Süper Ligin 11. haftasında Bursaspor ile Kayserispor’un puan kaybetmesi, Trabzon ile Fenerbahçe’nin rakiplerini yenmesiyle zirve mücadelesi enikonu kızıştı. Trabzon’un Beşiktaş ve Fenerbahçe’den sonra Galatasaray’ı da yenerek Bursa’nın bir puan önünde liderliğe yükseldi. Beşiktaş’ta ligde galibiyeti olmayan Kasımpaşa ile berabere kaldı. Önümüzdeki haftalarda ise zirve mücadelesinin çok daha çekişmeli olacağının da sinyalleri veriliyor.
Haftanı açılış maçında iddialı Kayserispor kendi evinde Gençlerbirliği ile 1–1 berabere kalarak hayati önemi olan iki puanı beklenmedik şekilde yitirdi. Son dört haftadır kazanarak iyiden iyiye umutlanan Kayserispor, Rmin Zec’in beklenmedik golüyle öne geçmesi Sota’nın futbolcularını telaşlandırmıştı. Bundan sonra maça asıldılarsa da ancak 70. dakikada Mehmet Eren’in ceza sahası dışından çok sert şutuyla beraberliğe ulaşabildiler. Bu sonuçla da sıralamada liderin iki puan gerisinde üçüncü sırada kaldılar.
Son haftalarda aldığı puanlarla yükselişe geçen Fenerbahçe bu kez Şükrü Saraçoğlu’nda konuk ettiği Eskişehir’i 4–2 yenerek yoluna devam etti. Yoğun sisin zaman zaman görüşü engellediği maçın 2. dakikasında Sota’nın topa eliyle müdahale etmesiyle penaltı kazanan ve kaleciyi terk köşeye yatıran Alex takımının 1–0 önde başlamasını sağladı.
Maç boyunca rakibinden çok daha üstün oynayan Fenerbahçe hakkıyla galibiyet almayı başardı. Maçın en oyuncusu olan ve aynı zamanda bu galibiyette büyük pay sahibi Alex, gidecekti, kalacaktı tartışmalarından durumun ciddiyetini kavramış olacak ki, Türkiye’ye geldiğinden bu yana en iyi oyunlarından birisini oynadı. Semih ile birlikteliği de golleri getirdi. Fenerbahçe’ni bir başka yıldızı da Gökhan Gönül idi. Son haftalarda hücuma katkısının azaldığı söylenen Gökhan bu maçta olağanüstü oynadı. Hem savunmayı girdiği kademelerle rahatlatırken, hem de hücum da rakibe zor anlar yaşattı ve bunu güzel bir golle süsledi. Gösterişsiz oyununa rağmen Yobo da takımının tam anlamayla emniyet sübabıydı.
Bu maç bir kez daha gösterdi ki, Fenerbahçe her hafta performansının üzerine biraz daha koyuyor. Eskişehir elinde geldiğince direndi, ancak sonuca razı olmaktan başka bir şey elinden gelmedi.
Bu maçın üzerinde durulacak en önemli noktalarından birisi de sakatlanarak çıkan ve birkaç hafta oynayamayacak olan Emre’nin takım kaptanına yakışmayacak agresif davranışlarının yine ortaya çıkmasıydı. Oysa Emre son haftalarda harika oynuyor ve takımını sırtlıyordu. Bünyemin Gezer’e yaptığı itiraz sonucu oyundan atılmadıysa bunu her şeyden önce hakemin hoşgörüsüdür… Oyunun bir başka çirkin yönü de ilk yarının sonlarına doğru Lugano ile Sezer’in saha içerisinde birbirlerine girmelerinden sonra koridorlarda kavga etmeleri sonucu takımlarını 10’ar kişi bırakmalarıydı. İkinci yarıda zorunlu olarak Stoch’un yerine giren Bilica’nı ne zaman hata yapacağı beklenirken öylesine bir ıska geçti ki, şaşmamak elde değildi. Bunu çok iyi değerlendiren Serdar da takımını ikinci golünü atmakta gecikmedi. B golden sonra seyirci Bilica’yı protesto ederken Volkan taraftarları yatıştırması da son derece olumlu bir davranıştı.
Fenerbahçe bu maçta da çok gol pozisyonuna girdi ve bunlardan yalnızca dördünü Alex (pen), Gökhan Gönül Semih (2) ile sonuca ulaşabildi.
Son haftalarda cömertçe puan kaybeden Bursaspor bu kez de Antalya deplasmanında rakibi ile 2–2 berabere kalarak iki önemli puanı yitirdi. Böyle olunca da liderliği Trabzon’a bırakmak zorunda kaldı. Bursa-Antalya maçının ilk yarısında hemen hemen pozisyonu olmayan izleyenlere sıkıntı veren bir maçtı. Bursa’da yorgunluk ve formsuzluk açıkça görülüyordu. Antalya’nın Uğur İnceman ve Kerem vasıtasıyla kazandığı iki golde Bursa savunmasının hatalarından geldi. Savunmayı ayakta tutan Ömer Erdoğan’ının kulübede oluşuna ise anlam verebilmek çok güçtü… Buna rağmen Bursa’nın 2–0 geriden gelip 2-2’lik sonucu yakalaması da başarı olarak görülebilir. Takımın en fedakâr ve en faydalı oyuncularından Ali Tandoğan’in golü atarken kafasından sakatlanması sarsıntı geçirerek ve hastaneye kaldırılması maçın en üzücü anıydı. Park Antalya Hastanesinde yapılan konsültasyonda temporal kemiğinde çökme ve kırık olduğu ancak bu durumun beyin dokuna ulaşmadığı öğrenildi. Kendisine acil şifalar dilerken bir an önce sahalara dönmesini dilerim. Bu maçı oynadığı oyunla kazanmak Antalya’nın hakkıydı ama yedikleri goller oynadıkları oyuna pek yakışmadı.
Bu hafta Galatasaray için yine hüsran haftası oldu. Hagi ve Tugay Kerimoğlu yönetimindeki Galatasaray beraberliğe razı olduğu maçta 75 dakika direndi ve sonra Umut’un iki golüne mani olamadı. Galatasaray tarihinin en zor günlerini yaşıyor. Savunmayı güçlü tutmaya çalışan Hagi, Elano, Pino ve Misinoviç ile gol aramaya yönelik taktiği bordo-mavililer karşısında tutmadı. Ancak Elano ve Misinoviç çok kötü oluşu, ağır Trabzon savunmasını geçemedi. Hızlı ve çabuk bir oyuncu olan Pino ise yalnız kaldı yeterince pas alamadı. Böyle olunca Servet’in topu dışarı atacağı bir pozisyonda Engin’in direnci ilk golü getirdi. O ana kadar da rakip kalede pozisyon üretemedi. Bundan sonra şuursuzca beraberlik için rakip kaleye yüklenen Galatasaray geriye dönemeyince ikinci golü de kalesinde gördü. Galatasaray’ın bu çöküşünde sürekli gelip giden yabancı oyuncular takım ruhunu ortada bırakmamış… Daha doğrusu takımda kardeşlik ilişkisi kalmamış… Hagi bu takımı toparlayabilir mi önümüzdeki günlerde göreceğiz. Ancak görünen köy kılavuz istemez örneği, bir takım 11 haftada 16 puan kaybediyorsa, işi çok zor görünüyor.
Trabzon iyi oyunculardan kurulu, çok iyi pas yapan bir takım… Trabzonlu Şenol Güneş’in oyuncular üzerindeki etkisi, yerinde müdahaleleri sonucu getirdi. Bundan sonra Trabzon’un liderliğe bırakması da sürpriz olur… Maçın bitiminden sonra stadyumdan başlıyarak sokaklarda kolbastı oyunu oynanarak galibiyet kutlamaları yapıldı.
İstanbul B. Şehir Belediye sessiz ve derinden gidiyor. Sivas deplasmanında beklenmedik şekilde Sivas’ı 4–0 yenerken sıralamada da 19 puanla 5. sıraya yükseldi. Rakibini de son sıralara itti. Bu sonuçtan sonra Sivas’ta Rıza Çalımbay’ın işi çok zor görünüyor, yeni takımında ne kadar dayanabilecek? Buna karşılık Abdullah Avcı ve ekibi çok iyi top oynayan bir takım ortaya koyduğu da gözden kaçmamalıdır.
Pazartesi akşamı oynanan haftanın kapanış maçında Beşiktaş maçın bitimine 5 dakika kala attığı golle geçen yılkinden farklı bir takım kurdan Kasımpaşa ile 1–1 berabere kaldı. Schuster rakibini küçümsemiş ve nasıl olsa yeneriz düşüncesi ile Hilbert, Tabata, İbrahim Üzülmez ve sakatlığı geçen Quaresma’yı kulübeye çekmişti. İlk yarısı vasatın altında geçen ve golsüz sonuçlanan maçın ikinci yarısında Kasımpaşa rakibinden üstün bir futbol ortaya koyarak uzaktan attığı şutlarla Rüştü’nün kalesini yoklamaya başlamıştı. Bunlardan birini Rüştü son anda direk dibinden çıkarmıştı. Schuster bu yarıda işin kolay olmadığını görünce Quaresma, Tabata ve Hilbert’i oyuna soktuysa da ani bir Kasımpaşa atağında Ersan Martin Rüştü’nün öne çıktığını görünce uzanamayacağı köşeye kafayı vurdu. Bu gol üzerinde Beşiktaş ataklarını geliştirdiyse de Kasımpaşa savunmasını aşamadı. Kasımpaşa’nın ligdeki ilk galibiyetini alacağını sanılırken serbest vuruşta İsmail Köybaşı’nın vuruşu rakip oyuncuya çarparak kaleci Tolga’yı yanılttı. Bunun ardından yaşanana bir karmaşada top Kasımpaşa kalesine girdiyse de hakem anlaşılamayan bir nedenle golü iptal etti. Bunun hemen ardından Nihat’ı düşüren barış’ın sebep olduğu penaltıyı da 90+7 de kaleci Tolga kurtararak maçın kahramanı oldu. Maçın uzatması olarak 4 dakika verilmesi de fazlaydı, sonra da bu durum 7 dakikaya çıkarılması da anlaşılamadı.
Beşiktaş bu sonuçla 17 puanla Antalya’nın altında 8. sıradaki yerini korurken Kasımpaşa da sonuncu olarak puanını 3’e yükseltti.
Haftanın diğer maçlarında Gaziantep Ankara’da fırtına gibi eserek Ankaragücü’nü Olcan ve Souza’nın golleriyle 2–0 yendi Olcan’ın 25 metreden vurduğu şutla kazanılan gol görülmeye değer güzellikteydi. Buna karşılık Souza’nın golü ise tam bir savunma hatasıydı. Bu maçta da tribünlerde Ankaragücü yönetimine tepkiler uzun süre durmak bilmedi.
Kısıtlı bütçesi ve dar kadrosuyla Karabük sözcüğün tam anlamıyla ligin tozunu attırıyor. Bu kez de Buca’yı Emenike’nın golleriyle 3–0 yenerken futbol adına tüm güzellikleri sergilediler. Alınan bu sonuçla da önümüzdeki haftalarda üst sıraları daha da zorlayacakları bir kez daha görüldü.
Manisa ise son saniyelerde yediği bir golle Konya’ya teslim oldu. Bu maçın sonucu kadar önemli olan, Hüseyin Göçek’in yaşattığı hakem faciasıydı. Maçın 87. dakikasında Manisa’nın yüzde yüz penaltısını vermeyişi nasıl açıklanır bilemem…
Bu hafta içerisinde Ziraat Türkiye kupası maçları oynandıktan sonra yeniden ligimize döneceğiz. Haftanın zirve savaşını da e Bursa ile Trabzon yapacaklar. Tırmanışa geçen Fenerbahçe ise Gaziantep deplasmanına gidecek…
NOT; Önümüzdeki iki hafta İstanbul dışında olacağımdan haftanın spor yorumlarını yapamayacağım için okurlarımdan özür dilerim.
erdemyucel2002@hotmail.com