Kadınlar tarih boyunca güzelliğin simgesi olmuşlar. Her kadın aynanın karşısına geçip “ayna ayna, söyle bana, var mı benden daha güzel dünyada? “ diye sormadan edemez. Kadınların en güzel kadın olma arzuları; sanata, zanaat, giyime, modaya yön vermiştir. Bu yüzden çok sayıda sanatın, zanaatın arkasında kadınları “daha güzel gösterme “ düşüncesi yatmaktadır.
Kadınların güzelliğine güzellik katmak isteyen zanaatkarlardan biride kuyumculuktur. Kuyumculuğu işin inceliğine bakarak sanat olarak da değerlendirmek mümkündür. Her ne dersek diyelim altın, gümüş madenin keşfi ile beraber kadını daha güzel göstermek isteyen kuyumculuk sanatı gelişmeye başlamıştır.
Her yörenin kuyumcuları kendilerine göre altını işlemiş kadınların zevklerine göre modeller oluşturmuştur. Gaziantep’te ülkemizde kuyumculuk mesleğinin ileriye taşımış şehirlerimizden biridir.
Bugün Gaziler caddesinde hangi kuyumcu dükkanına girseniz size Gaziantep’teki kuyumculuk serüvenini anlatacaktır.
Gaziantep’de yapılan kazılarda M.Ö. III. Yüzyılda Romalılar döneminde rastlanmaktadır. Orta Asya Türklerinden İskitler altını MÖ. 1O yüzyılda işlemişlerdir. İslâmiyet’in Kabulünden sonra “İslâm’ da erkeklerin altın kullanmasının yasak olması” sebebi ile altını işlemek azalmıştır. Gaziantep’teki kuyumcuların en büyük özelliği 22 ayar altını işlemeleridir.
Gaziantep’de de kuyumculukla ilk başlarda Ermeniler uğraşmışlardır. Türkmenistanlı Said usta 1918 yılında Gaziantep’e yerleşip kuyumculuğa başlayınca, Gaziantepliler gümüşü işlemeye başlamışlar. !930 lu yılardan sonra altını işlemeye başlamışlardır. 1950’li yıllara kadar altın takılar daha çok dışardan getirilerek burada satılmıştır.
1940’lı yıllarda Gaziantep’e Halepten gelen erkek ve kadın yüzükleri taklit edilerek yapılmaya başlanmıştır. Öyle ki yüzüklerin ağırlığı 80-90 gr kadarmış. Gaziler Caddesin de Recep Kütüğün kuyumcu dükkanına girip kendisini aradığımızda hangi Recep Kütüğü aradığımızı sordu tezgahın arkasındaki kişi. Çünkü bu dükkanın sahibinin adı Recep Kütük eski kuyumcu ustalarından, bugün dükkanı işleten oğlunun da adı Recep kütük tabii torunun adı da. Belki onun oğlunun adı da aynısı olacak. Recep Kütük yüzük ilk zamanlarda yapılan yüzüklerle ilgili bir anısı var. Bir gün bir avcı gelip kendisine bir yüzüğün kaşına avcı, silah, tazı ve tavşan figürleri yapmasını istemiş. Bu dört figürü bir yüzük taşına sığdırmak zor olsa da Recep Usta bunu yapmış. Avcıile önceden yaptığı bir anlaşma gereği yüzüğü bitirdikten sonra onu hemen avcıya vermemiş. On beş gün dükkanın vitrininde sergilemiş. Avcı her gün gelir vitrine yüzüğüne bakarmış. Yüzüğü aldıktan sonra bir daha o avcıdan haber alınamamış. Oğul Recep Kütük şimdi o avcının peşinde. Diğer deyimi ile yüzüğün peşinde.
Alım gücünün yükselmesi isteklerin atması ile beraber yüzüklerden sonra bilezik yapımı başlamış. 1950li yılardan sonra fiyanglı göğüs iğneleri üretilmiş. Bunu akabinde incili yüzükler moda olmuş.
Gaziantep kuyumcularının kendilerine has olan fıstıklı bilezikler 1950 - 60 yılarında üretilmiş. Aynı bilezikler 1985’li yılarda Gaziantep’te tekrar moda olmuş. Fıstıklı bileziğin en büyük özelliği çok parçadan oluşması. Bu sebeple çok emek isteyen, işçiliği ağır bir bilezik. <br>
1990’lı yılarla beraber Türkiye de ki üretilen ürünler Gaziantep piyasasına girmiş. Gaziantepli kuyumcular yeni modeller geliştirmek yerine piyasada var olan modelleri taklit etmiş. Bu taklit kuyumculuğun gerilemesine, yeni modellerin ortaya çıkmamasına ve en önemlisi markalaşamamaya sebep olmuştur. Bugün kadınlar daha çok fantastik modelleri tercih etmektedir.
Gaziantep'li kuyumcular; halka, renkli taşlı, inici, yakut, zümrüt, firuze ve benzeri renkli taşlı yüzük, çöp, telkari, yılanlı, burmalı, çakma, fıtıklı ve benzeri bilezik, kemer ve daha birçok çeşit altın takı imalatı yapmışlar<br>
Bugün eski kuyumcular, kuyumculuğu bilenlerin değil parası olanların yaptığını söylüyor. Öyle ki Gaziantep’de Kuyumcular odasına bağlı 500 den fazla kuyumcu olmasına rağmen 40 tane imalatçı kalmış. Bunların çoğu da tamir işleri ile uğraşıyorlar. Kuyumculuk iki binin üzerinde insana istihdam saylamaktadır. Gaziantepli esnaf kolarının gerçekleştirdiği zahre ( Bütün kuyumcular iş yerlerini o gün kapatıp toplu pikniğe gider) geleneğini kuyumcular bugün de devam ettirmektedirler.
Gaziantepli kuyumcular eskiden Kemikli bedesten, Elmacı pazarı civarında bulunurlar. Şimdi ise daha çok Gaziler caddesine peş peşe dizilmiş durumdalar. Dağınık halde bulunan kuyumcuları bir arya toplamak için Söylemez Pasajı ile Büyük Pasaj’ın arasına kuyumcular sitesi yaptırıldı. Ancak kuyumcular buraya taşınmadılar. Burası bugün Turistik Çarşı olarak hizmet vermektedir.
Hepimiz mutlaka kuyumcuya uğramışızdır. Hiç uğramasak da düğün alış verişimizde mutlaka uğramak zorunda kalırız. Geleneklere göre kızla erkek için söz kesilince ne kadar altın ve eşya alınacağı da kararlaştırılır. Bu gelenek köylerde daha yaygındır. Köylülerde, özellikle kız tarafı altının çok olmasını kızları için bir gurur ve aynı zamanda bir maddi teminat olarak görür. Şehirlerde ise orta gelirli kesim boyunu yorganına göre uzatmayı uygun görür. Zenginler ise bu konuda daha cimridir. Altın yerine daha farklı takılar almaya yönelirler. <br>
Köylüler gelinlerine üç yada beş sıralı set, küpe, gerdan, ince nişan bileziği, 6-12 gr arası söz, kına ve nişan yüzüğü alırlar.
Şehirlilerin orta gelir gurupları, tek yada iki sıralı set, nişan ve kına yüzüğü alırlar.
Şehir zenginleri ise 14 ayar ince set, pırlantalı set, yüzük, bilezik 14 ayar bileklik alırlar.
Bir kuyumcuya girdiğinizde Gaziantepli değilseniz bir müşteri gelip de “bir urup” isterse, şaşırmayın. Gaziantepte düğünlerde hediye olarak ya bir altın yada urup götürürler. Urup Gazianteplilerin çeyrek altına verdikleri isimdir.
Gaziantepli kuyumcular üretime daha fazla değer verip yeni modeller geliştirip kendi markalarını oluştururlarsa Türkiye ve dünya piyasasında büyük yer edinecek gibi görünüyorlar.
Gaziantep’te Gaziler Caddesinde size göre bir takı mutlaka vardır. Vitrinlerdeki altının cazibesine yenilmeyecek bir kadın yok gibidir. Her takı sizi biraz daha güzel gösterecektir. Yada sevdiklerinize alacağınız hediye sizi onlara biraz daha yaklaştıracaktır.
Kuyumcuların takıları hassas terazide tartılır. Bu terazide en ağır gelen takı ise “yüreğinizdeki güzelliktir”. Kuyumcuların takıları sadece dışınızdaki güzelliğin bir cilasıdır.
gayet güzel