7
Şubat
2026
Cumartesi
SPOR

Sürprizler Haftası


Turkcell Süper Liginin on üçüncü haftası sözcüğün tam anlamı ile sürprizlerle dolu idi. Fenerbahçe’nin Denizli’de iki puan yitirmesi, Beşiktaş’ın Sivas’a yenilmesi, şampiyon adaylarından V.Manisa’nın kendi sahasında Ankaraspor’a boyun eğmesi, Galatasaray’ın Sakarya karşısında beklenmedik şekilde şahlanıp golleri peş peşe sıralaması hiçte beklenen sonuçlar değildi.

Geçtiğimiz yıl Fenerbahçe’nin şampiyonluğu kaybetmesine neden olan Denizli maçı bu yıl bir bakıma rövanş niteliğini taşıyordu. Fenerbahçe son haftalarda iyi futbol oynuyor, takıma yeni katılan yabancılar da yavaş yavaş kendilerini göstermeye başlamıştı. Üstelik hafta ortasında yedeklerden oluşan takımı ile Sivas’ı kendi sahasında 4–0 yenmesi de bu maçı sarı-lacivertlilerin kolay alacağı izlenimini veriyordu. Oysa beklenen olmadı, Fenerbahçe son derece kötü bir oyun ortaya koyarak hayal kırıklığı yarattı. Rakip kalede gol pozisyonuna girememesi bir yana kazanma isteğinden de uzak bir görüntü sergiledi. Ne pozisyon üretti ne de rakip kaleye şut attı. Fenerbahçe tüm maç boyunca yalnızca bir defa pozisyona girdi; hepsi o kadar... Orta sahada al gülüm ver gülümü görüntüsünde bir takım olmaktan öteye gidemedi. Buna karşılık Denizlispor rövanşı vermemekte kararlı idi. Özellikle Fenerbahçe’nin önceki yıllarda yararlanamadığı Yusuf tüm Denizli hücumunu organize etti. Kratochvil de savunmada başlı başına bir takım görüntüsündeydi. Açın sonlarına doğru Adriana’nun direkten dönen topu gol olsaydı, Denizli rakibini bir kez daha yenmiş olacaktı.

Beşiktaş bu hafta önüne gelen fırsatı tepti. Fenerbahçe’nin bir gün önce iki puan yitirmesinden sonra Beşiktaş önümüzdeki hafta Fenerbahçe ile oynayacaktı. Sivastan alınacak üç puan belki de Beşiktaş’ı zirveye taşıyacaktı. Ancak Beşiktaş Sivasspor karşısında İnönü Stadında beklenmedik bir yenilgi aldı;1–0. Son haftalarda ikisi lig, biri de UEFA Kupasında olmak üzere üç yenilgi alan Beşiktaş’ın ne yapıp ne edip bu maçı alacağı sanılıyordu. Ne var ki, Beşiktaş bu kez de çetin bir cevizle karşılaştı. Maçın ilk yarısından itibaren oyuna ağırlığını koyan, rakip kalede tehlikeli ataklarla gol arayan Sivas oldu. Maçın dakikasında Runje’nin zamanlama hatası yaparak çıkışında Mehmet Yılmaz topu kafa ile üzerinden aşırdı ve top tıngır mıngır siyah-beyaz kaleye giriverdi. Bunun artından Beşiktaş’ın şuursuz akınlarını Servet ve Hakkı ile durduran Sivas ilk yarıda en azından üç gollük fırsatı Balili ve Mehmet Yıldız tarafından kullanamadı. Bu oyuncular ellerine geçen fırsatları değerlendirmiş olsalardı, ilk yarı Beşiktaş için tam bir hezimet olacaktı. İkinci yarıda J.Tigana tüm forvet oyuncularını sahaya sürdü ise de golleri kaçıran yine Sivas oldu. Beşiktaş’ın arkasına atılan her top büyük tehlike yarattı. Sırası gelmişken bir kez daha yinelemek istiyorum Beşiktaş seyircisi yaptığı tezahüratla takımına fayda değil zarar veriyor. Bir kaleci hatalı bir gol yiyebilir, ancak bir takım kendi kalecisine gelen her topa alaycı eleştiri yapar onun moralini sıfıra indirirse söylenecek bir söz bulamıyorum. Ayrıca “saldırın saldırın şerefinizle saldırın” diye bağırmanın ne alemi var onu da kestiremiyorum. Bu maçta yönetimden teknik direktöre, oyunculara ve seyirciye kadar herkes suçlu idi. Hiç kimse kendini haklı karşı tarafı haksız sanmasın.

Galatasaray’ın Fenerbahçe, Beşiktaş, Trabzon ve V.Manisa’nın puan kaybettiği haftada şanslı olduğunu söyleyebiliriz. Ancak bu şansını güzel futbolu ile süslemesini de bildi. E.Gerets’in kadrosunda değişikliğe gitmesiyle Galatasaray geçen haftalara göre maçın başından itibaren sahanın her anına hâkim oldu. Zorlu geçeceği sanılan Sakarya engelini Hasan Kabze’nin iki, Hakan Şükür’ün ve Erdinç’in kendi kalesine attığı gollerle 4–0 aştı. Ligin en az gol yiyen kalecilerinden ve maç öncesi ne yapacağı konuşulan Martinez’in bu gollere karşı yapacağı pek bir şey yoktu. Bir kaleci takımını ancak bu kadar sırtlayabilirdi. Nitekim de öyle oldu. Sakaryaspor ise Galatasaray kalesine gitmekten aciz bir oyun sergilediler ve haklı bir yenilgi aldılar. Maçın bitiminde hemen herkes bu takım üç büyüklerden daha önce nasıl yedi puan topladığını tartışıyordu

Lig fikstüründe ikinci sırada yer alan V. Manisaspor’un bu haftada büyük bir düşüş içerisinde olduğu açıkça görülüyordu. Ankaraspor karşısında kendi sahasında son üç lig maçını da 3–1 kaybetti. Bu maçı dokuz kişi tamamlaması da kenar yönetiminin ve oyuncularının büyük yanlışı idi. Trabzonspor ise son dört maçında yine galip gelememesinin yanı sıra gole de hasret kaldı. Avni Aker’deki maçta Antalyaspor ile golsüz berabere kalınken futbol olarak da ortaya bir şeyler koymaktan çok uzaktı. Haftanın diğer maçlarında her hafta yükselişini sürdüren Ankaragücü Ç.Rizespor’u 2–0, Gençlerbirliği de düşmeye aday Kayseri Erciyessporu 2–0, Bursaspor’da rakip sahada Gaziantepsporu 2–1 yendi. Kayserispor ile Konyaspor’da karşılıklı birer golle berabere kaldılar.

Ligin on dördüncü haftasında yapılacak Antalya-Galatasaray ve Fenerbahçe-Beşiktaş, Kayseri-V.Manisa maçlarının ilk yarının sonlarına doğru sıralamaya etkili olacağı açıktır.



erdem@kenthaber.com
Yayın Tarihi : 13 Kasım 2006 Pazartesi 10:46:35


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?