Avrupa Şampiyonlar ligi elemeleri, önceki yazılarımda da belirttiğim gibi takımlarımızın yeterince hazırlık maçı oynamadan, eksiklerini tamamlamadan resmi maçlar oynamaya yöneltti. Böyle olunca da eleme maçlarından birine üzüldük diğer ikisine sevindik.
Kısacası Sivas üzdü…
Galatasaray ile Fenerbahçe bol gollü maçlar sonunda bizleri sevindirdi.
İlk kez Devler Ligi maçına çıkan Sivas Anderlecht karşısında sözcüğün tam anlamıyla hezimete uğradı; 5-0. Oysa maçtan önceki günlerde Sivas yöneticilerinden biri, istediğimiz kurayı çektik diye demeçler veriyordu!.. Anderlech, Sivas’ın dişine göre bir takım olmadığını sahada gösterdi.
Geçen yıl Sivas’ın şampiyon olmasını isteyenler, Anadolu’dan bir takım çıksın diyenler şimdi ne düşünür bilemiyorum. Şampiyonlar Liginde oynamak ile Türkiye Süper Liginde oynamak arasında uçurumlar vardı. Bu işte tecrübe ister. Sivas kötü bir takım mı diye soracak olsanız, kötü değil, ancak Avrupa futbol arenası için biraz küçük kalır derim. Nitekim de öyle oldu.
Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzon Avrupa’daki ilk maçlarından zorlanmış, gün olmuş farklı yenilgiler almıştı. Yenile yenile yenmeyi öğrendiler. Sivas içinde aynı şeyi, daha bu yolun başında olduklarını söyleyebiliriz. Sivas’ın geçen yılki takımdan epey uzak olduğunu, Bilica’nın yerinin Yasin ile doldurulamadığı da açıkça görüldü. Bu arada Bülent Uygun da medyatik olmak yerine biraz daha takımına sahip çıkmalıdır. Yenilgi sonrası söylediği tüm suç bana ait diyerek futbolcularına sahip çıkması biraz Fatih Terim özentisi gibiydi.
Avrupa Ligi 3.ön elemenin ilk maçında yüzümüzü güldüren ilk takım Galatasaray oldu. İsrail’in Netanya takımı karşısında kornerden gelen topa sahanın en kısa boylu oyuncusunun vurduğu kafa ile yenik başlayan Galatasaray bundan sonra oyuna hâkim oldu ve Hakan, Kewell, Sabri ve Baros’un golleriyle rakibini 4-1 yendi. Bu sonuçla da 4. turun biletini de almış oldu. Galatasaray’ın bu galibiyetle rehavete kapılmaması lazım… Netanya futbol olarak çok zayıf bir takım görüntüsünü çizdi. Belki de maç Galatasaray için hazırlık maçı olmaktan öteye gidemedi. Rijkaard’ın 4-2-3-1 sisteminin daha tam olarak oturmadığı da bu maçta açıkça görülüyordu. İsrail ekibi rakibinden kaptıkları toplarla beklenilenin üstünde gol pozisyonlarına girdiler. Büyük olasılıkla Keita ile Elano’nun takıma girmesiyle Galatasaray’ın hücum gücünün daha da artacağını sanıyorum. Bu arada Galatasaray’ın yeni İtalyan kalecisi Leo Franco’nun da yararlı bir transfer olduğunu, savunmada hatalar yapan Sabri’nin golünün de muhteşem olduğunu söyleyebiliriz.
Avrupa Ligi 3.ön eleme turunun ilk maçında yüzümüzü güldüren diğer takımımız Fenerbahçe idi. Bir zamanların güçlü Macar takımı Honved karşısında oynadığı oyun ve muhteşem futbolu ve attığı gollerle taraftarlarının yüzünü güldürdü. Bu maçın rövanşı 6 Ağustosta Honved’in cezası nedeniyle seyircisiz oynanacak ve Fenerbahçe’de Macaristan’a adeta turist olarak gidecek…
Honved’in dayanma gücü maçın ilk 15 dakikasına kadar sürdü ve bundan sonra da Fenerbahçe oyuna hâkim oldu. Disiplinli oyunu, geçtiğimiz yıl kötü bir oyun çıkaran Guiza’nın attığı üç gol ve kendisini bulmasının yanı sıra Dos Santos ve Cristian’ın yeni takımlarına uyum sağlaması önümüzdeki günlerde kendisinden epey söz ettireceğe benziyor. Fenerbahçe’de kötü oynayan futbolcu yoktu, hepsi güçlerini ortaya koydular. Bu maçın üzerinde durulacak bir başka yönü de geçen yılın kulübe fakiri Fenerbahçe gitmiş yerine zengin bir kulübe gelmişti. Nitekim yılın en pahalı transferlerinden Mehmet Topuz, Deniz, Uğur Boral, Deivid ve Selçuk kenardaydılar. Emre ‘de geçen yılın aksine oyuna yön vermesi kadar topu iyi kullanmasıyla dikkati çekiyordu. Yeni gelen Brezilyalılarla eski Brezilyalılardan iskeleti oluşturulan Fenerbahçe Türkiye liginden çok Avrupa’da da sesini duyuracağı açıkça görülüyordu.
Bu maçlarla ilgili son sözümüz, televizyondan naklen yayın idi. Ticari antlaşmalar nedeniyle belirli bir kanala bırakılan bu maçları seyirciden yoksun bırakmaya da kimsenin hakkı olmadığını düşünüyorum. Digitürk’ü lig maçları nedeniyle almak zorunda olanlara birde D-Smartı aldırmaya çalışanların sanırım tuzları kuru…
erdemyucel2002@hotmail.com
Ben koyu bir fenerbahçe taraftarı olarak,sivas spora çok üzüldüm ama fener ve galatasaraya çok sevindim bu sene fenerbahçenin lig şampiyonlugu ve şampiyonlar ligide en az final oynayacağına yüreğimden inanıyorum umarım 25 milyon fener taraftarıda benim gibi düşünüyorlardı.Ama bir üzüldüğüm nokta var bari ön eleme maçlarını evimizde rahatça televizyonda seyredelim bütün gücünü taraftardan alan büyük kulüp başkanlarından bunu rica ediyorum hiç olmazsa avrupa maçlarında rahatça takımlarımızı destekleyelim avrupaya gidecek özel uçagımız yok para için bizleri üzmeyin teşekkür ederim (en büyük fenerbahçe)