartesi 02:17:42
Güncelleme :1 Nisan 2006 Cumartesi 02:23:59


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?