Süper Ligin 20. haftasında Trabzon’un iki puanı yitirmesinin ardından Bursa, Fenerbahçe ve Kayseri’nin galip gelmesiyle zirve sözcüğün tam anlamıyla karıştı. Ligin ikinci yarısında sürekli puan kaybeden, hazırdan yiyen Trabzon bu haftayı da averajla lider olarak kapatırken, Bursa ile kafa kafaya aynı puana geldi. İkinci yarıda büyük bir çıkış yakalayan Fenerbahçe onların iki puan gerisinde olup şampiyonluğun en güçlü adaylarından biri olduğunu gösterdi. Kayserispor uzatmalarda attığı golle üç puana ulaşarak ilk üçü kovalamaya başladı. Kuşkusuz önümüzdeki haftalar da şampiyonluk yarışının çok daha zorlaşacağı, beklenmedik puan kayıpları olacağı da açıktır. Ne yazık ki, bu yarışta Türk futbolunun önde gelen takımlarından Beşiktaş ile Galatasaray’ın isimlerine rastlanmıyor...
Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da zirveyi kovalayan Bursaspor, haftanın açılış maçında kendi sahasında çok zor bir engeli aştı. Bursalıların takımlarıyla bütünleşmiş oldukları çok soğuk havaya rağmen tribünleri doldurmuş olmalarından anlaşılıyordu. Bursa, Trabzon’u yakalayabilmek, ardından gelen Fenerbahçe’nin de kendisini yakalamasına fırsat vermemek için Sivas maçını aşmak zorundaydı. Sivas her ne kadar ligin alt sıralarında, düşme potasına yakın olmalarına rağmen çetin bir cevizdi. Ara transferde adeta yeni bir takım kuran güçlü bir ekip olduklarını geçen hafta Galatasaray maçında göstermiş, talihsiz bir golle yenilmişlerdi. Bursa 2–1 galip gelmesine rağmen futbol olarak ortaya güzel bir görüntü veremedi... Ancak lige verilen arada Ertuğrul Sağlam’ın takımını bir bakıma yenilediği de gözden kaçmıyordu. Örneğin G. Rangers’ten alınan Miller’ın ikinci maçında da takıma çok fayda sağlayacağı açıkça görülüyordu. İlk golde girdiği pozisyonda Hayrettin’i zorlayarak kendi kalesine gol attırmış, maçı sonlarında kendisini rakibe unutturarak, Ömer Erdoğan’ın indirdiği topla galibiyeti sağlamıştı.
Ertuğrul Sağlam bu maçta ilk on birde Sercan’a yer vermesine rağmen, ikinci yarıda Volkan Şen’i oyuna almıştı. Haklarında sürekli transfer haberleri çıkan bu iki oyuncunun kişisel oyunları, kendilerini gösterebilmek için sürekli çalım yapmaları takıma çok şey kaybettiriyor. Ertuğrul sağlam bu iki futbolcudan önümüzdeki sezon kurtulursa takım oyununun daha da etkili olacağı açıktır.
Bursa ilk yarının son saniyelerinde attığı golle soyunma odasına gitmesi bir bakıma şanstı. İkinci yarıda oyuna fırtına gibi başlayan Sivas Grosicki beraberliği sağladıysa da biraz da savunma zaafından puan alamadı. Ancak önümüzdeki haftalarda Sivas’ın bu oyununu sürdürdüğünde pek çok takımı çelmeleyeceği de açıktır. Maçta öne çıkar oyuncular vardı. Bunların başında Bursa’da yeniden sahalara dönen Ali Tandoğan, Stepanov, Vederson ve her zaman olduğu gibi Ömer Erdoğan ile İvankov geliyordu. Sivas’ın kalesinde Beşiktaş’ta forma bulamayan Korcan, Grosicki, Erman, Ziya ve Enaroma vardı. Transferin son gününde Bursa’nın takıma kattığı ve hazır olmadığı için maçı tribünden izleyen Villareal’den alınan J.Altidore’nin ne yapacağını önümüzdeki haftalarda göreceğiz.
Fenerbahçe, zorlu geçeceği sanılan Manisa deplasmanını 3-1’lik sonuçla çok kolay geçince şampiyonluk için bayağı umutlandı. Bu sezon ilk defa peş peşe dört maçı da kazanmış oldu. Geçtiğimiz hafta oynanan Trabzon maçındaki oyununu ortaya koyamamasına, Kahe’nin golüyle 1–0 geriye düşmesine rağmen Fenerbahçe yine de başarılı bir sonuçla İstanbul’a döndü. Alex’in oyun kurmasının yanı sıra Cristian ve Bekir’in iki vuruşunun da direklere takıldığını söylemeliyiz. Gökhan Gönül’ün yokluğu maçın her anında kendini belli etti. Onun yerine oynayan Bekir elinden geleni yaptıysa da takımının sağ kanadından akınları yapmasını engelledi. Takımda gitti gidiyor denilen Cristian, Selçuk’un yerine sahaya sürüldü ve aksamadan da oyununu oynadı. Maçın başlarında Y.Gökoğlan Volkan ile karşı karşıya kaldı pozisyonda dışarı atmasaydı sonuç böyle mi olurdu? Tartışılacak bir konu…
Hikmet Karaman’ın göreve gelmesiyle yükselişe geçen Manisa maç boyunca rakibin üstünlüğünü kabul eden bir görünüm sergiledi. Fenerbahçe’nin her atağında orta alanda ve kale önlerinde çoğalmaları ise rakibin işini çok zorlaştırdığına belirtmekte yarar var…
Yeni transferleriyle ligin ikinci yarısında yükselişe geçeceği sanılan Beşiktaş, İnönü Stadında (Fi Yapı İnönü demeye dilim varmıyor) Karabük ile 1-1 berabere kalarak çok önemli iki puanı yitirdi..Bu maçın en önemli noktası ise yaşanan hakem faciasıydı.. M.Kamil Abitoğlu, M.Emre Eyisoy, M.Şahan Yılmaz üçlüsü maçı çığırından çıkarmak için ellerinden ne gelirse yaptılar. Bu maçın videosu hakem seminerlerinde ibret olarak gösterilmelidir. Ayrıca bu hakem üçlüsüne bir daha Süper Ligde maç verilir mi verilmez mi bilemeyiz..
Maçın başında sonuna kadar tribünlere şirin görünmek isteyen Abitoğlu, Almeida’nın direğe vurup kalenin içine düşen topu gol olarak saymadı. Hadi ortadaydı da göremedi diyelim, yan hakem o sırada neyle meşguldü? Belki de bir süre önce sakatlanan ayağına mı bakıyordu?
Beşiktaş savunmasını darmadağın eden Emenike’nin, önce İbrahim Toraman sonra da Beşiktaş kalecisi Hakan tarafından düşürülmesine verilmeyen penaltılar penaltı değilse neydi?
Penaltı verilseydi Hakan’a kırmızı kart gösterilmez miydi? Ondan önce İbrahim Torman’ın kırmızı kartla dışarı atılması gerekmez miydi?
Bütün bunları hakem görmedi veya görmek istemedi… Kısacası maçı katletmek için elinden geleni yaptı. Ne garip ki, seyirciye de saymadığı golden ötürü şirin görünemedi.
Kerim’in Simao’yu düşürmesi de penaltı değil miydi?
Schuster’i de anlama mümkün değil… Nobre canla başla koşuyor, her topa yetişmeye çalışıyor. Ancak Ziraat Türkiye Kupasında formda olduğu görülen, gol şansı yüksek Bobo’yu neden oynatmamakta ısrar ediyor?
Karabükspor’u güçlü bir takım haline getiren Yücel İdiz’i tebrik etmek lazım… Güçlü, takım oyunu oynayan bir ekip meydana getirmiş. Özellikle Emenike insanüstü güçlü bir oyuncu. Yukarı da değindiğim gibi ne İ.Torman ne de Sivok bu oyuncuyu tutamadılar ve tekme atmakla yetindiler… Ayağına aldığı her topta Beşiktaş kalesine tehlike yarattı. Karabük savunmasının bel kemiği Deumi ise kendi kalesine attığı golle büyük bir talihsizlik yaşadıysa da bu aksilik onun düzenini bozmadı. Beşiktaş akınlarını adeta tek başına önledi… Hiç kimse Beşiktaş, bu maçta üç puanı kaçırdı demesin, üç puanı kaçıran Karabük idi.
Trabzon bir gün öncesi Bursa’ya kaptırdığı zirveyi Antalya karşısında aldığı beraberlikten sonra ancak averajla geri alabildi. Kendi sahasında her zaman zorlanan Trabzon maça oldukça stresli ve aşırı sinirli başladı. Bir an önce golü bulabilmek için uğraştıysa da alan daraltan, savunmada çoğalan Antalya savunmasını bir türü aşamadı. Buna karşılık Antalya’nı hızlı adamlarıyla yaptığı ani ataklarda da kalesinde gol tehlikeleri gördü. Bu durum Trabzon’u çok daha strese soktu. Bu maç bir kez daha gösterdi ki, Trabzon psikolojik yönden de erimeye başlamış. Buna karşılık galibiyet kaçıranın Antalya olduğunu söylersek Trabzon taraftarları bize kızmasın derim…
Haftanın son maçında Eskişehir karşısında fırtına gibi esen, peş peşe golleri sıralayan Galatasaray’ı izleyenler, her halde şimdiye kadar aklınız neredeydi demişlerdir. Galatasaray’ın yni transferleri takıma uyum sağlaması kadar Hagi, koşan, mücadele eden bir takım ortaya koymuş. Buna karşılık Eskişehir beklenen takım olmaktan çok uzaktı ve daha maçın başında rakibin üstünlüğünü kabul etmişti. İlk yarıyı Cana, Stancu ve Kewell’in golleriyle 3–0 kapatan Galatasaray oyunu nasıl olsa kazandık havasına girdiği anlarda birden kalesinde iki golü görünce telaşlandı ve Baros noktayı koydu; 4-2. Böylece Galatasaray bu sezon bir maçta attığı en fazla gole erişmiş oldu.…
Haftanın diğer maçlarında ligin on sırasına demir atan Kasımpaşa’nın oradan çıkmaya niyeti yok görünüyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi karşısında Ersen Martin ile ilk golü atmasına rağmen maçtan 3–1 yenik ayrıldı. Kasımpaşa’yı seyircisi terk etmiş olmalı ki, Kasımpaşa’nın içerisindeki stada pek az seyirci gelmişti. Kayseri ise son saniyelerde karambolden Zalayeta’nın ayağından kazandığı golle Ankaragücü’nü 2–1 yendi. Konya kendi sahasında altı maçtır yenilmeyen Gaziantep’e 2–0 yenilmekten kurtulamadı. İkinci yarını en güçlü takımlarından birisini kuran Gaziantep’in önümüzdeki haftalardaki rakiplerine zorlu maçlar çıkaracağı da açıktır. Ligin alt sıralarında bulunan, takım olarak iyi bir görüntü veren Buca, bu kez de Ankara’da Gençlerbirliği karşısında yüzü gülmedi ve sahadan 1–0 yenik ayrıldı.
Bu hafta Milli Takımımız Güney Kore ile Trabzon’da hazırlık maçı oynadıktan sonra ligimize devam edilecek. Haftanın zirve yolundaki en çetin maçlarını ise Trabzon Sivas ile deplasmanda; Bursa’da aynı şekilde Eskişehir ile oynayacaklar. Fenerbahçe ise diğer şampiyonluk adaylarından rahat olarak Şükrü Saraçoğlu’nda Kayseri’yi misafir edecek…
erdemyucel2002@hotmail.com